Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Kasım '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1182
 

Reform nasıl yapılır?

Geçenlerde ben yine kendi kendime soru sorup daha sonra içinden çıkılmaz sorularıma da cevap ararken, tesadüf bu ya, bir topluluğa katılmaya karar verdim: Gelişim Yolculuğu Topluluğu. Ne yalan söyleyeyim, büyük ölçüde meraktan... Duyurusunu mesaj kutumda gördüğüm gün ilginç olabileceğini düşündüm. Toplantı günü iki hafta sonra idi. O iki haftayı kahramanca bekledim, ilk toplantıya katıldım. Daha önce tabi böyle bir alışkanlığım hiç olmadığından oldukça değişik de gelmişti.
Ve tanıştık, reform yapmanın tarifini verecek kişi ile. Bu yazıyı hazırlamadan önce danıştım ona kendisinden ve toplantılarımızdan bahsetmemin bir sakıncası olup olmadığı konusunda, kibarım ya. O da sağolsun beni kırmadı aksine (tam da kendisine uyan bir zarafetle) beni destekledi. Minnetle andığım o kişi Sayın Dr. Feyza Doyran...
Ilk toplantıda bize kendinden bahsetti, kendi deyimi ile "gizli ajandasını" karıştırdı ve başlangıç olarak bir kitap önerdi bizlere, hep birlikte paylaşmak için. Hepimiz okuyup bir sonraki toplantıda izlenimlerimizi aktarıp farklı fikirleri de dinlemiş olacaktık. Kitabın adını söylediğinde daha da çok garip bir hisse kapıldım. Kitabın adı "Korksan da Vazgeçme" idi. Okumadan bile insanın aklında yer ediyor. Uzun bir süre kitabı edinmeye çalıştık. Kitapçıların dediğine gore, pek kimsenin ilgisini çekmeyen bir konu hakkındaymış bu, o nedenle kitapçılarda bulmamız, abartmıyorum, iki haftamızı aldı. Her neyse, başladım bir heves okumaya. Bu arada söylemeyi unuttum, Feyza Hocam bize bu kitabı sürekli dönüp dönüp okuduğunu, her defasında daha değişik anladığını ve yorumladığını söylemişti. Kitabın cehaleti var ya bende, o zaman ne demek istediğini anlamamıştım. Bir insan aynı kitabı defalarca niye okurdu ki? Okudum okudum, hiç bana göre bir kitap değil... O güne kadar ki ben sürekli neredeyse her konuda sıkılmadan kitap okuyan Tuba bir yerden sonra sıkılmaya başladım. Neyse, başladığım işi yarım bırakmayayım dedim ve sonuna kadar okudum. Bir sonraki toplantımızda konuştuk tartıştık, ve "bireyin kendi davranışlarında reform yapabileceğini ve bunun yöntemleri olduğunu" öğrendim. Öğrendim kelimesine dikkat, gerçek anlamında kullanıyorum. Önce farkına var diyor anafikir...
Yöntemi öğrendikten sonra herşey kolaymış gibi gelmişti. Ne yanılgı... Uygulamaya geçtim. Kendimde değiştirmeye çalıştığım davranışlarımın önce farkına varmam gerekiyordu, kulağa kolay geliyor ama gerçekten zor...
Uzun zamandır yapmayı istediğim birçok şey varmış meğer, onları keşfettim. Birer birer uygulamaya başladım: Mesela hiç aklımda yokken resim kursuna yazıldım, ortaokuldan beri elime resim kağıdı bile almamış olan ben... En kötü ne olabilirdi ki? En çok yarım bırakır devam etmezdim ama geriye dönüp baktığımda keşke demezdim. Iki aydan fazla bir süredir derslere düzenli bir şekilde devam ediyorum. Bu arada resim öğretmenimin de hakkını yememek lazım, Sayın Selçuk Başaran... Azimle bana görmeyi öğretmeye çalışıyor, kendisine de ayrıca teşekkürlerimi sunmak istiyorum vesile ile...

Daha o kadar çok şey var ki kendimde beğenmediğim ve değiştirmem gerektiğinin farkına vardığım…
O kitabı o günden bugüne kaç defa okuduğumu hatırlamıyorum bile… Bunların olmasına olanak veren o kitap ve o kitapla tanışmama vesile olan Feyza Doyran'a tekrar teşekkür ederim.

Aslında okumanızı şiddetle tavsiye ederim, yok ben okumam diyorsanız eğer ismini hatırlayın. Okumasanız bile adı yeter...
Korksan da Vazgeçme...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Vazgeçmek özgürlüktür aslında.

Murat Akcan 
 14.11.2007 14:15
Cevap :
Tesekkurler, tamamen katiliyorum.  14.11.2007 16:40
 

Yazınızı ilgiyle okudum ama şahsen kitabın başlığı bana açıkçası çok "itici" geldi. "Vazgeçme" önerisi bizim hemen her zaman benimsediğimiz, kabul ettiğimiz ve uyguladığımız bir öneridir. Her sabit fikirli asla bildiğinden vaz geçmez. Bu bir erdem midir? Bence çok şüpheli. Pakın PKK lılarda korkuyorlar ama asla vaz geçmiyorlar. İstermisiniz Feyza Doyran'ın kitabı PKK lıların baş ucu kitabı olsun? Bence insanlar vazgeçmemeyi değil, önce duydularını, okuduklarını, kendilerine önerilenleri ve her şeyden önce de körü körüne inandıklarını sorgulamalıdır. Saygılar ve sevgiler

Matilla 
 14.11.2007 10:50
Cevap :
Guncel olaylari derinden takip ettiginizi anliyorum, ozellikle son zamanlarin en sicak ve en cok uzuntu getirenleri. Tabi ki kitabin PKK lilarin basucu kitabi olmasini ben de istemem. Bu anlamda savundugum bir dusunce de yok. "Korksan da vazgecme" fikrinin anlattigi aslinda sabit fikirleri (fikrin dogru ya da yanlis olmasindan bagimsiz) nasil degistirebilecegimizin bir ozet cumlesi. Neden bir de tam ters yonden bakmayi denemiyorsunuz? Bu yanilgi icinden onlari cikarmak da baslibasina bir vazgecmeme hikayesi olabilir hatta olmalidir da bence...  14.11.2007 11:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 38
Toplam yorum
: 40
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 4295
Kayıt tarihi
: 03.11.07
 
 

Çok okurum… Bazen kendi çapımda yazılar karalarım, kendim de beğenmem ama olduğu kadar, napiyim… ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster