Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mayıs '12

 
Kategori
Doğal Tedaviler
Okunma Sayısı
231
 

Reiki'nin özü II

Reiki'nin özü II
 

Çekim Yasası


Sadece Enerjiden Fazlası

Gerek dindar gerekse dindar olmayan çok sayıda Reiki uygulayıcısı, Reiki sayesinde ruhsal yaşamlarının yenilendiğini ya da yeniden doğduğunu fark ederler. Reiki’nin, insanların kendi tinselliklerini ya da gizli kişisel gelişim potansiyellerini fark etmelerini sağlayacak bir yeteneği vardır sanki. Reiki’nin çok farklı yönleri vardır, yalnızca bir enerji değildir. Buradan da, Reiki’nin içinde bilgelik ve şefkat bulunduğu ya da Reiki’nin, özünde tam bilgelik ve şefkat olan, bir bilinç düzeyinin dışavurumu olduğu anlaşılıyor. Bilincin, iç Yaşam Gücü Enerjisi’ni yönettiğini bilirsek, Reiki’yi de, en açık, en gelişmiş, en geniş ve en saf bilincin, Evrensel iç Yaşam Gücü Enerjisi olarak görebiliriz. Derin kavrayış eksikliğimiz ve sınırlı farkındalığımız yüzünden, Reiki, şu an için bize bir dış enerjiymiş gibi görünebilir.

Saf Karadan Esen Saf Rüzgar

Birçok Budist metninde, Yaşam Gücü Enerjisi, “Hafif Bir Rüzgâr” olarak tanımlanır ve bu, çok sayıda insanın Reiki deneyimlerine uygun bir tanımdır. Bu yüzden Reiki’yi “Saf ve Hafif Bir Rüzgâr” ya da özel bir yerden gelen bir kutsanış, belki de “Saf Karadan Esen Saf Rüzgâr” olarak adlandırabiliriz. “Saf Kara”, Budistlerin cenneti tanımıdır; zekânın aydınlanmasının dışavurumu.

Bizler sınırlı yaratıklar olarak, anlaşmazlıklarla dolu, kavramsal ikilemlerin olduğu bir dünyada yaşıyoruz; iyi ve kötü, aydınlık ve karanlık, iç ve dış, sahip olmak ve olmamak, ben ve öteki. Reiki’nin özü, iç ve dış dünyanın ikileminin sınırlarını aşarak, ben ve öteki arasında kimlik sınırlamaları ya da engeller olmayan, dengeli bir dayanışmanın, bir birliğin ve bir bütünlüğün ötesine ulaşır. Sonuç olarak Reiki, ne açıklanabilir ne de tanımlanabilir, yalnızca deneysel, sınırsız, sevgi dolu bir sevecenlik, bir bilgelik, bir güzellik ve kusursuzluktur.

Farkına Varan

Pek çok tinsel gelenek “Tam Aydınlanma” düşüncesini kabul eder. işin aslı, “Buddha” sözcüğü “Aydınlanmış Olan” anlamındadır. Aydınlanmış bir zekâ her şeyi bilir; her mekâna ve her zamana yayılır ve olayların gerçek yüzünü doğrudan ve eşanlı olarak görür. En büyük huzurun, mutluluğun, sevginin, şefkatin ve bilgeliği bir bileşimi gibidir.

Buddha’nın esas amacı, acı çekmeye engel olmak ya da acıyı hafifletmek ve tüm yaşayan varlıkları bilinçlendirerek onları bir bütünlüğe eriştirmektir, eğer istedikleri buysa tabii. Başka dinlerden çok sayıda inanan da, kendi Tanrı anlayışları ya da deneyimlerine dayanarak, aynı düşüncelere katılırlar. Öyleyse, bir iyileştirme yöntemi olarak Reiki, sevgi dolu bir sevecenliğin ifadesi ya da dışavurumudur: Bir kutsama biçimi, güçlendirme, gerçek doğamıza en yakın ve yüreğimizdeki en iyi niyetlere sahip başka bir kaynağa bağlanma yoludur.

Reiki’yi gelenekçi tarzda tanımlamak zordur ve değerini tam olarak veremez. Reiki deneyimini yaşadığımızda, dış bir kaynaktan geldiğini sanırız. Dış bir yaratandan mı kaynaklandığına, yoksa kendi yüce doğamızın, en büyük potansiyelimizin bir yansıması mı olduğuna inanmamız önemli değildir.

Reiki’nin bağlı olduğu hiçbir inanç sistemi ya da dogma yoktur. Dünyanın hemen hemen her ülkesinde öğretilip uygulanmaktadır. Huzur veren, iyileştirici anlayışı, dini, kültürel ve politik sınırların ötesine uzanır. Reiki deneysel, son derece kişisel ve tam anlamıyla evrensel bir olgudur.

Bir Yol Ama Tek Yol Değil

Reiki, her türlü yaşam biçimine bedensel, zihinsel, duygusal ve ruhsal uyum sağlar. Reiki bizi, tüm yaşayan varlıklarla paylaştığımız sınırsız potansiyelimize yaklaştırıp kendimize özgü niteliklerimizi, yeteneklerimizi ve tutkularımızı geliştirmemize yardım eder, bizlere birer birey olarak, tüm gereksinim duyduklarımızı verir. Reiki’nin ne olduğu ya da neye yaradığıyla ilgili herhangi bir açıklama, yüzeyi sıyırmaktan başka bir işe yaramaz.

Reiki’nin gerçek özü, tüm kavramları, sözcükleri ve düşünceleri aşar. Öte yandan, Reiki’yi başkalarına öğretmek, iletmek ve paylaşmak için sözcüklere ve düşüncelere ya da “formlara” gereksinim duymayız. Dr. Usui’den beri, Reiki Ustaları tarafından öğretilen Geleneksel Form, bu anlamda, Reiki’nin özüne giden önemli bir geçittir. Reiki deneyimimizi tartışır ve paylaşırsak, anlamları konusunda açıklığa kavuşur, kazandığımız iç görüleri kendi benliğimizde hazmeder ve kendi benliğimize katar, ilerler ve gündelik yaşamlarımızı zenginleştiririz. Bu nedenle, yüreğimizi ve belleğimizi açıp dersimizi çalışabilmemiz için, kavramsal düşünceler ve ortak bir dil gibi formlara ihtiyacımız vardır.

Bazı insanlara göre, Reiki yalnızca yararlı bir iyileştirme yöntemidir. Bazılarına göreyse, tinsel yollarının bir tamamlayıcısı ya da ruhsal ve kişisel gelişimlerinde izlenmesi gereken, kendine özgü bir yoldur. Aslında, dünyaya bakış açımıza göre, her birimizin Reiki hakkında farklı bir görüşü ve deneyimi vardır. Oysa hepimizin temel olarak tek istediği, mutlu olmak ve Reiki’den yararlanmaktır, öyleyse bu anlamda hepimiz hemfikiriz.

Hepimizin içinde, kendimizi ve başkalarını iyileştirebilme yeteneği bulunur. Bazılarımız Reiki’siz, yalnızca dua ederek ya da meditasyon yaparak da bu yeteneklerine kolayca ulaşır, iyileştirme yeteneğimizi geliştirmek ya da tinsel bir yolda ilerlemek için Reiki şart değildir, ama işimizi kolaylaştırır.

Rüzgar Yılmaz

Burcin AKYOL bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu güzel paylaşıma teşekkürler.SEVGİLER.

Şennur Köseli 
 23.05.2012 12:53
Cevap :
Teşekkürler efendim.  21.11.2013 11:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 2244
Kayıt tarihi
: 17.05.12
 
 

Eleştiri, Metafizik, Filozoflar, Bilim, Teknik, Satranç, Antikçağ, Dinler ilgi alanlarıdır. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster