Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Temmuz '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1572
 

Referanduma giderken...

Referanduma giderken...
 

Merhaba değerli okurlar,

Önümüzde referandum var...

Tarih; 12 Eylül 2010...

Bu referandumun mimarları elbette siyasiler...

Bu konuda, siyasiler deyince de, akla gelen ilk isim AKP oluyor...

Çünkü, mevcut yargı sistemi, AKP iktidarını rahatsız ediyor.

Dediklerini yaptıramıyorlar.

Bilindiği üzere AKP ve özellikle Başbakan, işine geldi mi, " konu yargıda, yargıya güvenin ve yargıyı serbest bırakın." diyor,

İşine gelmedi mi de, " böyle karar mı olur" deyip ver yansın ediyor.

Kanaatimce onlara göre en sağlam çözüm, mevcut sistemi DARBECİ DİYE ADLANDIRIP çökertip, ADINA DEMOKRASİ DEDİKLERİ, AMA ASLINDA KENDİLERİNİ GÜVENCEYE ALABİLECEKLERİ istedikleri sistemi oluşturmakdır.

Evet değerli okurlar, konu gerçekten önemli.

Bilindiği üzere, 12 Eylül 1980 darbesi sonrası hazırlanan 1982 anayasası, darbe anayasası olduğu iddiaları nedeniyle, önceden olduğu gibi, bazı maddeleri şimdi de değiştirilmek isteniyor.

Bugüne kadar belki de sorgulanmayan ya da değerlendirilmeyen bir konuya değinmek istiyorum.

BİLİNDİĞİ ÜZERE, O BEĞENİLMEYEN VE DARBE ANAYASASI DENEN ANAYASA,
7 KASIM 1982 TARİHİNDE, HALKIN 1.626.431 " RED " (yüzde 8.63) OYUNA KARŞILIK, 17.215.559 " KABUL " (yüzde 91.37) OYUYLA KABUL EDİLMİŞ OLAN BİR ANAYASADIR.

İnsanın keşke bütün anayasalar, bu denli yüksek halk kitlesinin EVET OYU İLE hayata geçirilmiş olsa diyesi geliyor.

Şimdiki siyasilerin işlerine gelmediği için, darbe anayasası yaftasını taktıkları o anayasada yapılmak istenen değişikliklerin de bence, en az %91.3'nün üzerinde EVET oyuyla yapılması gereklidir.

Çünkü, halk o referandumda oylarını kullanırken, herhalde, silahlı askerlerle beraber, oy pusulasına mührü basmadı.

Serbest iradeleri ile seçim sandığına gitti ve tek başına oyunu kullanarak, o anayasayı benimsediğini verdiği oylarla gösterdi.

Olaya bu çerçevede bakıldığında ise, yapılmak istenen anayasal değişiklikler, ne baraj nedeniyle, halkın tamamının temsil edilemediği TBMM'deki Milletvekillerinin oy çokluğu ile yapılmalıdır ve ne de, referandum yolu ile yapılacaksa, %91.3'ün altındaki ki, EVET OYUYLA gerçekleşmelidir.

AKSİ TAKDİRDE, YAPILAN YA DA YAPILMAK İSTENEN DEĞİŞİKLİKLER, HALKIN ÇOĞUNLUĞUNUN DEĞİL, MİLLETVEKİLİ ÇOĞUNLUĞUNUN YAPMIŞ OLDUĞU VE AZINLIĞIN ÇOĞUNLUĞA TAHAKKÜMÜNÜ ORTAYA KOYAN BİR SİSTEMLE YAPILMIŞ OLUR.

Ve şimdi olayı biraz daha açalım.

Gerek 12 Eylül 2010 tarihinde bazı maddeleri değiştirilerek yenilenmesi istenen ve gerekse bugüne kadar bazı maddeleri değiştirilen 1982 anayasanın, değiştirilen yada değiştirilmek istenen maddeleri, nasıl değiştirildi ya da değiştirilmek istenmektedir?

Yapılan değişiklikler, 1982 anayasasında olduğu gibi, halk oylamasına yani referanduma gidildi ve %91.3'ün üzerinde bir EVET OYU alındı da mı bu değişiklikler yapıldı?

Hayır.

Ya neyle yapıldı?

TBMM'de kaldırılan parmaklarla.

Peki, bu durumda, halkın zamanında %91.3'lük çoğunluğuyla bir bütün olarak kabul edilmiş olan Anayasa'nın tamamını ya da bazı maddeleri, baraj nedeniyle, milyonlarca insanın iradesinin bulunmadığı TBMM'de kaldırılan parmaklarla değiştirilebilir mi?

Bence hayır ve böyle bir uygulama ile yapılan yada yapılacak olan değişikliklerle mevcut anayasanın maddelerinin değiştirilmemiş olması gerekirdi.

Çünkü, değiştirilirse de, bu değişiklikler, baraj nedeniyle, halkın %100'nün temsil edilemediği TBMM'deki oy çokluğuyla yapılmış olacağından ve bu şekilde yapılan ya da yapılacak olan uygulama, halkın tamamının iradesini yansıtmayacağından, bu anayasa, ne halkın anayasası olur ne de demokratik olur.

Çünkü, parlamento dışında kalan milyonlarca insanın temsilcisi olan siyasi partiler, o oylamada bulunamamış, dolayısı ile de, kendilerini temsil eden milyonların iradesi o oylamalara yansıtılamamışdı.

Bu nedenle de, Anayasanın madde madde TBMM'de değiştirilmesi uygulaması en başından beri sakattır ve bugüne kadar bu yolla yapılan değişikliklerin de bence iptali gerekir.

Çünkü, %91.3 'lük bir çoğunluğun kabul ettiği bir yasayı bu oranın altındaki bir çoklukla değiştiremezsiniz, değiştirirseniz de, %91.3'lük halka saygısızlık etmiş, onun iradesine saygı göstermemiş olursunuz.

Peki, biz değiştiririz derseniz de, buna, " BEN YAPTIM OLDU " denir, ancak, bunun adı da, " DEMOKRASİ OLMAZ ".

Burada üzerinde durulması gereken hususu bir soruyla verilecek cevapda bulmaya çalışalım.

PEKİ, HALKIN ANAYASASI DİYEBİLECEĞİMİZ BİR ANAYASA, KİM TARAFINDAN HAZIRLANMALI VE KİM TARAFINDAN BU ANAYASA KABUL EDİLMELİ?

Bence böyle bir anayasa, iktidar, ya da muhalefet, asker ya da sivil, akil olsun ya da olmasın, kökeni kürt olsun ya da çingene olsun, ya da boşnak olsun ya da ermeni olsun, ya da travesti olsun, bu topraklarda yaşayan her kesimdeki insanların yani her görüşün temsil edildiği, geniş bir tabanda hazırlanmalı ve REFERANDUM YÖNTEMİ İLE HALKIN ONAYINA SUNULMALIDIR.

Ya da, direk olarak TBMM'de hazırlanmalı deniyor ise, o zaman BARAJ SİSTEMİ " 0 " YAPILARAK, YANİ KALDIRILARAK, tüm kesimlerin iradelerinin temsil edilme fırsatının verildiği bir TBMM'inde hazırlanmalı ve yine REFERANDUMA GÖTÜRÜLEREK HALKIN ONAYINA SUNULMALIDIR.

Tıpkı o beğenilmeyen ve darbe anayasası olarak kamuoyuna pompolanmak istenen 1982 anayasası gibi.

Aksi takdirde, mevcut sistem içerisinde yapılan düzenlemelerle halkın tamamının iradesini yansıtmadan ortaya çıkan bir anayasaya, hiç bir zaman, halkın anayasası olmayacak ve BENCE, HALKIN ANAYASASI DEMEK DE, ABES İLE İŞTİGAL OLACAKTIR.

Çünkü, İktidar partisinin %50'nin üzerindeki Milletvekili ile temsil edildiği, baraj nedeniyle, milyonlarca insanın iradesinin yer almadığı, alamadığı bir TBMM'inde, uzlaşmada sağlanmadan, iktidar partisinin oy çokluğuyla kabul edilen Anayasa yada maddeleri ile ilgili olarak yapılan değişikliklerle ortaya çıkan anayasa, kesinlikle halkın anayasası değildir ve olamaz.

Bu olsa olsa, ÇOĞUNLUĞUN ANAYASASI olur.

Bu nedenle, 1982 Anayasası gerçekten Millet için ele alınıp, yeni başdan düzenlenmesi isteniyor ise, öyle siyasilerin işine gelen maddeleri, TBMM'deki çoğunluklarını nazarı dikkate alarak, ele alıp, yamalı boça gibi bu işi yapmamaları gerekmektedir.

Eğer ki, bir kısım siyasilerin geleceğini teminat altına almanın dışında, gerçekten halk için, daha iyi bir anayasa düzenlenmek isteniyorsa, yukarıda ki ya da benzer bir yöntemle hazırlanmalı ve tıpkı bir çoklarının beğenmediği Sayın Kenan EVREN PAŞA'nın yaptığı gibi, YENİ DÜZENLENEN ANAYASA, BİR BÜTÜN OLARAK HALK OYLAMASINA götürülmeli ve yine bence, en az %91.3'ün üzerinde alınabilecek bir oy ile hayata geçirilmelidir.

Tabii, bu geniş bir tabanda uzlaşma ile mümkün olabilecektir.

TBMM ÇATISI ALTINDAKİ, YA DA DIŞINDAKİ, İKTİDARI VE MUHALEFETİ İLE UZLAŞMA İÇERİSİNDE HAZIRLANABİLEN VE REFERANDUMA BİR BÜTÜN OLARAK GÖTÜRÜLEBİLEN VE %91.3 'ÜN ÜZERİNDE KABUL GÖREN BİR ANAYASA, ANCAK O ZAMAN HALKIN ANAYASASI OLABİLECEKTİR.

O zaman muhalefetin, " YÖK'ü de kaldırın, samimiyetsizsiniz, yargıyı ele geçirmek istiyorsunuz, riyakarsınız, istismarcısınız." tarzındaki itirazları da ortadan kalkar ve yapılacak olan halk oylaması yada referandumda, belki de %91.3'lük sınır aşılarak yeni anayasa hayata geçirilebilir.

Aksi takdirde yapılacak olan referandumda, %91.3'lük barajın altında alınacak oy ile yapılacak olan değişiklikler, halkın çoğunluğunun anayasası değil, TBMM'nde çoğunluğu bulunan iktidar partisinin anayasası olacaktır.

Sonuç olarak;

TBMM'si içinde ya da dışındaki muhalefetin iradesinin kaale alınmayarak uzlaşma sağlanmadan, İktidar partisinin TBBM'deki milletvekili çoğunluğu ile mevcut anayasanın bütününün ya da bir kısım maddelerinin değiştirilmek üzere referanduma götürülmesi doğru değildir.

Referanduma götürülmesi halinde ise, bu değişikliklerin kabul edilebilmesi ve hayata geçirilebilmesi için, mevcut anayasanın kabul edilmesinde tespit edilen %91.3'lük oranın üzerinde bir oyun EVET olarak sandığa yansıması zorunludur.

Sandıktan %91.3'lük oranın altında çıkacak olan bir EVET oyuyla anayasada değişiklik yapılması, halkın iradesine saygısıklıktır ve bunun hayata geçirilmemesi gerekir.

Bence, konunun ilgili hukukçular nezdinde ele alınarak bu konuya açıklık getirilmesi önemlidir.

Bu çerçevede de, referandumdan önce, bu husus yetkililerce yeterince tartışılarak, gerekmesi halinde, bugüne kadar 1982 anayasasında yapılan değişikliklerle ilgili UYGULAMALARIN İPTAL EDİLMESİ için Anayasa mahkemesine kadar konu götürülmelidir.

BURADA DA GÖREV, PEK TABİİ, İSTESE DA İSTEMESE DE, CHP' YE DÜŞMEKTEDİR.

Ayrıntıda gezinmek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Atilla bey, tahminime göre 1982 anayasasına "hayır" oyu verenlerden biri de siz olabilirsiniz. Şimdi onu hararetle savunuyor olmanız çok anlamlı... Verdiğiniz rakamsal bilgiler de tam bir demokrasi harikası... Bu mantıkla % 48 den fazla oy alamayan hiçbir parti iktidara gelememeli. Malum ya Ak Parti çıtayı bir hayli yükseltti. Bu söyledikleriniz, oyların "evet" çıkması halinde yapılacak mızıkcılıklara bir giriş gibi... 1982 Anayasa oylamasına 28 milyon yurttaş katılmıştı. Bugünkü referanduma 50 milyona yakın vatandaş katılacak. 1982 Anayasası referandumundan sonra doğanlar bugün 28 yaşında ve yaklaşık ülkenin üçte birini oluşturuyor. Gelişim ve değişimden yana olanların bu tip akla hayale gelmez tutuculuklarla bir şeyleri engellemeye çalışmalarına doğrusu bir anlam veremiyorum. Bu Anayasa değişikliğini aslında aklı başında olan herkesin seve seve kabul etmesi lazım. Siz de biliyorsunuz ki "hayır" iddialarının tek sebebi bu değişikliği Ak Parti'ninn yapmış olmasıdır. Selam ve saygılarla

Ahmet YILMAZ 
 29.07.2010 17:23
Cevap :
Merhaba Ahmet bey, Ben olaylara ferdi olarak bakmıyorum.Bu çerçevede,1982 Anayasasında benim ya da Sizin vermiş olduğunuz oyların renginden ziyade,toplumun %91,3'ünün EVET OYLARI ile kabul edilmiş olan bir Anayasanın,bugünkü mevcut sistem içerisinde toplumun tamamının temsil edilemediği TBMM'de,aynı görüşe sahip bir grup Milletvekilinin kabul edilerek,değiştirilmesi ya da değiştirilmek üzere halkın onayına sunulma şeklidir.TBMM'de dahi,UZLAŞMA ZEMİNİ BULAMAYAN MADDELER,bir partinin TBMM'de ki çoğunluğuna güvenerek halkın önüne hadi oylayın diye getiriliyor ve eğer ki %91.3'ün altında verilecek oylada kabul edilecek ise,bu doğru değildir ve %91.3'e saygısızlıktır.Gelişim ve değişimin karşısında değilim....Gelişim ve değişim adı altında,birilerinin olası yargılama sürecinde,kendilerini aklamaları için yasal hazırlık içerisinde olmalarından rahatsızım.AKP,NİÇİN DOKUNULMAZLIKLARIN KÜRSÜ İLE SINIRLANDIRILMASINI DA, REFERANDUM MADDELERİ İÇERİSİNE SOKMADI? Başkentten selam ve saygılar....  29.07.2010 20:13
 

Hayır' cılara faşist diyen Evt' çilerin bu yazıyı döne döne okumalarını diliyorum. Sağlıcakla

Ayrıntıda gezinmek 
 29.07.2010 10:00
Cevap :
Merhaba, Yorumunuzla verdiğiniz katkı nedeniyle çok teşekkür ediyorum.....Dileğim ve temennim de odur ki, oy kullanacak olan tüm ülke insanının bazı gerçekleri bilmeleri ve çok değerli oylarını bu çerçevede değerlendirerek kullanmalarıdr.....Artık, sloganlara itibar ederek, oy kullanmakdan ziyade, gerçeklerin sorgulanması suretiyle seçime katılmak zamanıdır...... Başkentten selam ve saygılar......  29.07.2010 15:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 407
Toplam yorum
: 524
Toplam mesaj
: 82
Ort. okunma sayısı
: 861
Kayıt tarihi
: 02.07.06
 
 

15.12.1950 Mersin doğumluyum. İzmir Ticari İlimler Mezunuyum. Bir Kamu Kuruluşundan  Şube Müdürü ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster