Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ağustos '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1908
 

Referanduma neden "hayır" diyelim - 11

Referanduma neden "hayır" diyelim - 11
 

alıntı


İçinde çok değişik fırıldakların bulunduğu bir anayasa paketinin insanlara "12 Eylüll'le hesaplaşma", "demokrasi adına adımlar" gibi gösterilmeye çalışıldığı ancak hükümet ve yandaşlarının bu paketi hayat mamat meselesi olarak gördüklerini propagandalarından ve hayır çıkmaması adına nasıl çırpındıklarından ve çırpındıkça tehlikeli manevralar yapmalarından anlıyoruz.

Danıştayın, HYSK'nın, anayasa mahkemesinin yapısını değiştirme gerekçesi tamamen AKP'nin yargıdan kurtarma çabasından ibaret değildir. Danıştay ve Anayasa mahkemesi hükümetin satmaya çalıştığı bazı değerlerin satışına engel olmasından kaynaklandığındandır da.

Dünyayı üreten ve üretim araçlarına sahip olan güçler yönetir.

Üretimin baskı altına alındığı Türkiye gibi bir ülkenin et ithal etmeye neden başladığını anlamak zor değildir. "Üretme ithal et" politikası batının çok bildik yaklaşımıdır. AB Frucom Başkanı Mr. Taille bir sohbette bana söylediği şu sözleri hiç aklımdan çıkmaz. "AB'nin fındık ithalatında aflatoksin oranlarının düşük tutmasının nedeni Türkiye'nin et ithalatını serbest bırakmamasından kaynaklanmaktadır." Et ve fındık nasıl bir potada düşünülebilir diye düşündüm. Ulusal çıkarlar için pazarlık yapmak da buna denir galiba.

Yani Türkiye et ithalatını serbest bırakırsa AB'nin fındık ithalatında aflatoksin sınırlarını yükseltebileceği çok açıktır. Nitekim bugün et ithalatı serbesttir, fındıkta aflatoksin limitleri 4'ten 10'a çıkarılmıştır.

Batının bizim gibi ülkeleri kolonileştirmek için nasıl sistemli çalıştığını görmek açısından önemlidir bu iddia.

Yazar Banu Avar'ın bazı cümlelerini bu çerçeveyi görmek için eklemek istiyorum.

Küresel çete, ÖZERK KÜRDİSTAN aşamasında, bu hazineyi bölge ileri gelenleri, işadamları, örgüt yandaşlarıyla ‘paylaşacağı’ mesajını yaymaktadır. Aynı anda ‘işine bakmaktadır’!

(Afganistan’da Irak’da da aynı mesajları vermişti. İşgal başladığında önce içerdeki yandaşlarını temizledi.)"

Küresel çetenin en önemli işi, kucağında büyüttüğü siyasiler, ekonomistler hukukçularla önündeki tüm engelleri kaldırmak için bir Anayasa yapmaktır.

EVET için ‘Yedi düvel’ çalışmaktadır. Çünkü EVET, Ergani, Çayeli, Tunçeli, Maden kromu, altını bakırı gümüşü petrolü demektir.

O nedenle, ABD ve Avrupalı büyükelçi ve konsoloslar, ‘EVET’ çığlıkları atarak yurdun dört bir yanını dolaşmaktadır.En çok ziyaret edilen bölge ne hikmetse (!) ELAZIĞ- ERGANİ hattıdır.

Onlar küresel şirketlerin memurlarıdır. 300 küsur yabancı şirket , ŞİMDİLİK, Danıştay ve Anayasa mahkemesi engelleriyle ‘uğraşarak’ bu servete el koyabilmektedir. Yeni Anayasa ile önlerindeki tüm engeller kalkacak, hazine ayaklarının dibine düşecektir!

İşte bu nedenle dünyayı yöneten küresel şirketler koro halinde ‘EVET’çidir.

EVET ile ele geçecek servet, Suriye sınırında 4 trilyon dolarlık petrol güneydoğunun münbit topraklarında yatan bakıra yani altına, gümüşe, kroma, doğrudan el koyma imkanı.. Servetin boyutunu siz hesabedin!

Selim Kotil, küresel çetenin, iktidarla üleşiminden örnekler veriyor.

Örneğin İsrail devletini kurduran Rothschield ailesi ile Başbakanın damadının genel müdür olduğu Çalık Grubu, Anatolia Minerals firmasında % 50 şer ortaklar. Bu firma 4 milyon dönüm arazi kapatmış durumda.

Fethullah Gülene yakınlığı ile bilinen Koza Grubu 6 milyon dönüm arazi ve 500 ruhsatla bu işin en önünde.

Bakın Lütfü Ergene ne diyor:

Yıl 2010. Başta Almanya, İsveç ve Norveç olmak üzere dünyadaki çelik üreticisi ülkelerin yıllık ortalama bir milyon ton civarında ham Krom ihtiyacını karşılamaya devam eden Türkiye, bir çılgınlık sonucu hala Krom destekli -yani nitelikli- çelik üretememektedir. Türkiye'de Demir Çelik İşletmeleri diye boy gösteren fabrikalarda ise ne yazık ki neticede basit anlamda inşaat demiri üretilmektedir.

Nitelikli çelik üretmek için gerekli olan ham Krom'u ferrokrom haline dönüştürme faaliyetinden, Elazığ Ferro Krom fabrikası özelleştirilip kapatılarak vazgeçilmiştir.

Referandum geçerse artık Danıştay, AYM ve HSYK üstünden bu ülkenin kaynakları uluslararası oyunculara çok kolay teslim edilebilecektir.

Siz o bunalımlı liberal demokratların şakaşaçılarının ilericilik söylemlerine bakmayın!

Bu hükümete ilişkin içimde garip şüpheler oluşutuğu için bu referanduma "Hayır"

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

uluslararasi iliskiler okumanin sonucu, diger ulkelerin tumunu potansiyel dusman olarak gorup, komplo teorilerine dayanarak tum sinirlarimizi yabancilara kapatmaksa, bu doktor olanin tiptan nefret etmesine benziyor

Demokrasi Penceresinden 
 24.08.2010 11:19
Cevap :
Ben kapatalım mı diyorum sizce?  24.08.2010 16:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 105
Toplam yorum
: 193
Toplam mesaj
: 38
Ort. okunma sayısı
: 3778
Kayıt tarihi
: 05.11.08
 
 

İ. Ü. İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler 1989 mezunuyum. 1993'ten beri uluslararası fındık ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster