Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ekim '10

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
960
 

Resmi dilde eğitim mi? Ana dilde eğitim mi?Ana Dil Eğitimi mi?

Resmi dilde eğitim mi? Ana dilde eğitim mi?Ana Dil Eğitimi mi?
 

Sayın blog yazarlarının bu konudaki yazılarını dikkatle takip ediyorum. Kürtçe öğrenme sıkıntısı mı var zaten o yöredeki insanlarımız Kürtçeyi biliyor her yerde konuşuyor. O yöredeki insanlarımız Türkçeyi , okula gitme imkanı bulabiliyorlarsa öğrenmiş oluyorlar.

Resmi dil Türkçe dışında resmi ikinci hatta üçüncü dil olduğunu düşünelim. Türkçe bilmeyen bu insanlarımız sadece eğitim kurumunda öğrenme imkanı bulacağı Türkçeyi nasıl öğrenebilecek? Ha!.. Diyeceksiniz ki Kürt dili edebiyatı dersi gerekli olabilir. Bu durumda da hangi lehçede bu dil öğretilecek? Diyelim ki kırmançi lehçesinde öğreteceğiz. Bu durumda da diğer lehçe konuşanlar haksızlık yapılmış olmayacak mı, onalar da kendi lehçelerinin asimile edildiğini söylemeyecek mi, Zazaca tamamen ayrı ve farklı bir dil o zaman zazaca dili ve edebiyatı dersi koymanız gerekmeyecek mi?

Burada bazıları çözüm adına kuyuya taş atıyorlar. Hadi bakalım çıkart çıkartabilirsen . Bu ülkede diğer gruplarda var.Örneğin Çerkezler , onlarda adıge ve gabartay diye iki gruba ayrılıyorlar. Hangi lehçede Çerkezlere bu eğitimi vereceksiniz. Abazalarda , Çeçenlerde kendi dillerinde eğitim isteyeceklerdir. Balkanlardan gelen bakiyemiz olan Pomaklar, Boşnaklar, Arnavutlar da kendi dilerinde eğitim istemeleri kadar doğal bir şey olabilir mi? Araplarda var bu ülkede onlara da Arap dili edebiyatı dersi koymanız gerekecek. Lazca dilinde de eğitim gerekli herhalde değil mi? Gürcüce dilinde de herhalde … Ben burada ana dilde eğitim kelimesini dahi kullanmadım. Yani ana dil eğitimini , o dilde gramer dil kuralları bakımından eğitimi anlatıyorum.

Herkes kendi anadilinde eğitim alıp( ana dilde eğitim) Türkçe yabancı dil olarak kullanılırsa o zaman felaket olacağını tartışmaya gerek yok. Biz ne kadar İngilizce öğrenebiliyorsak, anadili farklı olan o insanlarımızda ancak o kadar Türkçe öğrenebileceklerdir. Bu durumda şu soruları vatandaşlarımıza açık yüreklilikle sormamız gerekir. Bu kadar eğitimi hangi devlet imkanlarıyla yaptıracaksınız.? Yaptırdığınız takdirde bu Türkiye Cumhuriyeti Devletinin birliğine mi hizmet edecek yoksa parçalanıp bölünmesine mi? Karışık evlenmelerde bu sorun nasıl aşılacak? Yoksa çocuklarımız daha ilkokul çağlarından itibaren etnik bölünme ve birbirlerini etniksiye üzerinden tanımlamaları sonucu, Yogaslavya ‘da olduğu gibi büyüdükleri zaman , bir birleriyle etnik hesaplaşma içine girmeleri sonucu ülkenin bölünüp parçalanmasına mı yol açacak? Hesapsız , sosyolojik özellikler dikkate alınmadan , dünyadan örnekleme yaparak yapılacak , bu tür girişimler girdisi ile çıktısı aynı olabilecek mi? Çoğu zaman bu tür örnekler sosyolojik ve toplumsal tabanları farklı olduğu için matematiksel sonuç doğurmayacaktır. Matematikte iki kere iki dört varsayımı çıktı olarak varsayımsal olarak doğru kabul edilirken, sosyal bilimlerde ve sosyal olaylarda girdiye göre çıktılar çok daha farklı sonuçlar doğurabilecektir. Sonuçları çok iyi tartışılmadan yapılacak adımlar bu ülkede ki insanları daha mutlu edeceğine daha da mutsuz edebilme ihtimali de sanırım az değildir.

Benim bu konuda önerim şu: Herkese ana dilinde eğitim vermek bu şartlar altında fazlaca mantıklı gelmemekle beraber. Kişiler isterlerse kendi ana dil eğitimini, dilin ve lehçelerinde o dili yazım kurallarını ve edebiyatını ders saatleri haricinde seçmeli olarak ilköğretim okulu 6. sınıftan itibaren alabilirler. Bu resmi devlet okullarında da verilebilir. Yalnız bir şartla bütün etnik grupların tümüne bu hakkı tanımak şartıyla..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hocam, söylediklerinize katılıyorum. Ana dilde eğitim, verilecekse bütün etnik gruplara verilmeli. Bu da sakıncalıdır. Yurdumuzda sayısız etnik grup var. BU İŞİN CILKI ÇIKAR. Yugoslavya gibi oluruz.

Tuncay Yilmaz 
 02.11.2010 13:12
Cevap :
Bana katıldığınız için teşekkür ederim. Yazmaya başladık tekrar. Faydalı olabilirsek ne mutlu bizlere.  02.11.2010 23:41
 

Merhabalar, Ben sizin yazdığınız bütün sözlere katılıyorum...Ben de böyle yazmayı düşünüyordum...Ama artık yazmayacağım siz her şeyi yazmışsınız...Elinize, yüreğinize sağlık... Selam ve saygıyla.

yaşarım... 
 17.10.2010 13:05
Cevap :
Bu konuda hemfikir olduğumuz için teşekkür ederim  18.10.2010 11:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 68
Toplam yorum
: 98
Toplam mesaj
: 38
Ort. okunma sayısı
: 2732
Kayıt tarihi
: 31.01.09
 
 

Emekli uzman öğretmenim. Ege Üniversitesi Beden Eğitimi Bölümü ve A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster