Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Nisan '10

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
425
 

Rijkaard’ın anlattıkları…

Rijkaard’ın anlattıkları…
 

Futbol, ilginç bir spor oyunu. Ne kesin, ne de kesine yakın doğruları yok. Bunun içinde en popüler spor dalı. Herkes, anladığını sanıyor. Üzerinde konuşuyor, yorumluyor. Ama büyük oranda da yanılıyor. Yanılgıdaki sebebi kendi yanlış düşüncelerinden veya popülist arzularından olduğunu kabul etmek yerine, çok daha kolayını yapıp en önde olduğu için önce hocaya kabahatler düzülüyor. Takımın durumu kendi beynimizdeki gibi gitmeyince, suçlu olma sırası oyunculara, yöneticilere geliyor. Nedense, kimse suçlu bu sefer taraftar olsun demiyor. Nedeni basit. Kulübün mali kaynakları taraftara dayanıyor. Bir ölçüde patron taraftar. Patronu eleştirmektense ona yaranmaya çalışmak daha uygun geliyor.

Rijkaard, ülkemize geldiğinde göklere çıkarıldı. Barselona’daki performansı kariyerinin nerelerde olduğunu anlatan çizgi olarak görüldü. İlaveten 135 milyon euro değerindeki Galatasaray takımının başına gelmiş olması, çoğunluğun Galatasaray’ı peşin olarak açık ara şampiyon ilan etmesine yetmişti bile. Fenerbahçe taraftarı bu filmi çok iyi bilir. Galatasaray camiası bilmiyordu, öğrendi.

Daha önceki sezonlarda Fenerbahçe en pahalı takım olduğu için baştan şampiyon ilan edilir, olmayınca da bu gün Rijkaard’a yapılmaya başlananların bin fazlası Fenerbahçe hocası ve oyuncularına yapılırdı. Hatta takımını motive etmekten başka amacı olmayan Aziz Yıldırım’a bile hangi eleştirilerin geldiğini biliyoruz.

Peki, Rijkaard gerçekten taraftarın çıkardığı yükseklikte bir futbol dâhisi midir? Kimse bu soruya Barselona’daki başarısını öne çıkararak cevap vermesin. Veya Guardiola denen genç ve deneyimsiz hocanın da Barselona’nın başındaki başarılarını düşünerek cevaplasın. Rijkaard’ın Barselona dışındaki teknik direktörlük başarısı acaba onu Galatasaray’ın başına getirmeye yetermiydi?

Sonuç olarak Galatasaray’ın oluşturduğu genç ve hata yapmaya meyilli kadrosu ile Rijkaard’ın uyuştuğu söylenemez. Galatasaray’ın bu yılki Rijkaard macerası, Fenerbahçeye oldukça sakin bir sezon geçirtmenin ötesinde pek de işe yaramış görünmüyor.

07/04/2010

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Başarısızlığı kulp bulmak aslında zordur. Başarıyı paylaşmak ise çok kolay. Bu kadar lafın üzerine, bu hafta Diyarbakır'ı yendi, herşey güllük gülistanrlık oldu. Tekrar şampiyonluk adayı! Selamlar...

Mesut KARİP 
 12.04.2010 16:18
Cevap :
Merhaba, Şampiyonluk adayının çok olması heyecanı dorukta tutar. Az da olsa kaliteye fayda eder. Bu da seyredenlerin işine gelir. Saygı ve seklamlar...  12.04.2010 18:50
 

Bir antrenörün başarısı nası ölçülür? Antrenör bir takımı nasıl çalıştırır? Haftalık idman programı hangi bölümlerden oluşur? Keşke imkanımız olsa da bu soruları 1000 kişiye sorsak. Acaba 100 kişi cevap verebilir mi? Zannetmiyorum.Ama herkes , hatta antrenörlüklerinde hiç başarılı olamayan spor yorumcuları da , ahkam kesiyorlar.Zaten şampiyon olamayınca,ya antrenör ya da hakemler sorumludur. Futbolcuların kabahati yoktur. Ben ce esas sorumlu futbolculardır. Chelsea, antrenör olsun olmasın oynar, olabilirse şampiyon da olabilir. Yine bence futbolu sadece seyretmek lazım. Yorumlar abesle iştigal. Ama yorum yapmaya herkes bayılıyor. Belki de onun için futbol gündemden düşmüyor. Saygılarımla. Not: Her nekadar ahkam kesenlere kızıyorsam da ben de ahkam kesiyorum.

yılmaz çetingöz 
 07.04.2010 19:20
Cevap :
Merhaba İşte futbolun popüler olmasının sebeplerinden biri de bu, herkesin ahkam kesebilmesi. Tıpkı siyaset gibi. Saygı ve selamlar...  08.04.2010 13:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1508
Toplam yorum
: 5843
Toplam mesaj
: 265
Ort. okunma sayısı
: 1646
Kayıt tarihi
: 16.07.08
 
 

Yetmişiki yaşında iki çocuk ve iki torun sahibi bir erkeğim.. Lise mezunuyum. Uzun yıllar esnaflı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster