Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Mart '12

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
290
 

Roman okumayı sevenlerden misiniz?

Roman okumayı sevenlerden misiniz?
 

-Alıntımsı-


Ben sevmeyenlerdenim. Daha doğrusu, kitap okumayı sevmeyenlerdenim...

............

Çocukluğumdan beri bizlere hep kitap okumamızı öğütlerlerdi. Ne yalan söyleyeyim, bir türlü kitap okumaktan, saatlerce onun başında oturmaktan, hayallere dalmaktan zevk alamadım. 100 temel eseri bitiren arkadaşlarımla aynı sınıfı paylaşırken, ben o kitapların ismini bile bilemezdim...

Bugünlerde gördüğüm manzara şu ki, her kitap okuyan insan kültürlü olmuyor. Sosyallik siteleri adı altında, insanların yüzyüze görüşmesini engelleyen teknoloji ile birlikte; "Dışarı çıkıp gezme" lütfunda bulunmak yerine, kabuğuna çekilip kitap okuyan kitlede epey bir artış yaşandı. Ancak kitap okuma çılgınlığı, insanları bazı önyargılara itti. Kitaplardan ezberlenen kılıflar, toplumdaki insanlara giydirildi.

............

Hani, şu ikili ilişkilerde; aniden karar verip evlenen, sonra hemen boşanan tipler var ya... İşte onlar... Neden mi?

Birincisi, insanların kendine ait bir ideali yok. Olan yok. Televizyonda "Dürüst, yalan söylemeyen, evine sadık bir eş arıyorum" diyerek, kendinden emin olmayan, ne istediğini bilmeyen birçok insan evlenme programlarına katılıyor.

İkincisi, insanların birbirini tanımak için çaba sarf etmeye tahammülleri yok. İnsan, öğrenmek istediğini sorarak öğrenir. Araştırma yapar, soramıyorsa bile soruşturur. Anlat ben öğreneceğim, diye bir şey mümkün değildir.

............

Romanlarda, fantastik bir anlatım vardır ya da ilginç olaylar anlatılır. Bazılarımız, hayatın hep böyle farklı olduğunu düşünerekten, bakış açısını değiştirmeye çalışır. Bilmezler ki, aslında hayatın çok monoton olduğunu...

Beyin muhafazakardır. Değişmeyi kolay kolay kabullenmez. Buna rağmen, her şeyi tersten düşünerek, basit mantıkla çözülecek şeyleri, çözümsüzlüğe kavuşturan azımsanmayacak bir popülasyonumuz var. İnsanları, sürekli bir felaket yaşanıyormuşçasına, paniğe sokan insanlar var. Doğa; sen ona zarar vermediğin sürece sana zarar vermez. Eğer sen, doğaya zarar vereni cezalandıramıyorsan ve doğa zarar gördü diyerek insanları sürekli bir panik içinde yaşatıyorsan bu senin suçundur.

............

Tek bir ricam var. Eğer ki, çok fazla duygu-durum değişikliği hissediyorsanız roman okumayın! İnsanları kalıplara sokmayın. Tek yumurta ikizleri bile, aynı anda aynı duyguları yaşamazlar, siz iki farklı insanı bir tutmayın...

..

Tartışmalı bir konu; olumlu ya da olumsuz yorumlarınızı memnuniyetle bekliyorum... 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İşte sizin gibi kitap okumayanlar yazı yazarsa sonuç bu olur...Okur olmadan yazar olmak ne komik...Bence kitap okuyun da ufkunuz gelişsin...Çok dar bir mesafeden bakıyorsunuz hayata...Bu darlık da ancak böyle dar görüşlü olursunuz.Gördüklerinizle yetinirsiniz...Bu arada kendi yazınız içindeki büyük çelişkilere bakın 1-Kitap okunan kılıflar insanlara giydiriliyor sonra da nasıl oluyorsa tek yumurta ikizleri bile olsa aynı düşünceyi kazanamıyor.2-insanların kendine ait ideali yok bunu bir yerlerden devşiriyor ama nasıl oluyorsa beyin de muhafazakar değişmiyor..KOMİK yaaaa..TIPda beyinle ilgili araştırmaları OKUYUN...3-İnsan öğrenmek istediğini soruşturur,araştırır ama bunu yaparken her ne hikmetleyse kitap okumaz..KOMik yaaa.. Bari kitapla roman ayrımını yapın yazınızda belki ordan kurtarırsınız kendinizi.Bugün ilk kez okudum yazılarınızdan üçünü ama bunu okuduktan sonra sizi kesinlikle okumam.Yazmıyorsunuz.Aklınıza geleni sıralıyorsunuz.Edebiyatla ilgili de okumanızı tavsiye ederim...

Benansu canan 
 01.05.2012 13:55
Cevap :
Genel olarak insanlar, kendilerini mutlu eden pastadan bir dilim ister. Siz de çikolatalı, arasında tatlı iki katlı bir kek tabakası ve yer yer kestane şekeri olan pastada acı bir dilim kesmeyi başarmışsınız. Bu başarınızdan dolayı tebrik ederim :) Saygılarımla...  02.05.2012 19:18
 

Benim şahsi kanaatime göre kötü kurgulanmış bir roman, deneme, şiir veya artık her ne ise insanı yaşamın gerçekliğinden kopartıp kolaylıkla aptallaştırabilir. Bende uzun yıllardan beri roman okumuyorum ve kimseye de tavsiye etmem. Üstelik kitap okumanın insanı geliştirdiği iddiası bu güne kadar bilimsel olarak hiç araştırılmamış ve tabii ki de hiç doğrulanmamış bir varsayımdır. Benzer şekilde müzik ruhun gıdasıdır denir ama benim bildiğim ruh sadece gerçek bilgiyle gelişir. Müzikse insana zevk verir, hoş vakit geçirtir ama hepsi de o kadar. Sevgiler ve selamlar

Matilla 
 13.03.2012 21:15
 

Ferhat bey, evet yazdığınız konu oldukça tartışmalı. Aslında siz kitap (özellikle roman) konusundaki önyargılarınızla bu konuyu tartışmalı hale getirmişsiniz bence. Okumayı öğrendiğim 7 yaşımdan bu yana sürekli kitap okuyorum. Kitap okumanın yararlarının tartışılmaz olduğuna inananlardanım. "Her kitap okuyan kültürlü olmuyor" demişsiniz. Ben, aksine her okullunun kültürlü olmadığına inanıyorum. Teknolojinin insanları bilgisayar başına bağlayıp yüzyüze görüşmekten alıkoyduğu çok doğru, ama bunun kitap okumakla ilgisi yok. Her daim savunduğum şey, insanların yüzyüze görüşerek sosyalleşmesi, birbirini tanımasıdır. Eve kapanıp kitap okumaya gelince; ne müthiş bir zevktir bu bilir misiniz? Fantastik konular anlatılıyor dediğiniz romanlar başka bir türdür. Şimdiki nesil kolaycı olduğundan bunları okuyor ve başka bir dünya hayal ediyor. Oysa edebi ve klasik romanlarda hayatın kendisi anlatılır. Gidemediğiniz, göremediğiniz yer, insan ve yaşam koşullarını bu sayede öğreniriz. Selâmlar.

NURTEN DEMİREL 
 13.03.2012 21:05
 

Ben roman "okumayı" seviyorum. Siz bu yazıyı yazarken düşüncelerinizi anlatmamışsınız, düşüncelerinizi saçmışsınız. Eğer ki kitap okumak insana ne kazandırıyor derseniz, kendinizi daha rahat ifade etme yeteneği kazanırsınız diyebilirim. Buna rağmen bazı konulardaki fikirlerinize de katılıyorum, sırf kitap okumak insanı kültürlü yapmaz. Bu şekilde insanları kalıplara sokmak da son derece yanlıştır, haklısınız. Asıl mesele romanı neden okuduğunuzla ilgilidir belki de ya da ne bulmayı umduğunuzla. Eğer insan tanımlamak, insanları kalıba sokmak gibi nedenlerle okuyorsanız ya da "ay ben çok okudum,aman ne de kültürlüyüm, bakın gözlüğüm de var işte" tadındaysanız okuduğunuz hiçbir şeyden hayır gelmez. Zaten yazınızda yakındığınız okuyucu kitlesi bu kesime dahil sanırım. Bu nedenle de tepkinizi çekmiş ve sizde belli bir önyargıya neden olmuş olmalı. Karakter sayısı yeterli gelmediğinden ancak bu kadar yazabiliyorum. Saygılarımla...

Dolunay ve Bazı Gerçekler 
 13.03.2012 21:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 131
Toplam yorum
: 123
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 3113
Kayıt tarihi
: 10.04.09
 
 

Marmara Üniversitesi, Tıp Fakültesi'nden mezun... Tıp Fakültesi'nden her şey çıkar, arada doktor ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster