Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ağustos '10

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
921
 

Rijkaard Revizyona Gitti (Kalede Yine Aykut Var)

Rijkaard Revizyona Gitti (Kalede Yine Aykut Var)
 

Aykut kalesini kaptırmıyor ama...


“Rijkaard revizyona gidecek.” Ne zaman gazetelerde bu haberi okusam içimi korku salar. Revizyon deyince bazıları heyecanlanabilir. Forma şansı bulmayanlar, alt yapı oyuncularının önünün açılacağını sanabilir. Haberin içeriğinde geçen sezon son haftalarda hatalı goller yiyen Leo Franco bu sezon ise Aykut Erçetin’in yerine Ufuk’a şans verileceği yazılıdır. Bu haberlerin çıktığı hafta oynanan maçta kale sanıldığı gibi Ufuk’a değil Aykut’a teslim edilir.

Yıllar önce Aydınspor-Düzce Doğsanspor maçına gitmiştim. Aydınspor ertesi yıl 1. lige çıkmıştı ama o yıl durumu vasattı. Ergin isimli bir golcüleri vardı, zaten az gol atan takımın en golcü ismiydi. İlk defa göreceğim Ergin’i hareketli, kıvrak biri gibi beklerken Tanju’nun daha hantalını gördüm. Aydınspor 2–0 önde olmasına rağmen sıkıcı şekilde maç devam etmekteydi. Hatta sıkıntıdan 3–5 genç basketbol oynamak için maçı erkenden terk etti. Derken bugün bile hala unutamadığım bir ses duydum karşı kapalıdan geldi “Ergiiiiinnnnn sen futbolcu olamazsıııın!” adamcağız öyle bir bağırdı ki tüm stadyum bu sesi duydu. İşte bu şekilde Aykut’a bağırmak istiyorum.

Başkan Adnan Polat yine bol bol sallamış televizyonda. Ortada olumsuz bir durumun olmadığını, yapılan eleştirilere şaşırdığını söylemiş. Sonra akşam kapıları tekmelemiş. Günaydın! Yine Adnan Polat, altyapıya önem verileceğini belirtmiş. Artık pahalı futbolcu yerine genç oyuncuları tespit edeceklerini söylemiş. Ne zaman söylemiş, 2,5 yıl sonra söylemiş. Biz de inandık.

2002 yılı kadrosu bu takımdan kaliteli değildi. 2. 3. sınıf yabancılarla takım yapılmaya çalışıldı. O kadro vasat bir takımdı ama takımdı. Maksat bu oyuncuları takım yapmakta zaten. Üstelik o kadronun bu yıla göre bir kalecisi de vardı. Tatsız tuzsuz şekilde maç seyrediyoruz. Bursa karşısında kazansan bu lastik ilerde patlayacak. En iyisi Bursa kazansın bitsin artık bu ızdırap. Kangren hale gelmeden sorunları çözmek en iyisi.

En üzücü olanı ise Adnan Polat’ın bu kaosu teknik heyet değişikliği ile paçayı kurtarmak üzerine yapması. Sen teknik direktör al sonra ona kalecisiz bir takım teslim et. Üstelik aldığın yabancılar sakat çıksın. Sonra ilk kaosta Rijkaard’ı gönder.

Akşam çoğu futbolcu ıslıklandı. Ayhan, Aykut gibi taraftarın gözüne çıban gibi görünenlerin ardından Hakan Balta da ilk kez milli oldu. Bunun arkası gelecek merak etmesin. Hakan Balta’nın artık kavraması lazım. Balayı bitti, 2008’in kredisi bitti. 2008’den beri oyununu geliştirmek yerine daha da geriliyor. Oysa 2000 Galatasaray tesadüfü değildir. 1996 yılında orta yapmasını bilmeyen Hakan Ünsal ve Okan’ın çok çalışarak kendilerini geliştirmeleri futbolculara örnek olmalıdır. Hele Suat Kaya’nın o boyuyla kafa golleri atmasını genç futbolcular öğrenmelidir. “Ayaklarıma taş bağlayıp yaylı yatakta zıplama çalışması yaptım” demiştir. Hakan Şükür’ün çok çalışarak gol vuruşlarını geliştirmesi de mutlaka incelenmelidir.

Oysa ne Hakan Balta’da ne Sabri’de gelişme var. Aksine sürekli gerileme var. Sonra milli takımlar açıklandığında bu ikisi yine milli takımda oluyor. Sonra mili takımdan başarı bekle.

Dün akşamki sonuçlar Türk futbolunun iflas etmek üzere olduğunun ispatıdır. Bundan 13–14 sene önce dört büyüklerin kadrosunda birer tane frikik ustası vardı. Hagi, Okocha, Sergen ve Hami. Şimdi bırakın frikik ustasını korner atmasını bilen kalmadı. Aynı şekilde milli takımda da var sorun. Duran top kullanan oyuncumuz yok. Hatta kanat oyuncularımız orta yapamıyor.

Türk futbolunu bu duruma getirenler yıllardır hiç ezilmeyen yönetim kısmıdır. Taraftar üzülür, teknik heyet kovulur, futbolcu gönderilir ama yöneticilere bir şey olmaz. Durum gösteriyor ki yöneticiler futboldan da anlamıyor. Adnan Polat’ın kurduğu takım ortada. Aziz Yıldırım’ın 2. Daum faciası futbol bakımından tam anlamıyla felaket. Yıldırım Demirören’in ise kulübe yaptığı maddi zararlar ortada.

Türkiye’ye gelen yabancılar acaba top oynamaya mı geliyor yoksa para için mi? Maalesef para için geliyorlar ve ülkeyi ciddiye almıyorlar. Kariyer yapmak için geleceklerini sanmıyorum. Bu yüzden Beşiktaş olası bir Lincoln faciasına hazırlıklı olmalı.

Son söz olarak PAOK seyircisini beğendim. Bizim seyirciyi de beğendim. Aman takıma destek verelim, morallerini bozmayalım gibi standart taraftarlık benim hoşuma gitmiyor. Liverpool, Chelsea gibi yensende yenilsende taraftarlık yerine yanlışlara müdahale edebilen taraftar en doğrusu. Futbolu piramide benzetirsek en altta taraftar, ortada futbolcu, heyet ve en üstte yönetim yer almakta. En çok çile çeken dişinden tırnağından para artırıp takımına destek veren taraftar. Yıllar önce Alpay Özalan Çarşı’da dolaşırken bir taraftar “Takımın bu yıl ki oyunundan memnun değilim.” dedi. Alpay “Memnun değilsen Beşiktaş’ı tutma takım değiştir.” dedi. Alpay Beşiktaş’tan sonra bayağı takım değiştirdi ama o taraftar hala Beşiktaş’ı tutmaya devam ediyordur. Taraftarlık işte böyle bir şey.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 150
Toplam yorum
: 850
Toplam mesaj
: 159
Ort. okunma sayısı
: 2870
Kayıt tarihi
: 14.01.07
 
 

1975 Aydın doğumluğum, bir Ege sevdalısıyım. Dostluğa, arkadaşlığa önem veririm...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster