Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ocak '18

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
211
 

Reklamlar Artık İzlenmiyor! Temel İhtiyaç Derneğine Ürün/Hizmet Bağışlayın. Farkı Fark Edin!

Reklamlar Artık İzlenmiyor! Temel İhtiyaç Derneğine Ürün/Hizmet Bağışlayın. Farkı Fark Edin!
 

Son dakika: Evli ve eşi çalışmayan 3 çocuklu işçi bin 709 lira alacak(2)

4 İş Kolik Arkadaş Sohbet Ediyor.

 

Konu: Veren el olmanın güzelliğini nasıl duyurabiliriz?

Kemal: Türk iş rakamlarına göre; Dört kişilik ailenin açlık sınırı 1.608 TL, yoksulluk sınırı 5.238 TL oldu. (3)  

Serdar: Bir kişinin aylık geçim maliyeti 1.989 TL’ ye yükseldi.

Can: Mutfak enflasyonu on iki aylık yüzde 12,29 oranında…

Caner: Anayasanın “ücrette adalet” başlıklı 55. maddesinde “asgari ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları …”nın göz önünde bulundurulur deniyor.

Kemal: Türkiye de yaklaşık 4 milyon işsiz, 6 milyon asgari ücretli tahmin ediliyor. Bunların bir kısmı evli ve çoluk çocuk sahibi! Temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken, çocuklarını okutmakta istiyorlar.

Serdar: Her zamanki gibi Kazan& Kazandır Eylem Planı “KAKEP” uygulamaları odağında sorunun çözümüne yönelik önerilerimiz olacak.

1- UYANIŞ: “Bilinç Dışı Körlükten Kurtul”

Can: Önce Türk iş rakamlarına bakalım: Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 1.608,13 TL, 

Caner: Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 5.238,32 TL oldu.  

Kemal: Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 1.989,20 TL olarak gerçekleşti

Serdar: Sırada madalyonun diğer yüzü var; Ülkemizde ve dünyada zengin fakir uçurumu artıyor. Orta halli kesimin önemli bir kısmı ise biriktirme hastalığına tutulmuş durumda! Evlerimizde, işyerlerimizde ihtiyaç duymadığımız kolilerce ürün/eşya dururken, her gün onlara yenilerini ilave ediyoruz.

                      2.     AMAÇ: “Kazan& Kazandır Amaçlarını Belirle”

Can: Çoğu ailenin yılda tonlarca gıdayı çöpe yollarken, birde kullanmadıkları eşya ve giyim kuşamdan aradıklarını bulamaz hale gelmiş durumdalar. Gene de bir anlık alışveriş mutluluğu uğruna hanımlar her gün evlerine alışveriş torbalarıyla dönüyorlar. Kredi kartları sağ olsun!

Caner: Şimdi de, sadece Alanya’da çöpe atılan 60 bin ton yemek haberine göz atalım. Çoğu otel her şey dâhil sisteminde hizmet verir. Otellerdeki yemek israfı had safhadadır. Örneğin; Sadece Alanya'da yılda ortalama 60 bin ton yemeğin çöpe gittiği tahmin ediliyor.(5)

 Kemal: Altın Kepçe Turizm ve Aşçılar Derneği Başkanı Mustafa Nail Özden anlatıyor; Her şey dâhil sistemde hizmet veren otellerde yemek israfı anormal. Her öğün hazırlanan 3 tabak yemekten ikisinin çöpe gittiği tahmin ediliyor.  Otellerde hazırlanan yemeklerin yüzde 70'inin israf edildiği söyleniyor. Alanya'da yıllık 20 milyon geceleme olduğunu düşünün. Ortalama bir yılda 60 bin ton yemek çöpe atılıyor denebilir.

                      3.     HEDEF: “Hedefini Duyur”

Kemal: ''Bir insan günde sabah öğle ve aksam öğünlerinde toplam 1500 gram yemek tüketmiş olsun.

Açık büfelerde kişi başına günlük 4 bin 500 gram veya 5 kilo yemek servisi yapıldığı hesaplanabilir.

Normal bir insan bu yemeklerin ancak 3'te birini tüketecektir.

Serdar: İşyeri sahipleri, milli eğitim yetkililerine önerilerim olacak:

                   4.     STRATEJİ: “Hedefe Uygun Strateji Seç”

Serdar: Tüm oteller, lokantalar, lüks restoranlarla milli eğitim yetkilileriyle ortaklaşa çalışabilir. Ülke çapında günde tonlarca yemek israf edilmez. Kullanılmayan yemekleri hijyen kuralları gözeterek okul yemekhanelerinde işsiz ve/veya asgari ücretle çalışan babaların evlatlarına sunulabilir.

Kemal: Okul çocuklarına tüm yıl 3 öğün yemek vermekten söz ediyorum. Okul yemekhaneleri tüm yıl açık tutulabilirse, bu mümkündür. “Veren elin alan elden güzeldir” değerini, tüm toplum için sağlık mutluluk kaynağı yapabiliriz.

Can: Okul velileri ve yöneticilerine önerimdir;  Okullarınızın çevresinde yüzlerce yoksulluk sınırı altında çocuğumuz var. Aç kalanlar var, yeterince beslenemeyenler de!  Çocuklarımızla, anne babalarının kalpleri kırılmasın! Aynı şekilde 80 milyon paylaşmanın mutluluğunu duysun

                  5.     RİSK YÖNETİMİ: “Dinamik Önlemler Uygula”

Kemal: Yerel yöneticilere önerimdir; Aç açına okula giden çocuklar kalmasın. Onlara  “keşke”  yardım etseydik demeyelim. Yoksul seçmenleri siyasetçiler sadece seçim zamanı hatırlamasın! Yemeklerin çöpe atılmasını önlemek iyi bir başlangıç olabilir. İhtiyaç sahibi okul çocuklarına, ücretsiz yemek hizmeti projesini şimdi başlatabiliriz

Can: Eğitimcilere önerimdir; Okul çocuklarına sağlıklı beslenme, sağlıklı yaşam kuralları için uygun zamandır. Onlarda evlerinde öğrendiklerini anne babalarıyla paylaşacaklardır. Zengin çocuklarına sahip olduklarını ihtiyacı olanlarla paylaşmanın zevkini tattırabiliriz. Uyuşturucuyla en iyi mücadele şeklidir. Çocuklardan amaçsızlıktan ve boşluktan küçük yaşlarda uyuşturucuya itilenleri okuyoruz. Şükür ve dua eğitimi işe yarayacaktır.  Yemeğe şükür ve dua ile başlamayı öğretebiliriz. İsrafa son kampanyası işe yarayacaktır.

Caner: Okul yemekhanelerini yılın 12 ayı açık tutulsa be güzel olurdu! İhtiyacı olan çocuklara 3 öğün sıcak yemek verilirdi.  Mahallelerimizde, okula gitmeyen kimsesiz sokak çocuklarının da karnı doyardı. Muhtarlarla o çocukların tespit edebilir. Çocukların kötü yollara itilmesinin önüne geçilir. Tüm ihtiyaç sahibi çocukların beslenmesi, sorunları ve eğitimleriyle ilgilenebiliriz. Her iki dünyada da bundan daha büyük kazanç ne olabilir?

Kemal:  Kaymakamlıklara, belediye başkanlarına önerimdir. Bölgemizdeki çocukların sağlıklı beslenmeleri hepimizin sorunudur. Sokak çocuklarının durumu o bölgede yaşayan herkesin sorunudur. Başta israf edilen yemekler, yiyecekler, giyim, kuşam değerlendirebilir. Yok, olan milli servetin ihtiyaç sahiplerine dağıtabilir! Bunlar hepimizin gerçek sorunları olduğunu biliyoruz!

                     6.     TEKLİF: “Sektör Aktörlerine/Oyuncularına Ret Edilemeyecek Teklifler Getir”

Serdar: Milli Eğitim ile Gıda Tarım Hayvancılık Bakanlığı yetkililerine önerimdir; Bir tarafta çöpe giden yılda tonlarca yiyecek içecek olduğu söyleniyor. Diğer yandan bu yiyecek ve içeceklere yılın 12 ayı ihtiyacı olanlar var. Okul çocukları ve/veya sokak çocukları aç kalmasın. Her Mahalleye Halk Buzdolabı Koyalım. Yoksullar Aç Kalmasın

Kemal: Tatile giderken dolaplarımızdaki giyecek, içecekler bozulabilir.  Örneğin sütün son kullanma tarihi geçebilir. Sebzeler bozulabilir. Kullanmadıklarımızı semtimizdeki olası halk buzdolaplarına bırakabiliriz. Evimizde kullanmadığınız yiyecek, içecek, eşyaları atmak akıllıca olmamalı.  Akıllı telefonumuzla ihtiyaç sahipleriyle iletişim kurabiliriz. Örneğin, Semtimizdeki ihtiyaç sahipleri gelip evimizden teslim alabilirler.

Can: Sizin kullanmadan bozulacak olan gıdalarınıza, komşunuzun ihtiyacı vardır. Onlar siz kullanmadan bozulup atılmasın. Komşunuzun kalbi kırılacaktır. En çok da sizin kalbiniz!  Ülkemizde milyonlarca insan sizin, benim kadar şanslı olmayabilir. Açlık sınırında çoluk çocuk yaşayan vatandaşlarımızı düşünmemiz gerekiyor!

Serdar: Dünyanın en zengin insanlarından servetlerinin % 90 ını yardım vakıflarına bırakanlar var. Bizim zenginlerimizin bazıları onları örnek alırken, bazıları bindikleri onlarca özel uçak, yat, arabalarıyla övünenler var. Oysa zenginlerin sahip oldukları yerine paylaştıklarıyla övünmeleri gerçek mutluluk kaynağı olurdu!

                      7.     PAYLAŞIM: “Kazandığından Fazla Kazandır

Kemal: Çokça şansımız, biraz da çalışmamız nedeniyle sahip olduğumuz güç ve parayı Yüce YARADAN nedeniyle bizi sınamak için verilmiştir. Bu durumu daha çok tüketim yerine ihtiyaç sahiplerine daha çok yardım etmek için bir fırsat olmalı!

Can: Daha çok güç, tüketim, lüks bizi daha öfkeli yapacaktır! Mutluluğun anahtarı tüketim değil, paylaşımdır. Sade yaşam, mutluluk ve huzur verir. Zor durumda daha çok insana yardım etmemiz için olası fırsatları kullanalım. Tüm hayatımızın Yüce YARADAN tarafından bizim için bir sınav olduğunu düşünebiliriz.

Caner: Çevrenizdeki insanlara daha çok yardım edelim. Her gün onlarca fırsat çıkıyor. Bunu yapacak imkânı olup da yapmayanlara örnek olalım. İmkânımız olmasa bile gönüllü olarak çalışalım. Bu tür projelerde gönüllü olmak harika bir duygudur. Gücümüz yoksa hizmetimizle, zaman ayırıp destek olalım.

                   8.     TAKTİKLER: “Ortaklaşa Kazandıran Taktikler Uygula”

Can: İhtiyacı olan insanlara yardım ederken güler yüzlü olalım.Yardım yaparken insanlarının onurunu kırmaya ihtiyacımız olamaz. Güzel birkaç kelimeyi sevdiklerimizden / sevmediklerimizden esirgemeyelim.

Serdar: Bir doktor, hemşire, hastane sahibi olabiliriz. İhtiyaç sahipleri için halk günleri düzenleyelim. Bu parayla satın alınamayacak bir reklam olur. Aynı zamanda sahip olduklarınızı vermenin mutluluğuyla başınızı yastığa koyduğunuzda huzurla uyursunuz.

Caner: İşsiz ve asgari ücretle geçinen anne, babaların ve ailelerin kendileri ve çocukları onlarca ürün hizmetin hasretini çekiyorlar. Ürün/hizmet üreticileri olarak tüm reklam bütçenizi sıfırlayarak, kaynaklarınızı aşağıdakine benzer yardımlara ayırabilirsiniz;

Kemal: Özel okul sahipleri, zor durumdaki ailelerin başarılı çocuklarını seçer. Anaokulundan üniversiteye ücretsiz okutur. Bunu toplumla paylaşır. Bundan iyi reklam mı olur?

Serdar: İnşaat firmaları zor durumdaki aileler için yaptıkları evlerin sadece binde birini ömür boyu oturmaları için verebilir. Böylece onları kiradan kurtarmış olur. Bundan iyi reklam mı olur?

Can: Sinemalar, tiyatrolar, pop starlar, stand up çılar zor durumdaki aileler için biletlerin yüzde birini seyretmeleri için ayırabilir. Bundan iyi reklam mı olur?

Caner: Bu yazıyı yazarken kafeterya sahibi olan bir arkadaşla konuşuyordum. Fikir çok hoşuna gitti. Haftada 1 gün zor durumdaki aileler için ücretsiz hizmet vermek için kaymakamlıkla görüşeceğini söyledi. Bundan iyi reklam mı olur?

Kemal: İletişim hizmeti veren firmalar birbirleriyle rekabet içindeler. Cirolarının binde birini zor durumdaki ailelere basit bir telefon ve kontör için ayırabilirler. Bundan iyi reklam mı olur?

Serdar: Belediyeler ve şehir içi ve şehir dışı özel ulaşım firmaları işsiz ve asgari ücretle çalışan ailelerin kartlarına belli bir kota ayırabilirler.Bundan iyi reklam mı olur?

Can: Listeyi uzatmak mümkün bunu okurlara bırakalım. Tamda bu önerdiklerimize yakın hizmetleri birleştiren hayırsever bir kuruluştan söz edelim:

 Caner: TEMEL İhtiyaç Derneği (TİDER) Maltepe’den sonra Bağcılar’da ihtiyaç sahiplerinin ücretsiz alışveriş yapmasını sağlayan ikinci Destek Market’ini açtı.(3) Bu markette para geçmiyor

Kemal: Temel İhtiyaç Derneği (TİDER) Maltepe’den sonra Bağcılar’da ihtiyaç sahiplerinin ücretsiz alışveriş yapmasını sağlayan ikinci Destek Market’ini açtı. TİDER Yönetim Kurulu Başkanı Serhan Süzer’ e göre; Destek marketler, ürünlerin çöpe gitmesini engelleyerek israfı önlüyor. TİDER istihdam da sağlayarak ihtiyaç sahiplerinin kendi ayakları üzerinde durmalarını sağlıyor.

Serdar: TİDER 2010’da Gıda israfını önleme ve yoksulluk sınırı altında yaşayan insanların temel ihtiyaçlarını karşılama misyonuyla kurulur. Çalışmalarını, giyecek, yakacak, yiyecek ve temizlik konularında geliştirmeye gayret ediyor

Can: Bu dört ana konudan işletmelerin elinde bulunan ürün/ hizmetlerin kendilerine ulaştırılmasını talep ediyorlar. Bunlar şunlar olabilir:

    ·         Stoklarında fazla bulunanlar,
    ·         Son kullanma tarihleri yaklaşmışlar,
    ·         Paketleme ve ya üretme hatası bulunanlar,
    ·         İhracat fazlası ürünler

Olabilir.

Kemal: Bu ürün ve malların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için ortaklaşa çalışmalar gerekiyor. İşletmeler ile dernek ve vakıflar arasındaki kurulan organizasyonuna dünya literatüründe gıda bankacılığı deniyor.

Can: Veren el alan elden daha değerlidir kültüründen geliyoruz. Paylaşma kültüründen geliyoruz. TİDER yardımları yapıp kenara çekilmiyor. İnsanları istihdama yöneltiyor. Yani insanların kendi hayatlarını idame ettirecek noktaya gelmelerini sağlıyor.

Caner: Bu sistem Aile Bakanlığı tarafından da çalışılıyor. Kamu, özel sektör ve üçüncü sektör dediğimiz sivil toplum örgütlerinin başarılı bir çalışmasını görüyoruz.”

Benim TİDER ve Bakanlık yetkililerine önerim gıda bankacılığına gıda dışı ihtiyaçlar ile yukarıda örneklediğim, hizmet ihtiyaçlarını da katmak yönünde!

Kemal: Serhan Süzer;  anneannesi Ayten Ebedi’nin adını, bıraktığı mirası bu şekilde yaşatmaya karar verdiğini ifade ediyor. Süzer konuşmasında sistemin nasıl işlediğini şöyle anlattı: “Kaymakamlıkla işbirliği içindeyiz. Aileler Kaymakamlığa başvuruyor. İhtiyaç sahiplerinin cep telefonlarına “Destek Market’te şu kadar limitiniz var, geliniz” diye mesaj gidiyor. Gelen kişi markete kendisine gelen mesajı ve TC kimlik numarasını gösteriyor. İnsan kaynakları masamıza gönderiyoruz. Ailede kaç kişi var kaçı çalışabilir durumda onları öğreniyoruz.

             9.     KURALLAR: “Kazan& Kazandır Kurallarından Ödün Verme”

Serdar: Serhan Süzer şöyle devam ediyor;  Sonra da kişiler alışverişe başlıyor. Esas işimiz ondan sonra başlıyor. Aileyle iletişime geçiyoruz. Çalışabilir durumda olanları mülakata çağırıyoruz. Onları işe yerleştiriyoruz, mesleki eğitimlerini firmalar veriyor. Sonra bize ihtiyaçları kalmıyor ve kendi ayakları üzerinde durabiliyorlar.

Can: Serhan Süzer ekliyor; Hem israfı önlüyoruz, çünkü bu ürünler çöpe gidecek ürünler. Ya da paketi zedelenmiş ürünleri yeniden paketliyoruz. Asla zamanı geçmiş ürünler yok burada. Fazla üretim yapan firmalar bağış yapıyor mesela. İnsanların da kendi ayakları üzerinde durmasını sağlıyoruz.“

Kemal: Son olarak, Yukarıda önerdiğim hizmet ihtiyaçlarını da şirketlerin bir reklam fırsatı olarak görmeleri! Umarım TİDER gibi hayırsever bir dernek daha kurulur. O da zor durumdaki ailelerin hizmet ihtiyaç ve eğitim ihtiyaçlarını karşılar. Benden Önermesi!

                                                                                                                                                                                         10. SÜREKLİ İYİLEŞTİRME”KAİZEN” “Hedefleri sürekli iyileştir” 

Faydalanılan Kaynaklar:

(1)      http://www.ortadogugazetesi.net/haber.php?id=42227&haber=copten-ekmek-toplayan-kadin-yurekleri-burktu

(2)      www.yenisafak.com

(3)      www.turkiş.com.tr

(4)      http://www.hurriyet.com.tr/bu-markette-para-gecmiyor-40585470

(5)      http://www.ntv.com.tr/yasam/otellerde-uc-tabak-yemekten-ikisi-cope-atiliyor,R0xboipiEUCmoOi3iAaMCg

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 92
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 365
Kayıt tarihi
: 10.10.11
 
 

Şükrü ÖZGÜR İ.T.Ü Metalürji mühendisliğinden mezun oldu. Kamu ve özel sektörde farklı pozisyonlar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster