Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Temmuz '11

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
834
 

Robot savaşlarında son halka

Robot savaşlarında son halka
 

İYİ HUYLU AUTOBOT


Tam gaz giden bir otomobilin veya kamyonun aniden devasa bir robota dönüşmesini 2007’deki ilk “Transformers” da izledik. Dijital efektlerin mükemmelliği şaşırtıcıydı. Seksenlerin ortalarında yayımlanan “Transformers” çizgi romanının, beyaz perde macerası yapımcı kadrosunda Spielberg, yönetmen koltuğunda Michael Bay ile artık üçüncü bölüme ulaştı. Aksiyon sahnelerinde dijital efekt teknolojisinin mükemmelliği yanında, insan robot ilişkisine getirdiği eğlendirici/duygusal bakış açısı ile her yeni bölümü gişede başarı kazanan bir üçleme oldu. Autobot ve Decepticon robotlarının dönüşüm ve dövüş sahnelerindeki hareket akıcılığı, detaylarlardaki yaratıcılık, seyredeni etkilerken, bir kez daha sinemanın bu renkli ve eğlendirici yönünün, vazgeçilmezliği kanıtlanmış oldu. Bu tür filmler alkol, sigara, pasta gibi zararlı olduğunu bildiğimiz şeylerden zevk almaya benziyor. Sinemanın sanat olduğunu kabul edenler dahi ( ki bu gruba bende dahilim), bir anda Transformers’un hareketli, lunapark kadar rengarenk ve eğlendirici dünyasının cazibesine kapılıveriyor. Arada bir olduğunda da keyif veriyor doğrusu.  

Tüm öyküyü baştan hatırlayacak olursak Shia LeBeouf’ün canlandırdığı Sam Witwicky, sıradan bir lise öğrencisi iken dedesinin keşfettiği bir bilgi yüzünden uzaylı robotlar tarafından fark ediliyordu. Kaşif büyük baba 1800’li yılların sonunda Kuzey Kutbu’nda keşfettiği bir uzay gemisinde, uzaylı Autobot ve Decepticon robotlarının uğruna savaştıkları en büyük enerji kaynağı olan Allspark adlı küpün koordinatlarını bulmuştu. Bulduğu enerjinin koordinatlarını, gözlük camına yükleyen büyük babanın, ölümünden sonra torun Sam gözlüğü buluyordu. Araba parası biriktirebilmek uğruna internette gözlüğü satışa çıkaran Sam, bir anda uzaylı kötü robotların lideri Megatron tarafından keşfediliyordu. Decepticonlar bu enerji sayesinde dünyadaki tüm makineleri birleştirip insanları yok edecek bir metal ordusu kurmayı hedeflemektedirler. İyi huylu robotlar Autobotlar Sam’i ve insanlığı koruma altına almasıyla savaş başlıyordu. Babasının Sam’e satın aldığı Camaro marka araba şekline dönüşen Bumblebee adındaki robot sayesinde, Megan Fox’un oynadığı okulun havalı kızı Mikaela’yı tavlıyordu. İlk bölümün sonunda Optimus Prime liderliğindeki Jazz, Bumblebee, Ironhide ve Rachet’den oluşan Autobot’lar Decepticon’ları yenilgiye uğratıyordu. Öykünün komik karakteri olarak tanıştığımız John Turturro’nun canlandırdığı, Ajan Simmons’da, Sektör 7 adlı gizli hükümet planının da uzun yıllardır robotlardan haberdar olduğunu ve teknolojilerine hakim olduğunu iddia eder. Autobotlar dünyada araba şeklinde kalıp yeni bir Decepticon hücumu karşısında dünyayı korumaya karar verir.  

İkinci bölümde ise hükümet kurduğu Nest adlı askeri birim ile Autobot’lar ile elele kötü robotlara karşı tedbir alır. Sam ise üniversiteye başlar, bu ara Mikeala’dan ayrılır. Yeni macerada Autobotlar 1969 yılında gezegenleri Cybertron’da savaştıkları Decepticonlar’dan kaçarak, ırklarını kurtaracak uzay gemisi ile yola çıkarlar. Liderleri Sentinel Prime ile yola çıkan iyi robotlar, ezeli düşmanları Starscream’in saldırısı sonucu aya düşerler.Apollo ile aynı yıl aya ayak basan NASA astronotları gemi enkazını bulur fakat bu bilgi kamu oyundan saklanır. Tekrar günümüze dönen hikayede, Autobotlar gemideki sırları Decepticonlar’dan önce ele geçirmek için zamanla yarışa girerler. Üniversite’yi bitiren Sam ise ekonomik kriz sonrası hüküm süren işsizler ordusundadır, yeni sevgilisi baş döndüren güzel Carly ile aynı evde yaşamaktadır.  

Robotların mitolojisinde bir kez daha iyinin ve kötünün savaşında bol bol robot dövüşü var. Devasa robotların savaşında Chicago yerle bir olurken, Nest birimi iyi robotlara yardımcı oluyor. Michael Bay dövüş bölümlerini biraz uzun tuttuğu gibi ses bandındaki metallerin gürültüsü tahammül sınırlarını zorluyor. Filmin en büyük artısı 3D teknolojisi. Baştan sona 3D çekilen film “Avatar” sonrası açık ara en iyi örnek. Bilindiği gibi bazı filmler sonradan 3D'e çevriliyor ve son derece başarısız oluyor. Oyuncu kadrosuna yeni katılımlar var : Rosie Hungtington-Whitley, Frances McDormand, John Malkovich. Megan Fox yerine Sam’in yeni sevgilisi Carly’i oynayan top model Rosie Hungtington güzelliği ile dikkat çekiyor. Güzellik bir yerde dezavantaja dönüşüyor, oyunculuk olarak öykü ile bütünleşemediği gibi her an podyumda manken yürüyüşü yapıyor durumundan kurtulamıyor. Ajan Simmons’da John Turturro yine sevimli ve komik. Sam’de Shia Le Boeuf, dünyayı kurtaran şaşkın bakışlı genç ergen, kimliğini aynen sürdürüyor. Yönetmen Michael Bay ikinci bölümün dağınıklığını bu kez daha iyi bir senaryo ile toparlamış. Üçleme ile robot mitolojisine ara verme kararı alan Bay’ın bu kararını onaylamamak elde değil.  

TRANSFORMERS 3 :AY’IN KARANLIK YÜZÜ 

YÖNETMEN:MİCHAEL BAY 

SENARYO: EHREN KRUGER 

OYUNCULAR:SHIA LeBOEUF, ROSİE HUNTINGTON-WHITLEY, JOHN TURTURRO, FRANCES McDORMAND, JOHN MALKOVICH.  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 223
Toplam yorum
: 54
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1044
Kayıt tarihi
: 12.01.11
 
 

İzmir’de doğdu. Viyana Tıp fakültesini bitirip doktor ünvanını aldıktan sonra Genel Cerrahi ihtis..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster