Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ağustos '10

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
1491
 

Red cephesi dağılıyor mu?

Red cephesi dağılıyor mu?
 

Bugüne kadar "Kürtlere özgürlük" türküleri çığıran BDP'liler, İktidar Partisinin "alın size özgürlük" anlamındaki değişiklik paketini ortaya sürmesi üzerine, "istemezük" şarkılarına başladılar. Merhum Ahmet Kaya'nın tabiriyle "bu yaman çelişki" çok kişi gibi, BDP tabanını da afallattı.

MHP'nin 12 Eylül de ıslatılıp ıslatılıp dayak atılan ülkücüleri, partilerinin 12 Eylül cuntacılığı ile hesaplaşan Anayasa değişikliğine "hayır" dediğini duyunca şaşkına döndü.

Red cephesinden, bir tek CHP'nin hayranları sukut-ı hayale uğramadı. Çünkü onlar da bizler de biliyorduk ki, CHP darbeyi de darbeciyi de sever. Anayasa değişikliğinin gerçek "mağduru" da yine CHP zihniyeti olacaktır. Bu yüzden, onlarda bir tavır değişikliği beklemek abesle iştigal olacaktır.

Günler geçip referandum günü yaklaştıkça "Red cephesi"nde bir çözülme gözlemleniyor. Gerek BDP'nin tabanı, gerekse MHP'nin ülkücüleri, ilk şaşkınlıklarını üzerlerinden attıktan sonra, itirazlarını açıktan dile getirmeye başladılar partilerine.

Her iki parti de "pabucun pahalı" olduğunu, sırf siyasi ikbal kaygısıyla "hayır" demenin, bu siyasi ikbale de faydası dokunmayacağını anlamaya başladı.

Varlığını "Kürt meselesi" nin çözümsüzlüğüne dayandırmış olan BDP ile MHP, tabanlarının "kan üzerinden çözüm olmayacağı" inancını, biraz da öfkeyle, dile getirmeleri üzerine meydandan sıvışma yolları aramaya başladılar.

Bence doğrusunu yapıyorlar. Politikacıların kendi siyasi ikballerini düşünmeleri çok normaldır. Bu bakımdan siyasi rakiplerinin palazlanmasını istemezler.Ancak, bu defa durum siyasi mücadelenin çok ötesinde. Millet, otuz yıldır akan kanın durdurulmasını, ülkenin barış ve huzura kavuşmasını istiyor. Bunun bedeli, bazı siyasi partilerin silinmesi olacaksa, olsun!...

Yine de, sağduyunun galip gelmesi ve bu iki siyasi partinin "hayır da hayır vardır" ısrarını sürdürmemesi, hem onlar için hem de demokrasimiz için olumlu olacaktır bence...

Neden Ramazan bayramımızı, demokrasi, hukuk ve özgürlük bayramı haline getirmeyelim ki...

Millet bunun farkındaydı zaten, milletin temsilcileri de farkına varmak zorunda kaldı.

12 Eylül 2010 günü tüm Türkiye halkı olarak "bayramlaşmak" dileğiyle!...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ali Bey "Hayır" olumsuz bir kelime hayır yapmakla alakası yok. "Evet" ise olumlu ılımlı olmayı çağırıştırıyor. İnşallah memleket için en iyisi neyse o olsun. Onun yolu da "evet" ten geçer :)) selamlar...

M.Talip Girgin 
 19.08.2010 22:44
Cevap :
Talip bey, insanlar neye hayır dediklerini düşünmüyor. Oysa, her hayırlı iş, bir EVETle başlar...Selamlarımla  20.08.2010 2:34
 

ve yaman bir çelişki ki, dün 12 Eylül darbe Anayasasına EVET diyenler bu gün de yine evet kampanyası basşlatıyorlar. Bu çelişkinin arkasındaki sır perdesi ya baskı, ya zulm ya da çıkar değilse nedir? Oysa 12 Eylül Askeri darbe Anayasasına dün HAYIR diyenler bu gün de yine HAYIR diyorlar. Çünkü o darbe anayasasının çağdışılığı içerik olarak tümünden değiştirilmediği gibii toplumsal bir uzlaşmöadan da söz edilemez. Dünyada bir partinin anayasa hazırlayarak referanduma sunduğu tek ülkedir Türkiye. Yargı ve Anayasa Mahkesmesinin değiştirilmesindeki ısrarı yüce Türk Milleti çoktaann gördü bile. Asıl bana göre hayır değil, evet diyenler çözülecek. BDP'nin evetinin E'si görüldüğünde bu millet sandıkta ne diyecek 13 Eylül günü göreceğiz. Halkın gündeminde fakülte bitirmiş gençlerin İŞSİZLİĞİ, GEÇİM SIKINTISIYLA GELEN HAYAT PAHALLILIĞI VE DE TERÖR var. Bunlar yapay gündem. Saydıklarımın bir tanesine çözüm değildir anayasa. Katılım olmaksızın hazırlanan bu maddeler HAYIR alacaktır.

Yalnıztürk 
 19.08.2010 12:41
Cevap :
12 Eylül darbe anayasasına EVET diyenler (ki % 97 lerdeydi evet oranı) bugün de EVET derlerse (ki öyle diyorsun), siz HAYIRCIlar "yalnız" kalmaya mahkumsunuz demektir...Hadi hayırlısı!!  19.08.2010 14:40
 

Altı üstü bir referandum, niye bu kadar ille de AKP'nin dediği dedik, çaldığı düdük olsun diye uğraşıyorsunuz ki? Demokrasi aslında referanduma bir şeyi sunduktan sonra seçim havası vermemektir! Son belediye seçimlerinde de aynı şeyleri yaşadık! Türkiye başbakanı işini gücünü bıraktı, devletin uçakları ile orası senin burası benim dolaştı; bir parti temsilcisi olarak ama ufacık bir olumsuz tepkiyi ise bir parti temsilcisi gibi hazmedemeyek, bir anda başbakana hakaretten içeri attırdı! Bu demokrasi midir? Bir ülkenin başbakanı vatandaşları temsil eder, Cumhurbaşkanı da öyle, ya işlerini yapacaklar, ya parti temsilcisi olacaklar! Haa, bu sizin demokrasi anlayışınıza sığıyorsa, diyecek başka da bir sözüm olamaz, AKP ve destekleyicilerinin demokrasisi diyelim, diğer partileri destekleyenler de kendi kaderlerine yansınlar, öyle mi? Ne adalet ama! Hani Allah katında her insan eşitti? Hani hak yemek günahtı? Adalet ve demokrasi ayrılmaz bir ikilidir, bilginize... Selamlar...

Olcay Gülgün Karaoğlu 
 19.08.2010 3:54
Cevap :
Yok, bu o kadar basit değil...Anti demokrat vesayetçilerin bu kadar direnmesinden anlamalısınız bunu...Bu referandum, ülkenin elli yıllık maküs talihini yenecek...En azından kapıyı aralayacak. Mesele Akp'nin falan çok üstünde...Türkiyede rejim değişiyor...Oligarşiden demokrasiye geçiyoruz...Şimdiden gözümüz aydın,diyebiliriz Gülgün hanım...Selamlarımla  19.08.2010 10:19
 

çok yanılıyorsunuz.burada partileri değil ülkenin geleceğini oyluyoruz.sizde ülkesine ihanet edenlerin uydusu olmuşsunuz ne yazıkki hırsınız ve nefretiniz aklınızın önüne geçmiş.askeri vesayetten çıkalım derken svil darbe kurbanı oluyor ve bölünüyoruz.çok vah edersiniz sonra ama iş işten geçmş olacak.

HALENUR TEMİZKÖK 
 18.08.2010 23:00
Cevap :
Doğru tabii...Ülkemizin geleceğini oylayacağız...Oligarşik bir Cumhuriyetten, gerçek demokratik bir cumhuriyete geçeceğiz...Sizi korkutmalarına izin vermeyin...Selamlar  19.08.2010 14:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1618
Toplam yorum
: 4206
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 791
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster