Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Aralık '17

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
116
 

Robotların Dünyasında İnsan Hakları

Robotların Dünyasında İnsan Hakları
 

Beni en çok korkutan distopya, bir gün robotların bütün dünyayı ele geçirmesi. Küçükken okuduğum kitaplardan birinden zihnime işlemiş ve yerini yıllardır kaptırmamış bir distopya. Mutlaka sizin de elinize geçmiştir o kitaplardan. Benimki belli bir sayfaya kadar okuduktan sonra iki şıktan birini seçtiğin, o şık seni nereye yönlendiriyorsa o sayfaya gidip hikayenin seyrini kısmen manipüle edebileceğin kitaplardandı. Tamam, biliyorum, öyle bir kitap okumayanlar için anlaması zor olacak. Bir hayvanat bahçesindesiniz; küçük, mağaramsı bir yapı gördünüz ve o mağaramsı yapının ne olduğuna dair hiçbir fikriniz yok ama çok da merak ediyorsunuz. Etraf bomboş ve bir anda kocaman bir aslanın size doğru koştuğunu fark ediyorsunuz. Ya o küçük mağaraya saklanacaksınız ya da bir çalının arkasına. Mağaraya saklanmak için sayfa 32'ye geçmeniz gerekirken çalının arkasına saklanmak için sayfa 90'a geçmelisiniz; bu sayfaların her birinde de tamamen farklı bir şekilde devam ediyor hikaye. Kitap sizi fiziken sayfaları arasında dolaştırırken kurgusuyla da geçmiş ve gelecek arasında dolaştırıyor. Hop bir ejderhayla göz gözesiniz, hop dünyanız robotların elinde. İşte beni en çok robotlar korkutuyor. Düşünsenize ne büyük yıkım, bir zamanlar yalnızca insanoğluna hizmet etsin yaratıldığını düşündüğünüz evren, insanın kendi elleriyle yine kendisine hizmet etsin diye yarattığı robotlarca istila edilmiş...

 

Kendilerinden beklenen hiçbir şey, hiçbir vasıfları kalmadığında insanlar barınaklara kapatılırlar belki. Bu barınakların büyüklüğü de önemli tabii; insan vücudunun üç, bilemedin dört katı büyüklüğünde hücreler. Yeter zaten canım o kadar alan, n'apacaksın daha fazlasını. Önlerine suları ve mamaları konulur belli öğünlerde; suları gün içinde pislenir kaplarında. Her birine bir minder verilir günün 18-20 saati  üzerinde uyusunlar diye. İşlevleri kalmadığında bir tarladaki zararlı otlardan ne farkı kalır ki sonuçta insanların.

 

Düşünmeyi gerektiren durumlar ortadan kalktığından zekası da körelir muhtemelen insanların. Sonuçta unutmamak lazım işlemeyen demirin hikayesini. Eee peki barınaklara sığmayan insanlar? Üremelerini durdurmazsan hele, sokaklar duygu gibi saçma kavramlarla etrafı kötü kokutan, akılcılıktan, pratik düşünmeden uzak canlılarla dolar. Ööf, bu insanlar da çok ürüyor ya! Ayak altında her gün bir sürü insan. Üstelik kokuyorlar... Haberlerde şöyle metinler "Sahipsiz sokak insanlarının popülasyonunun Ankara için önemli bir sorun teşkil ettiğine dikkat çeken Başkan şunları söyledi: "Sokak insanlarına hiçbir zarar vermeden bu sorunu çözmenin yolunun kısırlaştırma olduğu tüm dünyada kabul edilmiş bir gerçektir. Bu anlamda X Belediyesi olarak Ankara Üniversitesi İnsan Hastalıkları Fakültesiyle işbirliği içerisinde gerçekleştirdiğimiz 'laparoskopik' yöntemle artık insanlar daha az ağrılı bir süreç geçirecek. Bu yöntemle insanın ameliyat sonrası barınakta geçireceği süre de kısalacak. Öncüsü olduğumuz bu çalışmanın diğer belediyelere de örnek olmasını temenni ediyoruz." Ve bir tanesi daha "Erzincan'da sivil giyimli bir robotun ordu evi kapısında eline geçirdiği insanı tokatladığı görülüyor. Daha sonra insanı demirlere bastıran asker bir süre sonra insanı yere fırlatıyor. Yerde can çekişen insana tekme atan robot, görüntülerin sonunda da eline alarak insanı yola atıyor". Sokaklardan toplatılarak topluca zehirlenecek olan insanlardan söz etmiyorum bile...

 

Robotlar, insanlardan devraldıkları kanunları kullanırsa bu distopyanın ne kadar korkunç yerlere gidebileceğini kestirmek hiç zor değil. Duygu programlanmamış makinelerin insanlardan daha adil olmasını beklemek zor şayet. Yüzyıllardır 'alt tabakalardan sınıfların', doğadaki diğer canlıların, hayvanların haklarını onlara teslim etmemiş olan insanların robotlardan hak dilenmesini izlemek ne acıklı olur. Kendi kanunlarını oluşturmayacaklarını zannetmiyorum robotların ama kendi çağlarında doğadaki 'en üstün varlıklar' onlar olduğu için en çok hakkı kendilerine verirler büyük ihtimalle. Sizi bir yanılgıya sürüklemek istemem ama bana göre "Bütün robotlar eşit, ama bazı robotlar daha eşit" olacaktır onların dünyasında da. İnsanların hayvanlara vermedikleri hakları onlar da insanlara vermeyeceklerdir.

 

Robot distopyasıyla başlayan bir yazının neden bu kadar garip metaforlar içerdiğini merak edebilirsiniz belki. Kendimi bugün anlatabilecek kadar cesur hissetmediğim bir hikayeyle ilgili tüm bunlar...

 

Ünal Kusay Yaşar, Kenan ışık bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bayıldım nefis olmuş...

kapattık 
 05.01.2018 9:30
Cevap :
Çok teşekkürler Emre Bey, sizin yazdıklarınız kadar iyi olmasa da :)  08.01.2018 9:36
 

Sonunda yazabiliyorum Esra'cım ve evet senin yazılarında tatlı ile karışık ekşimsi bir tat aldıktan sonra "ımmm ne kadar özgün bir tat" dememde çok ciddiyim. Beyninden ellerine akan o ilhama teşekkür ediyorum..

Nalan Eltas 
 28.12.2017 17:24
Cevap :
Nalancım çok teşekkür ederim <3 İfade yeteneğine her seferinde hayran kalıyorum!  29.12.2017 10:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 147
Kayıt tarihi
: 20.08.17
 
 

Ben, cümleleri serbestçe devirebilmek için yazı yazıyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster