Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ocak '19

 
Kategori
Resim
Okunma Sayısı
27
 

Renklerin Efendisi Mehmet Göncü

Cumhuriyetimizin çok sayıda sanatçı yetiştirdiğini biliyorsunuz. Bu sanatçılar şair, öykücü, heykeltıraşlar, müzisyen, ressam vb birçok dalda üretim yapan değerlerdir. Çoğu da eğitim kökenlidir. Bu sanatçı filizlenmesi köy enstitülerinde başlamıştı. Bu gelenek öğretmen okullarında da kısmen görülmeye devam etti. Onların da kapanmasıyla bu damarımız kesildi dersek pek de abartı sayılmaz. Bu öğretmen okullarından biri de Aksu Öğretmen Okulu’dur. Size bu okuldan mezun çok değerli bir ressamı tanıtmaya çalışacağım.

Ressam Mehmet Göncü:

Her sanatçı toprağına benzer. Hele resim çalışan bir sanatçıysa bütün benliğine işleyecek renkler, çizgiler ve öyküler onun en değerli malzemesi olur. Oluşturacağı üslup için dönemin üretim tüketim ilişkilerinde yerini alır. Göncü’nün yaşam öyküsüne baktığında Antalya’nın bereketli toprakları ve o toprakların üstündeki her türlü varlık görseli resimlerinde çok rahat görülür. 11 yaşında babasını kaybedince, köyden Antalya’nın Sanayi Mahallesine taşınmışlar. Bu bir dönem yaşadığı yoksul semtinde insanların sokaklarda asılı çamaşır temalı resimlerini çatışma duygusu veren renk ve çizgilerle başarılı bir şekilde çalıştığı görülür.  

Aksu Öğretmen Okulu’nda ilk resim öğretmeni Zeynel Kuran yaptığı Atatürk resmini “İşte resim bu” deyip beğenisini göstermesiyle resim serüveninin başladığını söylüyor Ali İhsan Görmez’e bir röportajında. İkinci öğretmeni Yamen Karaaslan’dır. Yamen hocayla zaman zaman görüşürüz sergi açılışlarında. Ne zaman Mehmet Göncü’yü sorsam gözleri ışıldar ve “Bu çocuğun resim yeteneği Allah vergisi,” der. Hatta bu yeteneğin peşini yaşamı boyunca takip eder, Antalya’da kendi mekanını atölye yapar ve öğrencisi Göncüye “Gel burada resim çalışmalarına devam et” der. Gelir bir süre çalışır, lakin hocanın titizliği mekanla ilgili müdahaleleri onun özgür sanatçı yapısıyla örtüşmez ve kapıyı çarpar gider.

Göncü’nün çocukluğu göçerlik nedeniyle Antalya’nın Çıplaklı köyü, Kızıllı, Kirişçiler, Kevşirler, Çığlık gibi köylerin bereketli, yeşil bir manzarada geçmesi resimlerinin insan ve doğa temalı olmasının nedenlerindendir. Göncü’nün doğduğu coğrafyanın doğal zenginliği, görkemli manzaraları içine işlemiş olmalı ki bu etki resimlerinde giderek insan ve doğanın soyut yorumlamalarıyla izleyicisini kendisi gibi yaşadığı imgesel gelgitlerin coşkusunda sarsan bir kendine özgülük vardır. Doğanın güçlü dinamizmini,  renklerin özgürce ve büyük bir aşkla kullanışı dikkati çeken unsurlardır. Resminde her türlü rengi özgürce kullansa da onun yeşil tonlarına bir zümrüt ışığı gibi takılıp kalırsınız. Resimlerindeki renk karşıtlıkları, geçişleri ustaca yapar. Moda tabirle renklerin efendisi dersek yerinde olur.

Resmindeki yoğun figüratif ilişkiyi insan ilişkilerindeki çatışmalar, acı, hatta çığlık olarak resminde seslendirdiğini söylüyor.

Teknik olarak akrilik çalışsa da sulu boya ve yağlı boya tekniğine de hakim. Mehmet Göncü’nün doğayı ve insanı soyut bir düzeyde yorumlaması izleyene resimle içsel bir yolculuk yaptırır.

Resimde bir kategoriye ait olmak gibi bir derdinin olmadığını,  önüne geçen her türlü malzemeyle çalıştığını söylerken çocukluğunda ilk resim deneyimindeki bir anıyı şöyle A. İhsan Görmez’e şöyle anlatmış: “ Sanıyorum altı yaşlarındaydım. Hayvanları otlatmak üzere çıktığım Çukur’a vardım. Çukur, suyu çekilen göl yatağıdır. Yazın suyu çekilen gölün yatağında kaymak gibi özlü bir çamur tabakasını bulunca parmağımla resim yapmaya dalmışım. Bu arada güttüğüm öküzlerin kaybolduğunu annem gelince anladım. Neyse ki komşuların ekininde bulduk.”

1951 yılında Antalya’da  doğmuş. Çıplaklı köyü nüfusuna kayıtlı. İlkokulu köyünde, öğretmen okulunu Aksu’da bitirdikten sonra da ön lisans eğitimi aldı. Sınıf öğretmenliğinden emekli olduktan sonra özel rehabilitasyon okulunda bir süre yöneticilik yaptı. O özel çocukların eğitiminde resmi araç olarak kullandı. Ve özel eğitime muhtaç çocukların yaptığı resimlerle sergiler açtı. Bu çocuklarla resim diliyle iletişim kurduğunu, hatta sağaltımı resimle gerçekleştirdiğini gördüm.

Bu çalışma yaşamında eşi Ayşe hanımla hep yan yanaydı. Şimdi iş hayatına son verip kendini resimlerine veren Mehmet Göncü İki çocuk babasıdır.

        Kişisel sergi etkinlikleri:
Siirt Kozluk  İlk görev yeri YBO Sergi       1972
Eskişehir Devlet Güzel Sanatlar Galerisi  1973
Antalya Devlet Güzel Sanatlar Galerisi    1974
Antalya Devlet Güzel Sanatlar Galerisi    1977
Bursa Devlet Güzel Sanatlar Galerisi       1998
ANSAN Sanat Galerisi                              2000
Antalya Devlet Güzel Sanatlar Galerisi     2003
ANSAN Sanat Galerisi                              2005
Antalya Kaleiçi  Vakfı Sanat Galerisi         2005
İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Galerisi   2007

       Önemli Karma Sergiler:
Çevre Sanatçıları Grubu DGSG  Ant. Üçlü Karma     1973
Çevre Sanatçıları Grubu DGSG  Eskişehir üçlü grup 1973
ANSAN   ANTÇEV   Sergileri.                                     2004-2005
Antalya Müzesi Deprem yararına                               1999
GÜSAD Ant. Geleneksel Esen Emekçigil Sergisi.      Her yıl
Manfel Moda Sanat Galerisi                                       2004
   Hatırlayamadığı yer ve zamanların toplam karma sergileri 50 civarı.

    Yer aldığı Kataloglar:
Ansan Plastik Sanatçılar Karması 2000
Antalya Çevre Sanatçıları Katalogu 1973
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 827
Kayıt tarihi
: 19.06.09
 
 

Gazi Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Kastamonu Eğitim Yüksekokulu Sınıf Öğrt. bitirdikten sonra A...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster