Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ocak '14

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
1320
 

Rekabetsiz yaşamın kökleri-Hirfet düzeni

Rekabetsiz yaşamın kökleri-Hirfet düzeni
 

Rekabetsiz yaşamın köklerini tarihimizde aramaya devam edelim.  Halil İNALCIK'A GÖRE;

" Osmanlı Devleti üretim ve dağıtım tarzı olarak Ortadoğu şehirlerindeki "hirfet" sistemini esas almıştır. Hirfet sistemi, toplumun uyumunu ve geçimini rekabeti ortadan kaldırarak sağlamayı amaçlar. Bursa'daki dokumacılık sektörü örnek olarak incelendiğinde ; ham maddenin dağıtılmasından, işçi ücretlerine, dokunacak kumaşın rengi ve desenine kadar her şey sistemi yöneten ustalar tarafından belirlenirdi."

Bu uygulamanın ana fikri "eski köye yeni adet getirmeme" şeklinde özetlenebilir.  Temel kural ise usta sayısının aynı kalmasıydı. Amaç elde edilen statüyü serbest rekabetin oluşmasına engel olarak zahmetsizce korumaktı. Bu ilkel bencillik; töre ve gelenek görenek örtüsü altında kamufle edilmekteydi.

"Gizli dükkan açanlar ve dokumaları çeşitlendirenler asi olarak görülür ve onların tepelenmesi için devletten yardım istenirdi." (H.İNALCIK *DEVLET-İ ALİYYE*

"Hirfet sistemi esnaf loncaları aracılığıyla sürdürülürdü.  Lonca düzeni, İngiltere'nin Osmanlı pazarını genişleyen kendi makine sanayi ürünlerine açmak için Osmanlı Devleti'ne kabul ettirdiği 1838 ticaret anlaşması ile, serbest pazar koşullarında rekabet gücü olmadığı için çökmüştür." (H.İNALCIK *DEVLET-İ ALİYYE*)

Yerli dokuma sanayi de, rekabete alışık ve açık olmadığı için sistemle birlikte çökmüştür.

Hirfet düzeni Cumhuriyet'te de sürdü mü ?

Hirfet sistemi Cumhuriyet döneminde de devam etmiştir.  Ş.S.AYDEMİR'e göre;

"Muamele vergisi kanunu iptidai tezgah ve işletmelerin modern tesisler haline gelmesini önlüyor ve ilkel tesisi modern tesis aleyhine koruyordu.  Muharrik kuvveti ve işçi sayısını artırmak, vergi yükünü de yenileşen ve büyüyen tesisler aleyhine artırıyordu.  MUAFİYETLER İLKEL TESİSLER İÇİNDİ.  Sürprodüksiyon Nizamnamesi ise güya yatırım israfına meydan vermemek amacıyla, kurulacak özel teşebbüsler için İktisat Vekaletinden müsaade almak mecburiyetini koyuyordu.  Bu müsaadeyi koparmak çok kötü bir bürokrasi cihazı içinde bir mesele teşkil ediyordu.  Kaldı ki herhangi bir sanayi kolunda istihsal fazlası olup olmadığını hiç bir surette takip edemeyen Vekalet, hemen her müracaatta bu iş kolunda istihsal fazlalığı olduğu ve yeni tesislere gidilemeyeceği şeklinde verdiği cevaplarla hala izah edilemeyen bir gaflet ve bürokratik alışkanlık içinde özel sanayinin gelişmesini önlüyordu."   *(İKİNCİ ADAM İNÖNÜ)*

Aslında önlenen ülkenin ekonomik gelişmesiydi. 

Görüldüğü gibi "hirfet" düzeni Cumhuriyet döneminde de aynen devam etmiştir. Yeni devlet de ekonomide serbest rekabeti önlemeyi kendisine görev bilmiştir.  Belki şaşıracaksınız ama hirfet düzeni 1980'li yıllara kadar bütün haşmetiyle sürmüştür. 1980'li yılların ortalarında hirfet düzeni kırılmaya başlamış ve ülke hızla kalkınma yoluna girmiştir. Hoşlansak da hoşlanmasak da insan uygarlığı rekabet temelleri üzerinde yükselmiştir. 

Ekonomideki hirfet anlayışı değişikliği yavaş da olsa giderek sosyal ve siyasal ortama yansımaya başlamıştır. Ancak daha yapılacak çok iş ve gidilecek çok yol vardır. Hirfete geri dönüş ise doğa kuralların aykırıdır. Mümkün değildir.

Her alanda EŞİT ŞARTLARDA SERBEST REKABET demokrasinin nimetlerindendir.  Kendinde rekabet gücü olmadığına inanan insanların demokrasiye karşı çıkışlarının temel nedeni budur. Onlar özgürlükten ölümden korktuklarından daha çok korkarlar. Kolektif yaşam tam onlara göredir. Çünkü;

"Kolektif yaşam güçsüz insanın güçsüzlüğünün üstünü örter.  Güçsüz insan, gerçek kimliği ortaya çıkacağı için ferdi yaşamı istemez ve ondan olabildiğince kaçar.  Bir insan kendisine toplum içinde bir mevki sağlayacak yeteneğe sahip olmadığı taktirde, özgürlük, onun için adeta bir yüktür."   (  ERİC HOFFER     * KESİN İNANÇLILAR*  )

Bu tür insanlar tebaa özellikli insanlardır. Demokrasi için demokratik vatandaşlar gerekir.  Cumhuriyetin doksanıncı yılında tebaalıktan vatandaşlığa geçiş ne ölçüde gerçekleşmiştir sorusunun cevabını arayalım...

                                                            

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 82
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1718
Kayıt tarihi
: 04.05.13
 
 

Emekli pilotum. 1950 yılında Polatlı Çekirdeksiz köyünde doğdum. İlkokulu köyde ve Polatlı'da, li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster