Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Mart '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
4528
 

Regliyim, çirkinim, sinirliyim!

Regliyim, çirkinim, sinirliyim!
 

Eminim ki birçok kadın tüm yaşamı boyunca özünde bu üç kelime ile ifade edilebilecek bir çok cümle kurmuştur, kurmaktadır ve kuracaktır. Ve erkekler de, kadınların aslında özünde bu üç kelime ile ifade edilebilecek tüm cümleleri ile uğraşmaktadır ve uğraşacaklardır. Ablaları, kızkardeşleri, sevgilileri, eşleri, astları, üstleri etrafta ne kadar kadın varsa o kadar çok anlaşılması gereken sıkıntı vardır erkek için.

Kadınlar regl döneminde niye kendilerini çirkin hissederler? Ya da başka bir ifadeyle, gerçekten çirkinleşir mi bir kadın regl döneminde?

Esas amacı "insanlarda üreme dönemleri gerçekten gizli midir" sorusunun cevabını arayan bir araştırma dinlemiştim, bundan bir kaç sene önce Ankara'daki bir psikoloji kongresinde. Araştırmanın esas amacının anlamını biraz açacak olursak; bir çok dişi hayvanın üremeye müsait dönemde olduklarında, vücütlarında dışarıdan belli olacak bazı belirtilerin oluştuğu, insanlarda genel olarak böyle bir belirti olmadığı, kadınların erkeklere vücutlarıyla böyle bir mesaj - bilgi gönderemedikleri bilinir. İşte bilim adamları da bunu araştırmak, gerçekten böyle mi diye test etmek istemişlerdi.

Araştırmacıların çalışmakta oldukları üniversitede okuyan şu an sayısını hatırlayamadığım kadar çok sayıda genç kız, araştırmacılara aylık periyotları hakkında ayrıntılı bilgi vermişlerdi. Regl başlangıcı 1. gün olarak kabul edilirse, yumurtlama dönemi olan ve üremeye en müsait olunan günler (12-16.günler arası) ve üremeye en az olanağın olduğu, yumurtaların dışarı atıldığı bir sonraki regl döneminin (25-30.günler) hangi günler olduğu araştırmacılar tarafından takip edilebiliyordu. Buna ek olarak, araştırmaya katılan kız öğrencilerin, üremenin en olası olduğu yumurtlama döneminde ve en az olası olduğu regl dönemlerinde, makyajdan tamamen arındırılmış yüz fotoğrafları çekilmişti.

Çekilmiş olan bu fotoğraflar iki ayrı şekilde değerlendirilmişti. İlk değerlendirme, fotoğrafların simetri özelliklerinin bilgisayarda değerlendirilmesini içermekteydi. Bilindiği gibi, güzellikle ilişkilendirilen ve ölçülebilen en belirgin kavram simetridir. İşte araştırmacılar da ilk kriter olarak iki döneme ait yüz fotoğraflarındaki simetrileri karşılaştırmışlardı. İkinci değerlendirme şekli ise oldukça enterasandı. Araştırmanın amacının ne olduğunu bilmeyen bir grup erkeğe (sanırım 30 kadar erkekti) tüm fotoğraflar (sanırım sayı binlere yaklaşıyordu) karışık sıra ile gösterilmişti. (yani bir erkek bu fotoğraflara bakarken aynı kişinin iki farklı zamandaki fotoğrafını arka arkaya görmüyordu) Erkeklerden, baktıkları bu fotoğraflarda gördükleri yüzleri "çekicilik" açısından değerlendirip, 100 üzerinden puan vermeleri istenmişti.

İlk değerlendirmenin sonuçlarında, üremeye en müsait olunan yumurtlama döneminde, yüz simetrisinin regl dönemine göre belirgin oranda fazla olduğu, (yani kabaca bir tabirle, yumurtlama döneminde kadınların sayısal olarak ölçülebilir güzellik kavramına daha yakın oldukları) bulunmuştu. İkinci yani erkekler tarafından yapılan değerlendirmelere gelindiğinde de sonuç çok farklı değildi. Erkeklerin, aynı kişinin yumurtlama dönemindeki yüz çekiciliğine verdikleri puanlar, regl dönemindeki yüz çekiciliğine verdikleri puanlardan daha yüksek olarak ortaya çıkıyordu hemde istatistiksel olarak tesadüfi olamayacak şekilde.

Araştırmacılar bu sonuçları, doğanın, hayvanlarda olduğu kadar açık ve net olmasa da, insanlarda da, dişinin erkeğe üretken ve doğurgan olduğu zamanın mesajlarını gönderebildiği şeklinde yorumlamışlardı.

Doğanın bu muhteşem düzeni sağlamasına dair bu sonucun ve yorumun son derece önemli ve ilgi çekici olduğu tartışılmaz olmakla birlikte benim aklımda bu araştırma, regl döneminde kadınların kendilerini çirkin hissetmelerinin ne derece haklı olduğunun bir kanıtı olarak yer etmişti. Yazının başında da söylediğim gibi araştırmayı yapan erkek bilim adamının muhtemelen aklına gelmeyecek bir sonucu çıkarmayı başarmıştım araştırmasından. Ne yapalım, belki de o gün çirkindim, sinirliydim...!

Öz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eğer ki çok makyaz yapmış bir kız varsa kendisine bir eş arıyor demektir diye. Özellikle allık miktarını fazla kullanmışsa. Çünkü aramışlar ve yanaklardaki kırmızılığın daha çok kadın orgazmı esnasında ortaya çıktığını bulmuşlar. Erkeklere bu yüzden yanakları kırmızı olan bayanlar daha çekici geliyormuş. Fazla allık kullanınca da bu çağrışım yapıyormuş. Hatta yüzyıllardan beri bitki köklerinden boyalarla falan bu hususa dikkat ediliyormuş. Hatta kirpikleri kalemle çizmeyede bişeyler yazıyodu (tabii eskiden is ile...). Demek ki ben makyaj üzerine bişeyler okumuşum :) Herneyse bi şekilde doğa mesajlarını oluşturmuş. Ama anlayana değil doğru adreslere gitmesi dileğiyle... saygılar

Legolas 
 23.08.2007 23:13
Cevap :
Süper bir katkı olmuş yorumunuz, çünkü bu bahsettiğiniz de aslında yazıdaki konu ile çok ilgili ama hiçbiryere oturtamadığım için yazamamıştım:) siz eklemiş oldunuz çok teşekkürlerr..  24.08.2007 10:26
 

ama ben o donemde kendimi daha bir kadin/disi hissettim yillarca. Sevgiler

Lisa 
 03.07.2007 19:12
Cevap :
bilim yanıla yanıla ilerler tabi..:)  09.08.2007 11:28
 

...keşke kadınların üreme yeteneklerinin belirtisi olan sadece bu dönemlerinde degil,tüm zamanlarda erkekler de bakar kör olsalar ve eşlerini duyularıyla seçselerdi ,çirkin güzel sarmalına kimse takılmasaydı da kozmetik ve estetik sektörü bu kadar gelişemeseydi:) Takıntısız günlerin özlemiyle,sevgiler...

mehmet selim 
 28.03.2007 2:02
Cevap :
zaman zaman kendini güzel, zinde, enerjik hissediyor olmak ne kadar doğalsa, yine zaman zaman çirkin, sinirli, bezgin hissediyor olmak da o kadar doğal ve müdahale gerektirmeyen bir durum bencede...sevgiler  28.03.2007 12:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 38
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 2381
Kayıt tarihi
: 28.02.07
 
 

2000'de psikoloji bölümünde lisansımı, 2003'de yine psikolojide yüksek lisansımı bitirdim, doktoramı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster