Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ağustos '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
351
 

Referandum AKP için bir güven oylamasıdır…

Referandum AKP için bir güven oylamasıdır…
 

Referandum’u kim istemiştir? AKP… Tüm muhalefet partilerini karşısına alarak, bu ülkeyi kendi çiftliği gibi yönetmeyi kim dayatmıştır? AKP… O zaman halkoylamasında ortaya çıkacak sonuç, AKP için bir güven/oyu niteliğindedir. AKP, halk önünde kendisine gösterilen güveni ve desteği bu sayede ölçmüş olacaktır. Gerçekten demokratik ülkelerde bir hükümetin böyle bir sonuç almış olması, onun güvenoyu almamış olması anlamına gelir.

Bu durumda demokratik bir ülkenin iktidar partisi gelir, istifasını cumhurbaşkanına sunar… Demokrasi budur. Demokratik teamüller bunlardır… Ancak, sorun Ankara’daki hükümete geldiğinde tüm taşlar değişmekte, iktidarın başı, “gaye”sine ulaşmak için papaz elbisesi dahi giyebileceğini açıklıkla ifade edebilmektedir…

Anayasa’nın garanti altına aldığı hukuk devleti ilkesini tümü ile çöp sepetine atmak için yola çıkan bir Başbakan, kendisini [Yüce Divan sıfatıyla] yargılayacak olan Anayasa Mahkemesi’nin yargıçlarını emri altına alabilmek için Anayasa değişikliği yapmaktadır… Meydanlarda bu konuda eleştirileri verdiği yanıt ise, şudur: - Ben Menderes’in düştüğü hataya düşmeyeceğim… Başbakan’ın halkın gözünün içine baka baka söylediği yalanın içeriği ise, şöyledir: Menderes, 27 Mayıs İhtilali’nin kurduğu bir ihtilal mahkemesi tarafından yargılandı… Sayın Başbakan’ın yargılanmaktan korktuğu mahkeme ise, bir anayasal kurumdur. Yüce Divan sıfatı ile devletin en üst kademesindeki koltuklarda oturan kişileri yargılamakla görevli Anayasa Mahkemesi’dir…

Bir kişinin kendisini yargılayacak kişileri seçmesi, sicillerini [yani geleceklerini] belirlemesi ve onları kişisel memurları düzeyine indirgemesi asla onaylanamaz; alkışlanamaz; savunulamaz bir olgudur… Yargı bağımsız olmalıdır. Hiçbir yerden emir almamalıdır. Yargıçların amiri ve patronu bulunmamalıdır… Yargıçlar, yasalar ve vicdanları arasındaki özgürlük ortamı içinde, önlerine çıkan her olayda adaleti yeniden yaratmalıdırlar… İşte bu nedenlerle Anayasa değişikliğine HAYIR denmelidir. Çünkü evet demek, yukarıda kısaca sıralamış bulunduğumuz ilke ve esasların ortadan kaldırılmasına “evet” demek anlamına gelmektedir.

Çünkü eğer evet denirse; Yargı hükümete tümü ile bağımlı olacaktır. Doğrudan doğruya Başbakan’dan emir alacaktır. Yargıçların amiri ve hatta patronu Hükümet olacaktır. Ve yargıçlar, Hükümet’in emir ve komuta zinciri içinde vicdanlarını boğarak, önlerine çıkan her olayda kendilerine verilen talimatları yerine getiren basit bir emir kulu olacaklardır… Türkiye halkı faşizme doğru koşar adım ilerleyen bu maceraya evet diyemez… Böyle bir geleceğin karanlığına ortak olamaz!.. Olmamalıdır. LÜTFEN “TIK”LAYINIZ: http://www.soruyusormak.com/ http://www.dnm-ler.com/ http://www.kitlecizgisi.com/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Referandumu AKP ye güven oylamasına dönüştürmek büyük yanlışlıktır. Diyorsunuz hayır oyu fazla çıkarsa istifa etmelidir. Peki evet oyları yüksek çıkarsa muhalefet partilerinin durumu ne olacaktır? Yani AKP tüm diğer partilerin üzerinde oy almış mı sayılacak. İşte buna katılmıyorum. Yargının da iktidarın emrinde hareket edeceğini de sanmıyorum. Hukuk devletiyiz. Anayasa belli, kanunlar belli. Kimse kimseye kanunsuz şu işi yapacaksın diyemez. Deseydi 1940 yıllarda İsmet İnönü derdi. Bu konularda fanatikliğe yönelmeyi doğru bulmuyorum. Selam ve saygılar.

akar 
 07.08.2010 11:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 910
Toplam yorum
: 360
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 453
Kayıt tarihi
: 30.01.09
 
 

1942 yılının Şubat ayında Bursa'da (Mehmet Kemalettin'den olma, Emine İffet'ten doğma olarak) dün..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster