Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Aralık '16

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
167
 

Robert Heinlein ve yazmakla ilgili 5 kuralı

Robert Heinlein ve yazmakla ilgili 5 kuralı
 

Robert HEINLEIN, bilimkurgunun Rudyard Kipling'i olarak kabul edilir. Kırk beş kitabından bazıları da sinemaya aktarılan (en ünlüsü Starship Troopers) HEINLEIN'ın 1951 'de yazdığı The Puppet Masters (Merih’ten Saldıranlar, Çağlayan Yayınları, 1954) soğuk savaş döneminin komünizm paranoyasını en iyi temsil eden romanlardan biri olarak kabul edilir. 1956'da yayımlanan Double Star (İkiz Yıldız, Metis Yayınları, 1995) Heinlein'ın en önemli politik romanlarından biri sayılır. Öte yandan 1961'de yazdığı Stranger in a Strange Land (Yabancı Bir Ülkede Yabancı) gibi romanlarda "sağ kanattan anarşizme yaklaştığı" da gözlenebilir. Nitekim bu romanı 1960'lı yıllardaki sistem karşıtı gençlik hareketleri için bir kült kitabı olma özelliği taşımıştır. Bilimkurgu yazın alanının dışında da büyük bir başarıya erişen bu kitabı 1974'e kadar yaklaşık yedi milyon adet satıldı, özellikle de hippi çevrelerinin çok olduğu yerlerde. Yüzlerce hippi putlaştırdıkları bu kitap yüzünden evinin çevresinde oturmaya başlayınca yazar, evini bir duvarla çevirmek zorunda kaldı.

Heinlein’ın yazmakla ilgili düşüncelerinden oluşan aşağıdaki yazı, 1996 yılında Robert J. Sawyer tarafından hazırlanmış bir makaleden Türkçe’ye çevrilmiştir.

HEINLEIN’IN 5 KURALI

Yazarlıkta başarı sağlamak için sayısız kurallar vardır, ancak bence spekülatif kurgudaki en çok duyulanları, türün büyük ustası Robert Heinlein’ın 5 kuralıdır.

Heinlein her zaman için bu kuralları başkasına söylemekten pişmanlık duymadığını ifade etmiştir, bu kişilerin onun direkt rakibi olabileceği olasılığına karşın, Heinlein neyse ki insanların bu tavsiyeleri tutmayacağından emindir 

Benim de tecrübelerim gösteriyor ki, bu gerçektir. Eğer yazar olmak isteyen yüz kişiyle aynı yola çıkıyorsanız, her kuraldan sonra topluluğun yarısı geride kalacaktır, çünkü her bir kuralı duyan kişilerin yarısı bu kuralı takip etmekte başarısız kalacaktır.

Heinlein’ın 5 kuralını sizinle paylaşacağım, ve üstelik benden bir de 6. kural ekleyerek..

KURAL BİR: YAZMALISINIZ

Kulağa çok komik geliyor değil mi? Fakat uygulanması çok zor bir kuraldır. Sadece yazar olmaktan bahsetmekle, yazarlık kurslarına gitmekle, yazma süreci üzerine bir şeyler okumakla veya bir gün amacına ulaşacağını hayal etmekle iş bitmez. Yazar olmanın tek yolu, kendinizi klavyenin önüne oturtmak ve yazmaya başlamaktır.

Bir çok kişi yazmak için zamanı olmadığından yakınır. Gerçek yazarlar ise vakti satın alır, eğer onu başka şekilde elde edemiyorlarsa.

Terence M.Green’i ele alın, bir lisenin İngilizce öğretmeni olmasına rağmen, geçenlerde üçüncü romanı “ Ashland’ın Gölgesi” yayımlandı.

Terry 5 yılda bir sene öğretmenliğe ara vererek yazmaya zaman buluyor, tanıdığım bir çok yazar sanatları için benzer fedakarlıklar yapmışlardır.

(Yola çıktığımız yüz orijinal yazar adayından, yarısı hiç bir zaman bir şey yazamayacak. Kaldı geriye 50 yazar....)

KURAL İKİ: BAŞLADIĞINI BİTİR

Nasıl yazılacağını, bir parçayı sonucuna ulaştırmadan öğrenemezsiniz. Evet yazdığınız ilk sayfalar zayıf olabilir, bunları yırtıp atmayı da düşünebilirsiniz. Ama bunu yapmayın.

Bitirene kadar sabredin. Elinizde başlangıcı, ortası ve sonu olan komple bir eser olduğunda, siz de yapıtınızda neyin iyi neyin kötü olduğunu görmenin ne kadar kolay olduğunu fark edeceksiniz.

Ve gerçekten tam bir eser meydana getirmeden, konu, gerilim ve karakter gelişimi gibi konularda hiç bir zaman ustalaşamazsınız.

Gene bununla ilgili olarak, bir yazarlar forumuna veya atölyesine üyeyseniz, insanların eserinizin bir seferde bir bölümünü okuyup eleştirmelerine izin vermeyin. Hiç bir kimse, bir kitabı tesadüfen seçilmiş bir bölümünü okuyarak olması gereken biçimde değerlendiremez, tersi durumdaki her tavsiye amaçsız olmaktan öteye gitmeyecektir.

(Bu kuraldan önce kalan 50 potansiyel yazardan, yarısı hiçbir zaman bir eser bitiremeyeceklerdir, dolayısıyla bu kuraldan sonra kaldık 25 yazar...)

KURAL ÜÇ: EDİTORYAL DÜZELTME DIŞINDA KENDİNİZİ YENİDEN YAZMAKTA FRENLEMELİSİNİZ

İşte şimdi Heinlein'ın yaratıcı yazarlık öğretmenleriyle anlaşamadığı bir kurala geldik.

Hikayenizle sonsuza kadar tamircilik oyunu oynamayın. Yoksa vaktinizi aynı hikayeyi devamlı değiştirmekle, revize etmekle, süslemekle geçirirsiniz. Eski bir özdeyiş şöyle der: Hikayeler hiçbir zaman bitmez sadece terkedilirler. Kendinizinkini terk etmeyi öğrenin....

Hele ki o anki düzeltmeleriniz çalışmanızı yeniden ilk aşamalarındaki bir haline geri döndürdüyse o zaman artık bebeği yuvadan yolcu etmenin vakti gelmiş demektir.

Yazmaya yeni başlayan bir çok kişi buna inanmasa da Heinlein haklıdır. Eğer hikayeniz yayınlanmaya yakın bir evredeyse, editörler size onun nasıl satılabilir hale gelebileceğini söyleyeceklerdir. Bunu bazı küçük dergiler de tam olarak yaptığı gibi onların dışında Analog, Asimov's ve The Magazine of Fantasy & Science Fiction gibi daha büyüklerinden de tavsiyeler alabilirsiniz.

(Bu kuraldan önce kalan 25 yazardan, 12'si sonsuza kadar aynı hikayeyle uğraşarak, oyundan düşecek. Diğer 12 kişi ise sonunda bitmiş bir eser ortaya koyacak. Ortadan ikiye ayrılan 25.ci yazar ise, şu anda umutsuzca ayaklarını arıyor...)

KURAL DÖRT: HİKAYENİZİ PAZARA SUNMALISINIZ

İşin başlangıcında olanlar için tüm kuralların en zorudur. Kendi kendinizi yazar ilan edemezsiniz. Bu unvan, yazdıklarınız için para ödemek isteyen birileri tarafından verilir. Eserinizi bir editöre gösterene kadar William Gibson veya Isaac Asimov kadar iyi olduğunuz fantezisiyle yaşayabilirsiniz. Ancak bu fantezide gerçeklik payı olup olmadığını görmek (gerçekle karşılaşmak) bir çok kişi için yapması çok zor bir şeydir.

Bir Kanadalı yazar adayı tanımıştım. Kendisi hikayesini 2 seneden beri bir editöre gönderemediğini, çünkü dosyaya koyacağı adresli ve pullu zarf için hiç Amerikan pulu bulamadığından bunu gerçekleştiremediğini söylemişti. Halbuki düzenli olarak ABD ye giden ve ona pul getirebilecek düzinelerce kişi tanıyordu, arabasıyla sınırın ötesine gidip kendi de alabilirdi, ya da zaten illaki Amerikan puluna ihtiyacı yoktu çünkü, büyük posta ofislerinde bulunan Uluslararası Posta pullarından alabilirdi.

Hayır onda eksik olan pullar değildi, sağlam bir karakterdi. Eserinin satılabilir olup olmadığını öğrenmekten korkuyordu.

Bir korkak olmayın ! Hikayenizi dışarıya gönderin.

(Bu kuraldan önce 12 yazarımız vardı, bunların yarısı yukarıdaki cesareti gösteremeyecek ve geriye 6 yazar kalacak.)

KURAL BEŞ: ESERİNİZ SATILANA KADAR PAZARDA TUTMALISINIZ

İşte size bir gerçek: Eserler her zaman geri çevrilebilir. Neredeyse kesin bir şekilde sizin de ilk başvurunuz geri çevrilebilecektir. Ama bu sizi durdurmamalı. Şahsi dosyalarımda tam 142 ret mektubu olduğu gibi inanın ki her profesyonel yazarda da bunlardan tonla vardır. (Hatta Kanadalı korku yazarı Edo Von Belkom, bilim kurgu toplantılarında, yıllar boyunca eline geçen bir çok ret cevabından örnekler okuduğu "Reddedilerek gelişmek" adında güzel bir konuşma bile yapmaktadır)

Eğer geri çevrilme notu, doğru olduğunu düşündüğünüz tavsiyeler içeriyorsa, hikayeyi elden geçirip yeniden yollayın. Eğer böyle değilse, hikayeyi alın başka bir yere gönderin. Bir hikayeyi satmadan önceki benim kişisel gönderme rekorum 18'dir - Ama hikaye, sonunda iyi bir ev bulmuştu kendine.

(Ve bir kaç gün içinde de hikayeyi bir antolojiye de satmıştım, bir hikayenin ilk defa yayınlanması ona yeni pazarlar da açabilir)

Eğer hikayeniz geri çevrildiyse, onu aynı gün başka bir yere gönderin.

(Kalan 6 yazarımızdan, 3'ü ilk geri çevrilişten sonra cesareti kırılarak yazmayı bırakacaktır. Fakat kalan 3'ü yazmaya devam edecektir.)

KURAL ALTI: BAŞKA BİR ŞEY ÜZERİNDE ÇALIŞMAYA BAŞLAYIN (SAWYER'IN KURALI)

Bu altıncı, kendi kuralımdır. Yıllar boyunca tek bir hikaye veya roman üzerinde çalışan çok fazla yazar adayına rastlamışımdır. Bir parçayı bitirdiğinizde hemen bir başkasına başlayın. Editöre gönderdiğiniz ilk hikayeye cevabın gelmesini beklemeden, diğer projeniz üzerinde çalışmaya girişin. (Ve eğer o anki projenizde yazar tıkanıklığına düştüğünüzü düşünüyorsanız, yeni bir şey yazmaya başlayın- gerçek bir yazar her zaman için bir şeyler yazabilir.) Kendinizi gerçek bir profesyonel olarak görebileceğiniz bir çalışma düzeni kurmalısınız.

Baştaki 100 yazar adayımızdan, sadece bir veya ikisi yukarıdaki bu 6 kuralın da hepsine uyacaktır.

Sorun şudur: ONLARDAN BİRİ OLACAK MISINIZ ?

Umuyorum öyle olur, çünkü sizde bir nebze de olsa yetenek varsa ve bu 6 kuraldan da sağ olarak çıkarsanız, eminim BUNU BAŞARIRSINIZ...

Erdal Ceyhan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 390
Kayıt tarihi
: 22.03.16
 
 

Okur yazar, Kadıköy'lü... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster