Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ağustos '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
396
 

Referandumda evet mi, daha neler?

Referandumda evet oyu vermek için öncelikle ve sadece AKP'li olmak gerekir.

AKP'li olup da referandumda evet demek hoşgörülebilir. Nasıl ki, futbol maçlarında, örneğin Maradona, eliyle gol atıp takımını güya dünya şampiyonu yaptıysa, partililer de, partisi için doğru-yanlış elinden geleni yapmak ister.

AKP, durur dururken bu anayasa değişikliğini yapmak istiyor değil.

AKP, son yıllarda, yargının kontrol edemediği yüksek organlarına karşı, (dipte ise Türkiye Cumhuriyeti'nin laisizm ve insan anlayışına karşı) 367 ve 411 kararlarıyla iyice ortaya çıkan bir düşmanlık besliyor. Başbakan, 'millet, hükümeti seçmişse, yargıya ne oluyor, millet hükümeti beğenmezse, 4 sene sonra yerinden indirir' diyecek kadar yargı gücüne karşıt bir noktaya gelmiştir.

Bu nedenle anayasa değişikliğinin temel çıkış noktası yargıdaki değişikliktir.

Diğer maddeler, bazı değişiklikler getiriyor olsa da kritik maddeler değildir.

Bazı maddeler, varolanın tekrarıdır. Başka bazıları ise normal bir meclis oturumunda, uzlaşımla geçirilebilecek maddelerdir.

Peki, AKP, yargıyla ilgili maddeleri değiştirirken ne yapıyor, nasıl bir yöntem izliyor? Yargıya ilişkin varolan maddelerin hangisinin anti demokratik yapısını demokratik hale getiriyor? Tek yaptığı, varolan sayıyı artırmaktır. (Niye, yetersiz mi? AYM için hayır, ama HSYK için belki.) Böylece kurul üye sayılarını artırarak varolan yapının dağıtılması amaçlanıyor.

AYM için bu sayı artışı yapılırken, kurulun oluşumu, bırakın demokratikleşmeyi, tam tersine anti demokrat hale geliyor.

AYM'de cumhurbaşkanının ve hükümetin atayacağı kişilerin çoğunluğu oluşturmasını temin ediyor ve bunu öyle yapıyor ki, kurul oluştuğunda, üyelerinin çoğunluğu meslekten yargıç bile olmayabiliyor. Oysa şu an kurulda, seçimle gelen ve meslekten yargıçların çoğunluğu oluşturduğu bir yapı var.

AKP'nin anayasa değişikliğini yaparken, çıkış noktası, anayasayı demokratikleştirmek değil, yargının yapısını bozmaktır.

Yargının yapısını, atamaları kendi yapacak şekilde değiştiriyor ve bunu demokratikleşme yapıyorum diye lanse ediyor.

Bunun bir demokratikleşme olmadığını, referandum paketinin ve sürecinin bir dayatma olduğunu, yargı dışındaki maddelerin referanduma konu olmayacak maddeler olduğunu, ülkede samimi bir demokratikleşme için ilk elden kurtarılacak maddeler dururken, AKP'nin dikta eğilimini tatmin edecek konulara girdiğini göremeyecek ve evet oyu verecek kadar salak değilim. AKP'li zaten değilim ki, 'bizim parti ne eylerse iyi eyler' diyeyim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yerden göğe kadar haklısınız. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 13.08.2010 18:20
Cevap :
Einstein öyle teoremler ileri sürmüş ki, deneylenmesi için on yıllar geçmesi gerekmiş. Şimdi de Aziz Nesin'in teoremini deneylediğimiz bir zaman geldi.  14.08.2010 13:31
 

Değerli 'felsefice', bilirsiniz insan düşünen varlıktır. Ancak, bilgi-deneyim ve önceden oluşmuş değerleri doğrultusunda düşünmektedir. Ve "İnsan inandığıdır.", ifadesi de; "Tek hakikat, kişinin hakikat olduğuna inandığı şeydir" anlamını desteklemektedir. İnsanın bir hususiyeti de, inandıklarında haklı olmak pahasına mutsuz olabilmesidir. Bu ortamlarda sizlerde izlemektesiniz, bir iddiayı savunduğumuzda, görüşlerimizi tek taraflı olarak delillendirmekte ve (bildiğimiz doğru değilse) yanlışımızı sabit hale getirmekteyiz. Yapılması gereken, meseleyi değerlendirmek üzere verileri açık büfe misali sergilemek, kararı yine karşı tarafa bırakmak olmalıdır. Gerçeğinde çoğu kimse yine kendi kalesini (görüşünü)koruyacaktır. Bu manada, "evet" veya "hayır" kararının; kişinin değerleri ve bilgi altyapısı doğrultusunda oluşacağı tabiidir. Kanaatimiz, gelişmenin özgür ortamlarda olabileceğinden hareketle, anayasa değişikliğe bu nedenle "evet"i haketmektedir. Mesele AKP değildir. Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 12.08.2010 17:22
Cevap :
Yazıma yorum yapmışsınız. Ben de yorumunuza yorum yapayım: "Kanaatimiz, gelişmenin..." dediğiniz yere kadar, insan kendi bilgilerine göre bir kanaat oluşturur, yeni bilgilerle bunu değiştirelebilir, ama bildiğinin de doğru olduğuna inanır diyorsunuz. Evet bu büyük ölçüde doğru. Sonra, kanatimizin gelişmesi için özgür ortamlara gerek vardır diyorsunuz. Ok. Bu da doğru. Sonra, referandumun bu nedenle evet'i hak ettiğini söylüyorsunuz. Belki yeriniz dar ama, başta anlattıklarınızdan, bu nedenle diyerek ulaştığınız sonucun çıkması imkansız. Yani, başta yazdıklarınızla, sonuç olarak çıkarttığınız arasında neden sonuç ilişkisi yok. Dediğiniz sadece şudur, referandum ile özgürlükler getiriliyor, bu da kanaatlerimizin gelişmesi için iyidir. Ben de diyorum ki blogumda, uyduruk kaydırık bir şeyler var referandumda ama esas özelliği yargıyı dağıtıp ele geçirmektir, bunu da süslü laflarla pazarlamaya çalışıyorlar, bu gayri ahlakidir, bunu göremeyecek kadar salak değilim diyorum.  13.08.2010 11:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 465
Toplam yorum
: 945
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 945
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Çeşitli güncel konularda, zaman zaman "Neden olaya böyle bakılmıyor?" diye d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster