Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Temmuz '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1034
 

Rektör seçimleri-atamaları ve “idare”cilik

Rektör seçimleri-atamaları ve “idare”cilik
 

Rektörlük "seçimleri" yapıldı.


Bazı üniversitelerimizde rektör “atamaları”nın yapılacağı şu günlerde rutin konu tekrar gündeme geldi.

Her üniversite kendi içinde “seçim” yapıp birini seçiyor ise niye bu kişi rektör yapılmayıp YÖK’ün belirlediği adaylar arasından Cumhurbaşkanınca atanıyor?

O halde ben de soruyorum; kamu “idaresi”nde atanmayıp seçilen bir “makam” var mıdır?

Ülkemizde milletvekilliği seçimi yapılmaktadır. Halk sadece vekillerini seçip bir meclis oluşturmaktadır.

Sonrasında sistem şu şekilde işlemektedir:

Cumhurbaşkanı bu meclis üyelerinden herhangi birini başbakan “atar” (Bkz.Anayasa). Birinci gelen partinin genel başkanın atanması zorunluluk değil teammüldür. (Bunun olmadığı durumlar da olmuştur.)

Başbakan meclis içi ve dışından bakanları “kendi” belirler. Cumhurbaşkanı onaylar.

Bu bakanlar müsteşarları, genel müdürleri atar. Başbakan ve Cumhurbaşkanı onaylar.

Müsteşarlar ve genel müdürler kendilerine bağlı daire müdürlerini, bölge müdürlerini belirler.

Bu böyle en alt yöneticiye kadar devam eder.

Yani hiçbir “idareci” kendi altında çalışan memurlarca belirlenmemektedir.

Önümüzdeki günlerde Yüksek Askeri Şura (YAŞ) toplanacak. Birliklerin başına geçecek komutanları “belirleyecek”. Misal, 2.Ordudaki subay, astsubay seçim yapıp komutanımız şu olsun diyemiyor.

Bu açıdan bakıldığında; üniversitelerde rektörlük seçimi yapılması anlamsızdır, göstermeliktir. {Özel (vakıf) üniversitelerinde de durum aynıdır. Rektörü vakıf mütevelli heyeti atamaktadır.}

Tüm kamu kurumlarında bu atama sistemi kanunlarla ve yönetmeliklerle sabitlenerek güvence altına alınmıştır.

Hal böyleyken yapılması gereken; üniversitelerdeki <ı>“Seçim Tiyatrosu”na ya hemen son verilmeli ya da <ı>“bir anlam” kazandıracak düzenleme yapılmalıdır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bir kurumun en iyi idare edenini ancak o kurumun çalışanları tesbit edebilir...dışardan birisi kişinin idarecilik vasıflarını ne ölçüde analiz edebilir sizce...tepeden atamalar değil kişilerin çalışmak istediği insanlar koltuklara oturmalı...bu anlamda üniversitelerde yapılan seçim sonuçlarını ipleyen de yok zaten....yazık ki ne yazık...

arzuli* 
 24.07.2008 16:29
Cevap :
Her iki metot da doğru sonuç verebilir. Zaten benim belirttiğim husus bu yönde. Ya seçim ya atama. Özel sektörde bir yönetici işe alınacağı zaman değerlendirmeye, görüşmeye tabi tutulur. Bunun için insan kaynakları diye ayrı bir bilim dalı var artık. YÖK de bu metodu uyguluyor. Belirlediği adayları mülakata çağırıp kademeli olarak görüşmeler yapıyor. Bu görüşme neticesinde hazırladığı görüşlerini de içeren raporlarla C.başkanına sunuyor. Bu da doğru bir yöntem. Ancak prosedür dışı iletilen bilgilerle belirlenmesi yanlış.  24.07.2008 20:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 789
Kayıt tarihi
: 12.07.08
 
 

Erciyes Üniversitesi’nde başladığım Elektronik Mühendisliği eğitimini Yıldız Üniversitesi’nde tamaml..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster