Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Nisan '10

 
Kategori
Sanat Tarihi
Okunma Sayısı
842
 

Renee Niklan Envelopes sergisi Ekavart Galeri

Renee Niklan  Envelopes sergisi Ekavart Galeri
 

Renee Niklan Envelopes Ekavart Galeri Süzer Plaza


Ekavart Galeri’den Envelopes isimli sergi daveti mailime düştüğünde ne ile karşılacağımı bilmiyordum. Renee Niklan’ın sergisi idi. Zarflar nasıl anlatılabilirdi bir sanat olarak. PTT’nin bu sergiye sponsor olması gerekir mi? Bunu bilemem. Böyle bilgi sunulmuş mudur PTT yönetimine?

Zarflar gizler. Zarflar saklar. Zarflar taşır. Zarflar Açılır. Zarflar çöpe atılır. Bir mektup yazılır ve zarfın içine konur kapatılır. Üzerine isim ve elden verilmeyecekse adres yazılır ve postaya verilir. Hareket başlamıştır. Zarf içinde duygular bir kişiden bir başka kişiye taşınmaktadır. Zarfın içine kapatılan duygular kısa veya uzun bir zaman sonunda açılacaktır ve bu duygular da okuyan kişi üzerinde başka duygu yaratacaktır.

Şarkı da olduğu gibi “Bak postacı geliyor, selam veriyor, herkes ona bakıyor,merak ediyor” sözleri de bunu anlatıyor. Zarf merak yaratır kapalı olduğu müddetçe. İçinde aşkı taşıyabilir, sevgiyi taşıyabilir, özlemi taşıyabilir, suç duyurusu taşıyabilir, icra emri taşıyabilir, iyi ya da kötü bir haber taşıyabilir. Bu anlamda zarf duyguların geçici hapisanesi de sayılabilir. Tabii açılana kadar. Açıldıktan sonra ise zarfın hiçbir önemi kalmayacaktır. Taşıdığı duygu, bilgi veya belge başka duygular yaratacaktır. Senden ayrılmak istiyorum, seni seviyorum, seni çok özledim, karakola veya mahkemeye gelmelisiniz, kredi kartı borcunu şu tarihe kadar ödeyin bilgileri hep zarfla taşınmaktadır.

Yeni internet çağında ise mesajlar zarfsız kalmıştır. Mesajın geldiğine dair bir uyarı gelir. Mesaj açıldığında ise duygu ortaya çıkar.

Bütün bunlardan sonra Renee Niklan’in neden zarfları önemsediğini de düşünmek gerekiyor. Kendi söylemine göre uçakla giderken bulutlarda zarf şeklini gördüğü için sanatı zarflamaya, zarfı sanatlamaya yöneldiğini söylemesi tabii ki ilginç. Sanatçının dış dünyadan uyarıları bir mesaj olarak algılayabildiğini ve etkilendiğini de gösteriyor. Ama ona benzer görüntüyü çok sayıda insan görmesine rağmen neden sanatçı zarf konusuna yoğunlaşmıştır?

Yaptığı tablolar arasında kadınca zarflar, erkekçe zarflar, şeffaf zarflar, çizgili zarflar görülebilmektedir. İki açıdan bakılırsa durum biraz daha açıklık kazanabilir. Sanatçı geçmişe özlem duymakta ve geçmişi özleyenlere mesaj vermektedir, belki de. Ama daha da önemlisi geçmişte almak istediği ama alamadığı çok sayıda zarfı ve zarf içindeki duygulara duyduğu özlemdir., belki de.

Bu anlamda sanatçının geçmişinde yatılı okuyup okumadığına da bakılmalıdır ve tabii ki hayatta da yaşadığı yalnızlığa da. Yalnızlık ve yalnızlıktan kurtulma isteği alınan zarflarla mümkün olabilecek ama alınmadığı zaman da kişi kendisini kötü hissedecektir. Zaten sek sek çizgileri içine yerleştirilen zarflar bu yalnızlığın çocukluktan geldiğini de göstermektedir.

Hapisane de, yatılı okulda, askerde gelen zarfların üzerindeki isimlerin okunması bir heyecan yaratır. Zarfı eline alanlar sevinir, alamayanlar ise üzülürken, zarf açıldığında ortaya çıkacak duygularda farklı olacaktır.

Alınmamış mektupların özlemini izleyicilerine yansıtan sanatçı, bir başka anlamda da mesaj göndermemiş olanlardan bir anlamda intikam almaktadır. Sergiyi izleyenler hangi zarfta ne duygu olduğunu düşünmeye başlamakta ve açtıkları ve açamadıkları zarfları zihinde canlandırmaktadır. Sergide seksek çizgileri içindeki zarflar, üzerinde günlerin çizildiği zarf (sanki hapisanede gün sayılması gibi), kadınca duygular uyandıran büyük kırmızı zarfı beğendim. Ne de olsa her insanda birkaç yönden kapalı bir zarf sayılabilir ve içinden ne çıkacağı belli olmaz. Zarflar yırtmadan açılabilirse içi tam anlamı ile görülebilir. Ama içindeki mesaj için yırtılan her zarf çöpe gidecek ve değeri anlaşılmayacaktır.

Sanatçı açısından bakıldığında ise zarflardan sonra hangi konuya yoğunlaşacağı önemli bir gösterge olacaktır. Zira kapalı olan zarfları çizerken kaynaklarını da kapatmış olabilir ve yeni yapacağı tablolarda kaynaklarının açılmasını da sağlamalıdır. Aksi takdirde kaynaklarının ne olduğunu kendisi de, biz de bilemeyebiliriz.

Zarflar duyguları taşır ve işi bittikten sonra önemi kalmaz. Ama her zarf yırtılmadan açılmalı ve taşıdığı mesaj kağıdı ile birlikte açılmalıdır. Zarfa değil mazrufa bakılmalı cümlesi zarfların aslında bir giysi olduğunu da ifade edebilir. Bu anlamda giysiler de insan için bir zarf sayılabilir ve vücudu da. Bu anlamda zarfsız olarak görülebilen insanların zihninde ne olduğunu bilmek mümkün olamayabilir.

Alınmış ve alınmamış mektupları taşıyan zarfların ve Renee Niklan’ın eserlerinin bende uyandırdığı düşünceler böyle. Sergi ziyaret edilmeli ve kendinizin aslında hangi zarfı sevdiğiniz, hangi zarf olduğunuz, hangi zarfın içine girmek istediğiniz bulunmalı, değil mi?

http://www.ekavart.tv

Cengiz Eren

1 Nisan 2010 Kozyatağı

http://www.erenlp.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 44
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 4598
Kayıt tarihi
: 22.06.06
 
 

Duyular, duygular, kullanılan dil ve davranışlar arasındaki bağlantıları inceleyen NLP konusundak..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster