Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Temmuz '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
3409
 

Referanduma evet mi, hayır mı?

Referanduma evet mi, hayır mı?
 

Ülkemize nasıl bir güneş doğacak?


Türkiye’min güzel doğasında yaşayan güzel insanlarım; Önümüzde hepimizin geleceğini etkileyecek ve dönülmez yollara adım atacağımız bir referandum süreci var. Sakın bunu kimse küçümsemesin. Bakın dilim döndüğünce iyisiyle kötüsüyle, fazla derinliğine inmeden işin özünü sizlere anlatmaya çalışacağım.

Hükümet kendi kararıyla 27 maddelik bir yasa hazırladı. Hiçbir muhalefetten destek almadan bunu meclis den oy çoğunluğu ile geçirdi. Sonra ikisi iptal edildi. Oysaki T.C’nin yasaları değiştirmek için muhalefetinde onayladığı bir çoğunlukla meclis den geçmesi gerekiyordu. Böyle olmayınca anayasa mahkemesine başvuruldu ve anayasa mahkemesi de halk oylamasına karar vererek referandum yolu açıldı. Yasaların bir kısmını vereyim zira hepsini verip açıklama yapmam hem sizi yorar hem beni. Zira bu hukukçuların işi! Bana kalansa halk diliyle anlatım…

Değişecek yasaların bir kısmı;

—Memura toplu sözleşme hakkı getiriliyor.

—Siyasi partilerin kapatılması zorlaştırılıyor. Siyasi yasaklar 5 yıldan 3 yıla indiriliyor.

— Askere sivil yargı yolu açılıyor.

— Anayasa Mahkemesi'nin yapısı değişiyor. Üyeler 12 yıl için seçilecek. Bir üye iki defa seçilemeyecek. Mahkeme, 19 üyeden oluşacak. 3 üye Meclis, 16 üye Cumhurbaşkanı tarafından seçilecek.

— HSYK’nın yapısı değişiyor. Kurulun 21 asıl, 10 yedek üyesi olacak. 4 üye Köşk, 1 üye Anayasa Mahkemesi, 3 üye Yargıtay, 1 üye Danıştay, 7 üye adli, 3 üye idari hâkim ve savcılar seçecek. HSYK'nın meslekten ihraç kararına yargı yolu açılıyor.

— Geçici 15. madde kaldırılıyor. 12 Eylül'e yargı yolu açılıyor.

Hazırlanan yasa tasarıları o kadar içten hesaplı ve gizli hesaplanmış ki hukukçular bile anlamak da zorlanıyorlar. Halkın yararına gibi görünen birçok şeyin aslında hiç de öyle olmadığını tamamen halkın gözünü boyayıp her şeyi kendi çıkarlarına göre düzenlenildiğini söylüyorlar.

Şimdi biz halk olarak şöyle bir kendimize bakalım; halkın kaç da kaçı hukukçu? Bu yasaları okusak bile neyi ne kadar anlayacağız?

O zaman bizim bakacağımız kıstas şu olmalı; Neden bu yasalar yedi yıl önce değil de şimdi çıkartılıyor? 1980 yasası askeri bir yasaydı da değiştirme gereğini neden muhalefet gerekli görmüyor ve katılmıyor? Buyrun yasaları beraber anlaşmalı çıkartın?

Hükümet sözcüleri sürekli şu sözleri sarf ediyorlar;

HALK BÖYLE İSTİYOR!

Aman yapmayın bu halkı bu kadar uyur sanmayın! sizden halk ne zaman anayasa değişikliği istedi? Ama şunları istediler bu doğrudur;

—İŞ

—AŞ

—YOLSUZLUĞA SON

—RÜŞVETE SON

—EMEKLİLİK GARANTİSİ

—TERÖRE SON

—KAÇAKÇILIĞA SON

—SAĞLIKLI GARANTİLİ GELECEĞİ SAĞLAYAN BİR EĞİTİM SİSTEMİ… vs vs

İşte bunları istiyor halk… Hangisini verebiliyorsunuz? Soruyorum sayın hükümet?

Bakın gördünüz mü hükümetten çıt yok!

Ey benim eğitilmemiş cahil bırakılmış, una, pirince, altına oyu sattırılmış halkım!

Bakın AKP Rize il Başkanı Hasan Karal referanduma “evet” deyin destek verin demiş. Oysa ben en son ki yazımda Rize Beld. Baş. Sayın Halil Bakırcının teröre bulduğu çözümü yazmıştım;

Doğudan ikinci evliliklerimizi yapalım. Devlette buna destek versin demişti.

Kuma olmayı kabul eden ve ikinci eşe razı gelip kişiliklerinin bile yok olacağı böylesi bir olayı kabul eden hanımlar varsa bunlara “evet” diyebilir. Ama benim gibi ATATÜRKÇÜ VE MİLLİYETÇİ TÜRK KADINLARI ASLA BU GİBİ ZİHNİYETLERE BOYUN EĞMEYECEKTİR!

Her zaman derim “laik olmak demek dinsizlik demek değil din işlerini devlet işlerine sokmamaktır. Herkesin inancı ALLAH ile kendi arasındadır. Araya aracı koyarak dini duygularımızı sömürenlere karşı daima baş kaldırmamız gereklidir.

Memurlarımız toplu sözleşmek hakkı geliyor diye sevinmesinler. Çünkü herhangi bir uyuşmazlıkta “uzlaşma” kuruluna gidecekler ve o kurulun kararı kesin sayılacak. Bakalım kurul işçiden mi yoksa devletten mi yana olacak? Bunu da düşünün lütfen!

Aslında bu yasaların çoğu zaten vardı. Şimdi yeniden getirilmiş gibi gösterilip bize bunlarla birlikte başka şeylerinden görünmeden geçmesini sağlayacaklar!

Sevgili okurlarım yazım uzadıkça biliyorum ki sizlere okumakta zor gelir. Sizleri sıkmamak adına kısa kesmek istiyorum. Tek dileğim bizlerin oyuna kalmış bu yasaları, bilen birileriyle konuşup gerçeği öğrenmenizdir. HSYK maddesinin de çok önemli olduğunu ve asla kabul edilir olmadığını da vurgulamak isterim.

Sonuç olarak;

Bu yasalar gerçekten bizim için mi? yoksa hükümetin kendisini bir daha baştan indirilmeyecek şekilde hazırlanmış olması için mi çıkartılmak isteniyor?

Eğitilmeyen halkının çoğunluğu, bu yasaları anlayamayacağını bildiği halde neden “halk istiyor” deyip kılıf uyduruluyor? Yukarıda halkın ne istediğini yazdım çünkü!

Bu halkın saf ve temiz duygularıyla kimse oynayamaz. Lütfen oynanmasına da izin vermeyiniz!

Aysen__@hotmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Selamlar Aysen hanim. Eger laikligi "din ve devlet islerinin bibirinden ayrilmasidir" diyerek baside indirgerseniz, laikligin icinin bosaltilmasina neden olursunuz. Laiklik tüm özgürlüklerin baslangicidir ve devletin tüm bireylerine kendini dinden arindirarak esit bicimde yaklasmasidir. Yani devlet bazinda müslüman = diger inanclarda ki kisilerdir. Yada laiklik ilkesini benimsemis bir Almanya bir Fransa icin, hristiyan = diger inanctaki insanlar.Tabi mezhepsel ayrimlarda dahil. Saygilarimla efendim... "Laikligi bir din olarak algilamak ise siyaha beyaz demekle esdegerdir "

Utku Aksu 
 28.07.2010 6:47
Cevap :
Utku bey tabiki çok haklısnız. Ben kısaca tanım yapmak adına bunu yaptım ki özü budur. Çünkü halkımızda öyle bir yanlış algılama var ki, gerçeklerin algılanış şekline kısaca değindim. Geniş çaplı anlatımınız içinde teşekkür ediyorum. Saygılar benden olsun!  28.07.2010 10:56
 

Değerli Aysen Aydın, Bilgi, deneyim ve değerleri doğrultusunda düşünen bir varlık olan insana, takdir edilecektir ki, ne yapıp, yapmaması veya nasıl düşünmesi gerektiğini ifade etmek doğru olmamaktadır. Nihayetinde hepimizin düşünceleri, bir ağacın meyveleri gibi beslendiği kaynak kalite ve zenginliğinde oluşmaktadır. Kişiye "Neden böyle düşünmüyorsun?" demek; Kiraz ağacına "sen neden elma (lezzetinde) olmuyorsun?" demek gibi tuhaf kaçacaktır. Doğrusu herhalde sizin gibi (kişinin kendisine doğru gelen) gerekçeleri sıralamak ve kalanı takdire bırakmaktır. Ve laiklik elbette dinsizlik değildir. Ancak Türkiye'nin yeni dinidir. Mevcut anayasa asker (otoriter) bir anlayışla ve zorla dikte ettirildiği, özgürlüğü kısıtladığı için sadece bu gerekçe ile "Hayır" ifadesini haketmektedir. Elbette buna (bilgi ve deneyimi derecesinde) karar verecek olan yine kişidir. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 22.07.2010 13:04
Cevap :
Can bey elbette kişi kendi kararını kendisi verecektir. Benimde yaptığım neyin ne olduğunu açıklamaktır. Ve ne diyorum "araştırın".. Bakın demişsinizki "lakiklik Türkiyenin yeni dinidir" buna nasıl karar veriyorsunuz? kaldıki "laiklik din değildir. Devlet ve din işlerini siyasetten ayırmaktır" Lütfen önce doğruları görmeyi bilelim. Yorum için teşekkürler.  22.07.2010 16:38
 

Valla, değişikliklerin halka hiçbir faydasının olmayacağı bir bakışta anlaşılıyor. o kadar açık. Elinize sağlık. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 22.07.2010 12:36
Cevap :
İsmail bey görmesini bilen biliyor..:) Teşekkürler.  22.07.2010 16:39
 

Bence Hayirda hayır vardır! Selamlar...

Mesut KARİP 
 22.07.2010 12:31
Cevap :
Bencede Mesut bey, bencede..:) Teşekkür ederim.  22.07.2010 16:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 76
Toplam yorum
: 87
Toplam mesaj
: 31
Ort. okunma sayısı
: 716
Kayıt tarihi
: 26.04.09
 
 

Kendi halinde, düşünmeyi/yazmayı seven  biriyim. En çok değer verdiğim konu ise herkesin bilinçli..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster