Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Şubat '17

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
143
 

Referandum, tam (iktisadi) bağımsızlığımız için yüzyılın en büyük fırsatı olabilir mi (1)

Lozan Antlaşması, Osmanlının tasfiyesi (iddiasından vazgeçilmesi) karşılığında yeni devlete tanınan (kısmi) Siyasi bağımsızlıktır.

İspat 1: Aradan yaklaşık 100 yıl geçmesine rağmen, işgalcilere (teknoloji-sermaye-korunma) iktisadi bağımlılığımızın devam etmesidir.

Bir ülkenin, Tarım toplumundan Sanayi (Bilgi) toplumuna geçişi, aşağıdaki sistemlerin doğru olarak kurulması ile mümkündür.

-Eğitimde yaygınlık ve fırsat eşitliği,

-Halka çağın gereksinimleri doğrultusunda modern sağlık hizmetlerinin sunulması,

-Düzgün bir yargı sistemi kurularak, sistemin adalet dağıtması; vatandaşın mahkemelere korkarak değil, koşarak gidebilmesidir.

İspat 2:

“..Türkiye, AK Parti hükümetleri dönemine kadar eğitime fazla  yatırım yapamadı. Bütçelerde Milli Eğitim Bakanlığı’nın ödenekleri hep Milli Savunma Bakanlığı’nın ödeneklerinin gerisinde kaldı. Ama Cumhuriyetin 81’inci yılında farklı bir gelişme oldu. Cumhuriyet döneminde ilk defa 2004 yılı bütçesinde Milli Eğitim Bakanlığı’nın ödenekleri Savunma Bakanlığı’nın ödeneklerini geçti. Ardından gelen yıllarda da eğitime ayrılan ödenekler savunma ödeneklerinin önünde gerçekleşti. 2009 yılı bütçesinde Milli Eğitim Bakanlığı’nın bütçesi 27,8 milyar lira oldu. Buna karşılık Savunma Bakanlığı’nın bütçesi 14,5 milyar lirada kaldı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın basında yer alan açıklamalarına göre son altı yılda İlköğretim okulları ve liselere 850 bin bilgisayar kuruldu. Böylece Anadolu’da bilgisayarsız okul pek kalmadı.”(1)

Tam Bağımsızlık, İktisadi bağımsızlık olmadan mümkün değildir. Eğer, iktisadi yeterliliğiniz yoksa bakınız başınıza neler gelmektedir?

“…Yunanistan’ın silahlanma harcamalarıyla ilgili bir sorunu var. Yunanistan 2000-2008 yılları arasında 76,5 milyar dolarlık savunma harcaması yapmış. Türkiye ise aynı dönemde 120,5 milyar dolar harcama yapmış. Yani yılda Türkiye 15 milyar dolar savunma harcaması yaparken, Yunanistan aşağı yukarı 10 milyar dolarlık bir savunma harcaması yapmış.

Peki, bu ülkelere kim silah satıyor? Almanya, Fransa ve İngiltere gibi gelişmiş ülkeler… Avrupa Birliği’nin büyük ülkeleri Türkiye ve Yunanistan’a silah satarak onların kamu maliyelerini bozuyorlar…

İki ülke niye silah alıyor? Aslında bu kışkırtmayı Fransa, İngiltere ve Almanya yapıyor. Almanya Yunanistan’ı borçları için eleştiriyorsa, Almanya’nın da kendisine bakması gerekiyor. Yunanistan ve Türkiye silahlanma yarışını bıraksaydılar, her iki ülke son on yılda toplam 196,7 milyar dolar tutarında savunma harcaması yapmazdı.

Bu paraların yarısını tasarruf etseler kriz onlara (Yunanistan’a) uğramazdı.

İspat 3: 15 Temmuz Darbesi anlatılan nedenlerden dolayı yapılmamıştır. Bakınız gerçek nedeni nedir?

Avusturya bize neden düşmanlık yapmaktadır?

Biz, (2002 Yılında) silah ihtiyacımızı NATO ve Avrupa Birliği ülkelerinden satın alıyor, bağımsızlığımızın teminatı, gözbebeğimiz ordumuzun ihtiyacının ancak (basit manada) yüzde yirmilik kısmını Yerli-Milli kaynaklardan karşılıyorduk. (Rahmetli Erbakan’ın talebeleri) Erdoğan Hükümeti biliyordu ki, Muhtaçlık acizlik, üst dereceden bağımlılıktır. Bu anlayışla, ihtiyacımız olan sivil-askeri yüksek teknolojiyi üretmek için canlarını dişlerine taktılar ve kendilerine 2023 hedefleri koydular. “Türkiye, dünyanın (en büyük) ilk 10 ekonomisi arasına girecek.” Ve Türkiye, hızlı bir şekilde, Gözbebeği ordusunun ihtiyacını yerli kaynaklardan karşılanma oranını yüksek teknolojik donanımlar da dahil, yüzde altmışa (%60) yükselttiler.

Yükseltince ne olur?

NATO ve Avrupa Birliği ülkelerinde kıyamet kopar!

Türkiye artık onlardan milyarlarca dolar silah almadığı gibi, silah (teknolojisi) ihraç etmeye başlamıştır. Hem de İslam Ülkelerine. “

-My God! (Aman Allahım!)

Bu yetmediği gibi Erdoğan Hükümeti Çin’den gelişmiş hava sistemleri almaya kalktı.

-Hımm…. Demek öyle!

-Önce Rus uçağı düşürülür. Bu, Rusların Batının vermediği Nükleer Teknoloji vermesinin bir bedeli de olabilir mi?

Milletimiz, “Rus uçağını düşürdük!” naraları ile göbek atarken (daha hiç bir şey aydınlanmadan) yazdığımız blog, makalede: “bu batının attığı 3.cü kazık!”. Demişiz. Yazının tarihi: 4 Aralık 2015: http://www.canmehmet.com/dusurulen-ucak-ab-abdnin-ruslara-ve-turklere-attigi-3-kaziktir.html

-Sonra ekonominin dengeleri ile oynanır, bu da olmayınca; Tüm güçleri ve açıkça, 15 Temmuz’da (örtülü işgal) darbesine girişilir. Meclis ve Genelkurmay ateş altına alınır.

Bunlar (buraların bombalanması) üzerinden ne mesajı verilmektedir?

-Devlet olmanın iki gereği olan Meclis ve Ordunuz….!

Özeti: Batı, ülkelerin siyasi bağımsızlığa fazla takmaz! Onlar için ülkenin iktisadi bağımsızlığına kavuşmaması, önemlidir. Çünkü sömürünün devamı buna bağlıdır.

2. Abdülhamid neden tahtan indirildi bilir misiniz? “31 Mart”  bahaneden öte yalandır. (Sultan’ın hiçbir ilgisi yoktur), Filistin’de bir devlet kurulması ile ilgili hikaye ile de…

-Sultan Abdülhamid, 10.000 modern ilkokul açarak bir altın nesil yetiştirmiş, sağlık konusunda devasa yatırımlar (hastaneler) yapmış, ülkede adalet sistemini iyileştirmiştir. Bu şekilde Devleti kurtarmayı hedeflemiştir. Sultan’ın dehası, geleceğe (Cumhuriyet kadrosu da dahl)  bir nesil hediyesidir.

Sultan’ın (indirilmesinde) bu yönü hep gizlenmiştir. Sultan Abdülaziz’in intihar süsü ile katledilmesi de Mısır’ı yeniden kazanmakla ilgilidir.

Bu konuda (kendine Aydın!) tarihçileri doğruları yazmaya davet ediyoruz.

Peki, Erdoğan canını dişine takarak neyi yapmağa çalışmaktadır?

-Eğitim, Sağlık ve yargı da kalitenin yükseltilmesine değil mi?

İyi eğitilen, sağlıklı bir nesil bu ülkeyi dünyanın bir numaralı devleti yapmaz mı? Elbette yapabilir.

Bu nedenle (Özellikle Anadolu’ya) halka, ülkenin geleceğine yatırım yapanlar indirilmelidir!

Anlatılanların içerisinde hala aklınıza yatmayan bir şey kaldı mı?

Kalanları elbette olacaktır.

Şimdi bilinmeyenlere bir değil, bin kapı açalım…

Devam edecek:

-AK Parti hükümetleri döneminde, fert başına gelir, 3.517 dolardan 10.000 dolara çıkar. Nerede ise üç katına. Yakın dönemde geliri bu şekilde arttıran başka bir yönetim yoktur. Turgut Özal, döneminde, 1.238 dolardan 2.666 dolara; Süleyman Demirel ise, 2.766 dolardan 3.095 dolara ancak yükseltilebilmiştir. İşte Erdoğan’ın açık değil, çok açık farkı.(2)

-Zenginler (Yerli-Yabancı) Erdoğan’ı neden sevemedi? Çünkü Erdoğan suyu, zenginden fakire doğru akıtmaya başladı. Elbette zenginde kaybetmeye…

-“Olmasaydın olmazdık!”, Derken?

www.canmehmet.com

Resim: tarafımızdan düzenlenmiştir.

*http://www.canmehmet.com/dusurulen-ucak-ab-abdnin-ruslara-ve-turklere-attigi-3-kaziktir.html

Kaynaklar:

(1-2) Derin ekonomi, SÜLEYMAN YAŞAR, Cumhuriyetin finansal şifreleri söyleşi Mehmet Tuncel

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 913
Toplam yorum
: 2547
Toplam mesaj
: 242
Ort. okunma sayısı
: 1654
Kayıt tarihi
: 29.08.06
 
 

Ticari ilimler akademisindeki öğrenciliğim sırasında, bir kamu iktisâdi kuruluşunda başladığım ça..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster