Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Temmuz '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1035
 

Referandum süreci başladı

Referandum süreci başladı
 

12 Eylül Referandum süreci


Anayasa değişikliği referandumun da, Evet ve Hayır’ın yüzdesini bilemem ancak %100 olan bir şey var o da HA +VET.

Adama sormuşlar hangi takımı tutuyorsun diye adam demiş benim tuttuğum takım hiç yenilmez!. Herkes merak etmiş ardı ardına takım isimleri sıralamışlar o mu? Şu mu? Bu mu? Adam demiş hiçbiri. Tabi herkes meraktan çatlamak üzere hadi de bakalım hangi takımı tutarsın diye.. peki demiş adam ben yenilmeyen takımı tutarım. Yani hangi takım galipse onu. Burada galip olan takım HA+VET HA+ VET nedir? Anlaşılacağı üzere hem hayır hem evettir. Böyle de olacaktır. 2+2=4 gibi İçinde barındırdığı maddelere tümüyle ne evet ne hayır denebilecek ve tarafların kabulü istikametinde Eylüle kadar inişli çıkışlı bir grafik çizecek. Bu da siyasi liderlerin çalışması ve yönlendirme becerilerine bağlı olacak.

Millete iyi anlatılması gereken bir durum. Yine de kime ne kadar anlatılabilir? Vatandaş liderlerin ağzından çıkan son sözlerle gidecek sandık başına evet ve hayır ı irdelemeden araştırmadan bireysel düşüncelerini dile getiremeden kuru kuruya gidecek ve oyunu atacak, Erdoğan dediyse evet doğrudur. Kılıçdaroğlu hayır diyorsa vardır bir hikmeti, Bahçeli ne derse o, Bdp zaten belli.. böyle bir şartlı refleksler silsilesi görevini yapıp dönecek sandık başından neyin ne olduğunu, neyin nerelere varacağını hesap etmeden. Bazı vatandaşlar da tartıp biçecekler HA+VET de takılacaklar. Öyle ya tümüyle hayır veya evet demek ve özgür iradelerine 2 maddede sınır getirilmesi onları rahatsız edecek. Yani düşünebilen insanları. Yine de gidecekler ve kullanacaklar tercihlerini. AKP hem sundu hem de Anayasa mahkemesinin bazı Kararlarına itiraz etti. Yani istemem yan cebime koy misali aslında karlı olduğunun farkında. Bütün mesele anayasayı Refenranduma götürebilme çabasıydı bunu da başardı.

Tam bu noktada da önyargı ve inatlaşmalar başladı. CHP tavrını koydu HAYIR diyerek, MHP en baştan tavrını HAYIR kararını söylemişti. BDP de öyle. Şimdi bu gelişme muhalefetin sert tutumu cephelerden nasıl görülmekte buna değinelim. Öncelikle ortada göze çarpan ve çarpıkmış gibi duran bir olay var. Aynı zamanda vatandaşın kafasını da karıştıran bir durum bu. CHP, MHP, BDP aynı safta yan yana durmakta. AKP ise iktidar olarak tek başına kalmış durumda. AKP nin bakış açısı şu, CHP, MHP ve BDP tabanlarına bu beraberlik tablosunu nasıl açıklayacaklar. 12 eylül ana yasasına tümüyle karşı çıkan bütün siyasiler neden karşı duruş sergiliyor. CHP hayır çıkışı ile Kemal Kılıçdaroğlu ile beraber değişim rüzgarları estirirken böyle bir değişime neden kapalı ve tabanına bunu nasıl izah eder deniyor. Bununla beraber referandum da verilen her oy AKP nin hanesine yazılır diyor bazı yazarlar. Muhalefet cephesi ise şu açıdan bakıyor.

Ey AKP aynı safta duruyorsunuz dediğiniz CHP, MHP ve BDP farklı fraksiyon ve siyasi görüşlere sahip bir o kadar da zıt tabanlara.. Siz soruyor musunuz ki. Bunca zıt cephelerin beraberce karşı duruş sergilemeleri hangi maddelere bakış açıları farklı olsa da. Aklınıza demokrasiyi getirmiyor mu. Sebebi gayet açık ve net. Referandum seçeneğinin daraltılmasından başka bir şey değil ya evet ya hayır. MHP nin önerdiği gibi Maddeler tek tek oylansın mantığının ne kadar doğru olduğu orta da.. Olmayınca işte böyle garip bir durum doğal olarak ortaya çıkmakta. Ya evet tarafında olacaksın ya da hayır 3. bir seçenek olmasa da HA+VET var ya!. Adına ister çekimser deyin ister referanduma katılmamak deyin. Referanduma katılma oranının umulduğu kadar yüksek olmayacağı kanaatindeyim. Eğer bir başka açıdan değerlendirilirse bu ön yargı ve inatlaşma belki de katılım rekoruna doğru gider. Kırar demiyorum zira bugün eleştirilen adına cunta anayasası denilen yerden yere vurulan ( tabi ki yanlışları çok olan ) bir anayasa bile % 98lik bir katılımla gerçekleşmişti. CHP nin iptal başvurusu ile törpülenen bazı maddelerle birlikte pakette yer alan başlıca maddeler şunlar.: (http://www.ensonhaber.com/12-eylulde-neleri-oylayacagiz.html )

Aynı zamanda ve aynı iş kolunda birden fazla sendikaya üye olunamaz yasağı kalkıyor.


Memurlar ve diğer kamu görevlileri toplu sözleşme yapabilecek, memurlar disiplin cezalarını yargıya taşıyabilecek.

Partisinin kapatılmasına neden olan milletvekilinin milletvekilliğinin sona ermesi uygulaması kalkıyor.

Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Meclis Başkanı görev süresi ilk seçimde iki yıl olacak.

YAŞ kararlarına karşı yargı yolu açılacak.

Adalet hizmetleri ile savcıların idarî görevleri yönünden Adalet Bakanlığınca denetlenecek.

Askeri yargı, devletin güvenliğine, anayasal düzene karşı suçlara ait davalara bakamayacak.

Anayasa Mahkemesi onyedi üyeden oluşacak, TBMM üye seçebilecek, üyeleri 12 yıl için seçilecek. Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılabilecek, iki bölüm ve Genel Kurul halinde çalışacak. Siyasi parti kapatma ile Yüce Divan yargılamalarına Genel Kurul bakacak.

Askerî Yargıtay ile AYİM’in kuruluşu, işleyişi, yargılama usulleri, mensuplarının disiplin ve özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.

HSYK, 22 asıl ve 12 yedek üyeden oluşacak, Başkanı Adalet Bakanı olacak, Müsteşarı doğal üye olacak. Birinci sınıf hakim ve savcılar ile idari yargı hakim ve savcıları da Kurul’da görev yapacak.

Ekonomik ve Sosyal Konsey Anayasa’ya girdi.

12 Eylül dönemi yöneticilerinin dokunulmazlık zırhı kalkıyor. Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.

Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteyebilir.

Yurt dışına çıkış hâkim kararına sınırlanır.

Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir. Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır. Şimdi yukarda belirtilen bu maddelere bakıldığın da aralarında doğal olarak onaylanması gereken evet ya da karşı durulan hayır seçeneğini gerektiren maddeler olduğuna şahit olmaktayız işte bütün sorun da buradadır aslında. Anayasa paketinin düzenlenmesinden öte oylamaya sunum stratejisidir. Benimsenen birkaç madde yanında benimsenmeyen birkaç maddenin millete dayatılması gibi garip bir durum. Esas olan referandumun sunum şeklinin tartışılması ve 12 eylül 2010 a kadar gerekli üslubun düzenlebilmesidir. Gerekli düzeltme ve tanzimler yapılmış gibi görünse de seçeneklerin oylanması konusunun bir kez daha düşünülmesi gerekmektedir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Durum bütün çıplaklığıyla ortada. İktidar anayasayı değiştirmek istiyor ve parlamentoda görüşme yapılıp, oylamaya gidiliyor. Neticede mutabakat temin edilemiyorsa, anayasaya dokunmayacaksınız. Halbuki deniyor ki, parlamento bu sorunu çözemedi, o halde halka gidelim. Böyle bie mantık olamaz. Biz tüm yetkimizi milletvekillerine vermişiz. Demokrasi kuralları içinde sorunları çözün demişiz. Oylama yapılıp neticeye varılamıyorsa tekrar söylüyorum, kurallara göre anayasa eski haliyle devam eder. Veya muhalefet ikna edilir ve Anayasa mecliste değişir. Bunu başka yolu yoktur.Saygılarımla.

yılmaz çetingöz 
 14.07.2010 16:59
 

içerisinde olurlarla olmazları beraber barındıran bu oylamada HAYIR görmeyip, HAYIR diyeceği kanaatindeyim. Hayır diyeceğini açıklayanlaraynı safta teğil tam tersine zzıttırlar. Halk bunu da biliyor. Kenan paşa anayasasına halayla evet diyenlerin bu gün demokrasi havarisi kesilmeleri de çok ilginç. Halk bu karışımı midesine indirip ne ülser ne de gastrit olmak niyeti taşımayacak diye zannediyorum. Selam..

Yaman Hasret 
 09.07.2010 9:32
 

Yukarıda sıraladığınız maddeler için referanduma neden gerek var? Biz 700 yıllık bir devletiz. 15 -16 madde için devlet olarak, nasıl karar veremiyoruz? İkinci sorum, hukuki bir konu ve devletin temelini oluşturan bir yasa, halk oyuna gider mi? İktidarı halk seçer, kanunları seçilenler yapar. Sanki kimse bunun farkında değil. Oysa büyük bir yanlış yapılıyor.

yılmaz çetingöz 
 08.07.2010 21:30
Cevap :
Refenduma gidişin öncesinde meclis içinde inatlaşmalar vardı görüşme talepleri kabul edilmemişti yani muhalefet en baştan tavrını koymuştu.ve bunun üzerine iktidar referandum kararı aldı. Referandum bir meydan okuma edasıyla başlatıldı. Oysa pekala meclisten bu sayılan maddelerin çoğu geçebilirdi. Üzerinde anlaşılamayan maddeler üzerinden belki referanduma gidilebilirdi. Neden referandum a gidildi sorusunun yanıtı ise bu paketin içeriğinin sır gibi saklanılması yanında muhalefete mutabakat çağrısı yapan iktidarın bu ne perhiz bu ne lahana turşusu dedirtecek türden tutarsız yaklaşımıydı. halk ve muhalefet liderlerine bilgi verilmedi.. Hem açılım paketi diye aylarca açıklama yapacaksınız hem paket hakkında bırakın bilgiyi ip ucu bile vermeyeceksiniz. Sıkıntının başlıca nedeni bu idi. Böyle çok önemli konular tabi ki milletin tayin ettiği vekiller çözmeliydi fakat gelin görün ki yukarda belirtildiği üzere bu süreç saklandı ve kitlendi. Bu meclisin mutabakat zafiyetinin bir be  09.07.2010 11:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 181
Toplam yorum
: 180
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 1053
Kayıt tarihi
: 07.03.08
 
 

1957 Eskişehir doğumlu, Esk.A.Ü İşletme, İşbankası emeklisi, İstanbul Büyükçekmece de yaşayan, ST..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster