Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Aralık '08

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
386
 

Resmi tarihin özürsüz ve başarılı öğrencilerine

Resmi tarihin özürsüz ve başarılı öğrencilerine
 

Tarih derslerinin öğretmenleri tarafından takdir edilen öğrencileri, Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur düsturundan hareketle en iyi düşmanlıkların tezini büyük resmi tarih kabiliyetleriyle birkaç tümcede kotarıverir öteden bu yana.

Ülke, devlet, hükümet, milliyetçilik, halk, birey, siyaset ve demokrasiden söz açılınca herhangi bir girişim ya da tartışma ortamını tek bir ‘ama’ ile sabote edecek bakarkörlüğe sahip bir ergin bireyler topluluğu yaratan ülkem oligarşisinin yarattığı düşman adledilmiş dünyanın bir ferdi olarak bende imzaladım ‘özür diliyoruz’ isimli kampanya metnini.

Acıların tarifi izafidir. Kimin ne için, ne kadar acı çektiğini yarıştırmaya kalkışmak ulusalcılarımıza özgü bir safdillik olsa gerek. Kampanya metnine karşı olmayı bir yana bırakıp düzenleyenleri hedefe koymak da.

Hele hele Anadolu’nun yerli halklarından birini topyekûn bu coğrafyadan belli bir plan dâhilinde sürmek ile asala isimli terör örgütünün yaptıklarını karşılaştırmak, yaşanan ‘çok büyük felaketinin’ karşısına Ermenistan devletinin yakın tarihte işgal ettiği toprakları ve bu topraklarda yaşanan katliamları öne sürerek tartışmaya müdahil olduğunu sanmak safdilliktir.

Konuya hep bir ağızdan devletin tartışmaya açmayı ‘özellikle’ istemediği bir mevzuda suç-özür; özür-suç yorumunu yapabilen bir ‘politikacıdan’ farksız yanaşırsa ergin bireyler topluluğu ben de izafiyet diye bir şey olmadığını söylerim. Yaşadığı ülkenin başbakanının ağzıyla ‘hem avaz’ olabilen bir toplumda demokrasi bilinci kırıntılarını arıyordur belki de Ali Bayramoğlu, Baskın Oran, Cengiz Aktar, Adalet Ağaoğlu, Ali Nesin, Ece Temelkuran…..

Devlet ile birey arasındaki farkı bilmeyen insan topluluklarına ne deniyordu sahi?

Meselenin derinlemesine tartışılmasını engellemek ve her türlü girişimi sabote etmeye çalışmaktan başka bir derdi olmayanların değil bu konudaki fikirlerini dinlemek herhangi bir konuda çıkardıkları herhangi bir sese tahammülüm kalmadı.

Biz-onlar çıkmaz sokağında düşmanlıklarıyla övünenlerin, kafalarını gömdükleri ideolojik çukurdan çıkarmalarını beklemekle geçecek ömür.

Kampanyaya dair eleştirileri ‘ama’ ile başlayanlar bir kez daha düşünsün. Demokrasilerini inşa edip sahip çıkan toplumlar karşısında nasıl başımız dik kalacağız. Nereye kadar ama ile devam edeceksiniz, devletin size ezberlettiğinden başkaca söyleyecek sözünüz olacak mı günün birinde?

Bu kampanya, toplumda filizlenen faşizan hezeyanlara kurban verdiğimiz Hrant Dink’e ayrıca özür dilemektir.

Not: Kampanyaya karşı tavır alanların ağzından çıkan en mantıksız cümle ‘sözde aydınlar halktan özür dilesin’.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aydın kavramı göreceli bir kavramdır.(Aydın, münevver, entellektüel) Yazınıza, G. Mengi'nin köşesinden aldığım bir alıntıyla katkıda bulunmak istiyorum. Amerikalı tarihçi, Justin McCarthy'nin sık sık yaptığı bir hatırlatma vardır: " Sizi baskı altında tutanlar, özür dileyin kapansın bu tarihi yara" diyebilirler. Sakın oyuna gelmeyin. Rahatınız için bencillik ederseniz, atalarınıza iftira etmiş olursunuz. Çünkü onlar bu suçu işlemediler." Esenlikler dileğimle

Erdoğan Şahin 
 22.12.2008 22:32
Cevap :
İşte bu noktada sorulması gereken şu: suç nedir? Bastırılmış bir isyanın ve iç-savaş seviyesinde gerçekleşmiş karşılıklı öldürmenin (mutakale) sonrasında, İttihat ve Terakki ileri gelenlerinin sırf Ermeni komitacıları doğal tabitatlarından koparma gayesiyle yüzbinlerce insanı asırlardır yaşadıkları topraklardan sürmek gayesiyle devlet eliyle gerçekleştirdiği ve felaketlere yol açan eylem nedir? Burada belirtmek isterim ki eğer ortada bir özür varsa bu mutakale için değil sonrasında yaşanan felaket olmalı..  23.12.2008 16:36
 

Resmi tarihimizden şüphe eden bir toplum olmamız aslında övünülecek bir durum değil. Ancak ne yazık ki bazı gerçeklerin bizden saklandığı da doğru. Bunların içinde en önemlisi acaba Ermeniler'e soykırımı uygulandığının bizden saklanması mıdır? Ben Osmanlı devletinin 600 yıllık yönetim biçiminin, tebaasına karşı gösterdiği davranışın, bu arada Ermeni yurttaşlara sağladığı fevkalade imkanların ortalamasından çıkardığım bir sonuçla devlet politikası olarak resmi bir soykırımın yapılmış olamayacağını iddia ediyorum. Bazı kişilerin ihmali veya kastıyla 1915'te istenmeyen bazı olaylar yaşanmadığını bilemem de söyleyemem de. Sizse resmi tarihten yola çıkıp tersini düşünerek bunun olduğunu savunuyorsunuz. Bilmiyorum aradaki farkı anlatabiliyor muyum. Ben bir insan olarak iki tarafın da (yaşanan olaylar sırasında Ermeniler'in yaptığı yanlışlar da var) yaşadığı felaketlerden büyük üzüntü duyuyorum. Suça bir iştirakim olmadığına göre özür dilemek için bir sebep de göremiyorum. Selam ve saygılar

Ahmet YILMAZ 
 19.12.2008 12:13
 

O çukur var ya! Bu sınırlar içinde yaşayan herkesin kafasını oraya sokup orada öylece kalmasını isteyenlerin gömülüp kalacağı çukur olacak sonunda... Ve oradan bir daha çıkamayacaklar, kendilerine bakıp duracaklar. Dileğim bu. Elinize, emeğinize sağlık. Saygılar, selamlar.

hazandagüzeldir 
 19.12.2008 11:10
 

"Özür " konusunda gerekçelerinizi yazıp "Bu kampanya, toplumda filizlenen faşizan hezeyanlara kurban verdiğimiz Hırant Dink'e ayrıca özür dilemektir". diyorsunuz. Hırant'ta tereddütüm yok. Sorumluluğumun olmadığı zamanlarda yaşandığı varsayılalardan ötürü "özür" kampanyasına katılmak hariçten gazel okumaktır diye düşünüyorum.Techir'i ortaya çıkaran nedenleri görmezden gelerek olsa, olsa Türkiyeli aydınların batı karşısındaki "ezikliğini,yenilmişliğini" azaltma çabası olarak değerlendiriyorum.

Necati TÜFEKCİ 
 19.12.2008 9:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 39
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 659
Kayıt tarihi
: 17.08.07
 
 

1983 yılında Mersin- Anamur'da doğdum. Ticaret Meslek Lisesi mezunuyum. İnternet salonu işletiyorum ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster