Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mayıs '07

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
4228
 

Resimdeki kel kadın

Resimdeki kel kadın
 

Sinead O'Connor.

1966'da Dublin'de doğmuş. Dağılmış bir ailenin beş çocuğundan biri, üvey babası tarafından fiziksel istismara maruz bırakılmış. Boşanma sonrası annesini trafik kazası ile kaybettikten sonra babasının yanına dönmüş. Sert katolik anlayışı ile yetiştirildiği okuldan kaçıp, marketlerden hırsızlık yaptığı için islahevine girmiş. 15 yaşında bir düğünde şarkı söylerken keşfedildiği, Dublin Müzik Okulu'nda piyano ve vokal dersleri aldığı bilinir. İrlanda içinde önemli çalışmalara imza attıktan sonra, '91 de
'Nothing compares to you' yu söylemiştir. Bu şarkı bir Prince bestesidir ve Sinead O'Connor 1991'deki çıkışını bu besteye borçludur.

1992'de Papa'nın resmini canlı yayında yırtmış, 1999'da ilk eşinden ayrılarak rahibe olmaya karar vermiş, 2000 yılında lezbiyen olduğuna dair dedikodular ortaya çıkmış, sonra da ikinci eşiyle evlenip 2002 yılında 'sakin bir yaşam istediği' için müzik olayına son verdiğini açıklamıştır.

Halen İrlanda'da yaşmaktadır ve bir reggae albümüyle müzik dünyasına yeniden merhaba demeye hazırlandığı söyleniyor. Bob Marley'in ‘War’ ve Peter Tosh'un ‘Downpressor Man’ şarkılarını yeniden yorumladığı bu albümde Sinead O’Connor yeni şarkılarının kendi ruhsal durumunu yansıttığını söylüyor ve ekliyor: ‘Hedefim bu albümün markette daha ruhani albümlerle birlikte yer alması.’

(kaynak:wikipedia'dan özetlenmiştir)

Benim dinlediğim 4 albümü var:

The lion and the cobra
I don't want what I haven't got
Am not I your girl?
So far, the best of Sinead O'Connor

90'lı yıllardaki afili, hoppidi zıppidi genç kadın kimliğine karşı çıktığı, sert tınılı müziği, saçlarını kazıtışı, renksiz neredeyse çuval benzeri giysileri ve garip dansıyla çok net anlaşılan bu yaramaz kız, aynı zamanda klasik güzellik tanımına uyan simetrik yüz hatlarına sahip hoş bir yüz.

Onu dinlemeye 'nothing compares to you'nun da içinde olduğu 'I dont want what Ihavent got'la başlamak iyi olur. The 'lion and the cobra' biraz sert ve huzursuz bir albümdür,çünkü. 'So far... 'ise bir 'best of...' olduğundan çok yakın durmak istemeyenler için ilk ve son ama iyi bir Sinead O'Connor özeti olabilir.

'Am not I your girl ?' ise, 50'li yılların önemli müziklerini İrlandalı sesiyle dinleyebileceğiniz, lezzetli değişik bir albümdür:

'Be witched, bothered and be wildered', 'scarlett ribbons' ve 'Don't cry for me Argentina'yı onun büyülü yorumuyla dinlemek bambaşka bir keyiftir. Orjinallerini aratmaz!

En çok
'Jackie', 'this is a rebel song', 'you cause as much sorrow', 'drink before the war'.... Severim de severim yani. Şarkıları arasında ayrım yapmam çok güç.

'feel so different' adlı parçasına başlarken

'God grant me the serenity to accept the things I cannot change,
Courage to change the things I can
And the wisdom to know the difference' der.

Bu sözlerin İncil'den alıntı olduğunu söylüyorlar-bilmiyorum- ben Sinead O'Connor' dan duydum, ona yakıştırdım.

Türkçesi:

'Tanrım,
değiştiremeyeceklerimi kabul etme gücü,
değiştirebileceklerimi değiştirme cesareti
Ve neyi değiştirip neyi deşitiremeyeceğimi ayırd eden
bir sağ duyu bağışla' dır.

Sinead O'Connor zorlu yaşamına verdiği sıra dışı tepkileriyle, ve bunu yansıttığı müziğiyle uzaktan kolay anlaşılabilecek bir müzisyen değildir.




Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tam hayatını bilmiyordum ve burdan öğrendim.teşekkürler.çok tatlı bir şarkıcı.

deniz rüzgarı 
 04.09.2007 8:47
Cevap :
Ben teşekkür ederim, sevgilerimle  04.09.2007 14:45
 

Dinlemekten her zaman zevk aldığım bu farklı sesi bana tanıştıran (inanınki sadece o tanıştırdığı için bu sesin sahibini sevmiyorum, taa en başından beri bu nev-i şahsına münhasır Kuzey'liyi dinlerken yüreğimde ve boğazımda oluşan tat ve hisler hep böyleydi, buruk ama hoş!) bir dostum aklıma geldi : ))) Bu vesile ile ona da "TEŞEKKÜR ETMEK" istedim, bu sesi duyduğum her yerde, yüzümde beliren o gülümseme hep onun dostluğundaki içtenliğe olan inancımdan ve sırrı bende saklı utancımdandır, sağolasın be DOSTUM, seni yadettirenlere de TEŞEKKÜRLER.... : )))

Doğan Uz 
 12.07.2007 11:29
Cevap :
Ben teşekkür ederim:). Sevgilerimle  12.07.2007 11:42
 

Zülal Hanım, son derece keyifle okudum yazınızı. Zaten Snead O'connar'ı bunca uzun zaman geçmesine rağmen hafızasından silemeyen bir kuşaktanım (1972'liyim) :))). Hatırlıyorum da TV'de ne zaman onun klibi çıksa, kız kardeşim de ben de, o zamanki süslü püslü, takıp takıştıran kadın prototipine hiç uymayan, lakin saydamlığı ile büyüleyen bu kadının karşısında ağzımız açık kalıyorduk. Sesi de inanılmaz sıra dışı ve mistik bir tınıdaydı. Neyse, tekrar ellerinize sağlık ve sevgiler..

Nazan Adıgüzel Köseoğlu 
 25.05.2007 14:14
Cevap :
'72, tam tamına onlardanım ben de:). Teşekkürler. Sevgilerimle.  25.05.2007 14:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 146
Toplam yorum
: 939
Toplam mesaj
: 46
Ort. okunma sayısı
: 1032
Kayıt tarihi
: 05.12.06
 
 

Hep yazmak istedim. İnsan düşüncelerini yazıya dökünce kendi başınadır çünkü, kaygısız, katıksız ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster