Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mayıs '18

 
Kategori
Gelenekler
Okunma Sayısı
1963
 

Romanlar

Romanlar
 

Klarnet sanatçısı Zeki Sevinç ile çalışma esnasında


ROMANLARDA SOSYAL ve KÜLTÜREL YAŞAM
Her etnik halk  kesiminin kendine özgü bir yaşayış biçimi, sosyal  ve kültürel ritüelleri bulunmaktadır; Bu çalışmada  Roman düğünleri, Romanların yaşayış biçimlerine özgü (doğum,evlenme, sünnet olma,askere gitme ve ölüm )  diğer geleneksel konularda yapılan alan çalışmaları Çalgıcı mektebi Koordinatörü Murat  Coşkun önermesi ile aşağıda belirtilen tarihlerde tarafımdan gerçekleştirilmiş küçük çapta bir araştırmadır; Romanların yaşayış biçimlerini incelemek  üzere çalışmaların yapıldığı tarih  kaynak teşkil eden kişiler ve bölgeler, kaynaklar  yazı, fotoğraf, video görüntüleri ile tespit edilmiş eski ve yeni ritüllerle kıyaslama yapılıp  örneklenerek  belgelenmişir.

ROMAN DÜĞÜN RİTÜELLERİ
Romanların yaşayış biçimlerini incelemek  üzere ilk olarak  16.09.2013 tarihinde tarafımdan yapılan alan çalışmalarımıza örnek  teşgil edecek ilk  ropörtaj Çalgıcı mektebinde  Cemal Yeşilbahçe  ile Romanlarda evlenme düğünü;  İkinci çalışma olarak ise 27.09.2013 tarihinde  araştırma konusuna ilişkin  Roman yerleşim bölgesi olarak belirlenenen  İnegöl Sinanbey  mahallesi Letafet sokakta doğmuş büyümüş ve halen ikamet etmekte olan 1946 doğumlu Güler Yandık,1944 doğumlu Sabriye Sevinç, 1939 doğumlu Gülbahçe Kurşuoğlu  ile Romanlara özgü kız isteme söz kesme, nişan ve evlenme töreni gelenekleri  hakkında , 1963 doğumlu Zeki Sevinç ile Roman sünnet cemiyetleri hakkında alan çalışması  yapılmıştır.

BURSA KAMBERLER MAHALLESİ
Bursa Kamberler mahallesi 1957  doğumlu Selanik  göçmeni Cemal Yeşilbahçe  babadan gelen çalgıcılık (ritm saz )  mesleğini sürdürmektedir. Romanlarda düğün , doğum, askere gitme ve ölüm  geleneklerinin incelenmesinde bilgi aktarımında bulunan Cemal  Yeşilbahçe’ den alınan bilgiler şöyledir.

Romanlarda düğün geleneği:
Bursa Kamberler mahallesinin iki yüz elli ve ya üç yüz yıllık bir geçmişi bulunmaktadır. Romanlar yerleşim zamanından beri düğünlerini Kamberler mahallesinde gerçekleştiriyorlar.

Görücü usülle değil  severek isteyerek evleniliyor. Kız istemeye anne, baba, halalar, teyzeler, dayılar, amcalar en yakın akrabalar olmak  üzere yirmi beş ve ya otuz kişi gidilir, çay kahve ikramlarından sonra Allahın emri ile kız istenir. Gençlerin evlenmeleri uygun görüldüğünde ve karar alındığında erkek tarafı kız tarafının büyüklerine isteklerinin neler olduğunu sorar. Espirisel bir biçimde otuz  bilezik , daire, araba, küçük  ve ya büyük baş hayvanlar isteklerin en başında yer alır. Gerçekdışı görülen bu  istekler tamamen espiritüel nitelik taşımaktadır. Kız isteme gecesinde gençlerin evliliği kanaatine varan büyükler  aynı gece nişan töreninin ne zaman yapılacağına da karar verir ve gün tayin edilir. Roman düğün nişan eğlence birlik beraberlik  içinde yapılır. Nişan ve düğün  töreninin tüm koşullarını erkek tarafı karşılar. Çarşıya çıkılır erkek tarafının büyükleri ile yapılan alışverişte gelin olacak kıza nişan töreninde giyeceği çamaşır , elbise, ayakkabı satın alınır. Kız tarafı da damada giysiler alır. Ortamına ve tercihlere göre kız erkek tarafı kadınlar ve erkekler ayrı ayrı toplanarak ve ya hep birlikte nişan törenine katılırlar. Önceleri ( keman, darbuka, klarnet ,kanun, davul , cümbüş, Balıkesir’den özel olarak gelen saksafon çalan müzisyenler v.s  ) ince saz takımı ile yapılan nişan düğün evlenme törenleri  şimdilerde klavye ile müzik eşliğinde yapılıyor.

  Yıllar önce  İnce saz takımı  baştan fasıl çalmaya  başlardı , otuz ya da kırk beş dakika Türk Sanat musikisi eserleri çalan orkestra fasılı tamamladıktan sonra Romanlara özgü oyun havaları çalmaya  başlar nişan töreninin sonuna kadar oyun havaları devam ederdi. Nişanda sadece yüzükler takılır arzuya göre birkaç bilezik takanlar da bulunmaktadır. Ortada oynayanların başına para atılır , önceleri bu paralar  özellikle beşlikler ortadan ikiye bölünüp öyle atılırdı oynayanların üzerine.

 Nişandan sonra düğün gününe karar vermek tarafların maddi koşullarının oluşması  doğrultusunda olur. Büyükler bir araya gelir ve düğün tarihini belirler. Düğün tarihi belirlendiğinde düğüne katılması  istenilen davetliler ,okunculuk denilen davetiye özelliğini taşıyan mendil, kumaş, çamaşır  v.s gibi eşyalar ile davet edilirdi, günümüzde davetiye ile davet ediliyor. Düğün hazırlıkları başladığında ziynet  eşyaları ,gelinlik, damatlık ,gelinle damadın kullanacağı mobilyalar satın alınır , genç kızın arkadaşları tarafından oğlan evine çeyiz serilir. Düğün yemekleri yapılır, düğüne davet edilen ve misafir olarak şehir dışından gelen konukların konaklaması için kimlerin hangi evlerde kalacağına karar  verilmeksizin her kes evlerinin kapısını açar. Kim nerde kalmak  isterse orda misafir edilir.

Gelin hamamı: Gelin olacak genç kız ve kendi yaşıtı arkadaşları gelin hamamına giderler. Darbuka, def , keman çalan kadın müzisyenler ve köçek dediğimiz oyuncular  ile romanlara  özgü ve ayrıca güncel olan populer şarkılar türküler eşliğinde eğlenilerek yıkanılır.

Sadece kadınların katılımı  ile gerçekleşen kına gecesinde erkek olarak sadece üç tane saz ile üç müzisyen bulunurdu. Zilli tef ,darbuka ve keman eşiliğinde kına eğlencesi yapılıyordu. Çengi denilen üç ya da beş hanımın oluşturduğu  oyun ekibi rengarenk allı pullu , oldukça  gösterişli giysileri ile kınaya renk  katar çalar söyler oynardı. Klavye eşliğinde yapılmaya  başlanan eğlenceler neticesinde Çengi geleneği de son bulmuş oldu. Kına yakılırken “Annem” şarkısı okunuyor. Garip şarkılar okunuyordu. Romanlar oldukça duygusal insanlardır, kına geleneğine şarkıları  ile yansıtıyorlar ve kına akşamı kına yakılıyorken hüzün ortamı oluşuyor ve herkes ağlıyor. Geline kına yakma esnasında gelinin başına kırmızı tülden yapılmış pullu bir örtü örtülüyor. Kına yakma esnasında gelinin avcuna bozuk para koyularak   kına yakılıyor. Damat olacak genç kına gecesini ziyaret eder, gelinle damat bir süre  aynı ortamda bulunur kısa bir süre sonra  gider.

Tavuk alma: Romanlar bu eyleme “tavuk toplama, para toplama“ diyorlar. Kına gecesinin sonunda karşılıklı olarak oğlan tarafı kız evine kız tarafı oğlan evine darbuka, def eşliğinde şarkılar türküler söylerek gelir tavuk alırlar  yakın akraba ve ya ahpapların evleri de bu  şekilde ziyaret edilir tavuk ve ya para toplanır. Kızın arkadaşları kız evinde misafir kalır sabaha kadar eğlenir, erkeğin arkadaşları da aynı şekilde erkek evinde misafir kalır ayrıca damadın gece kluplerinde çalışan müzisyen arkadaşları sabaha karşı işten çıkıp damat evine gelirler sabaha  kadar  topluca müzik çalınır eğlenilirdi.

Damat hamamı ve damat traşı: Damadın arkadaşları damat traşından bir gün önce öğleden sonra toplanır sazlar eşliğinde kahvehaneleri gezer , kahvehanelere mum dikilir ve fasıl çalınır ve kahvehanede bulunan erkekleri damat traşına davet ederlerdi. Damat traşında on müzisyenden oluşan çalgı ekibi, ikramların bulunduğu masalar, yemek ve  sınırsız içki hazır edilirdi. Gelin hamamı ve damat  hamamı aynı gün gerçekleşir. Son on beş yıldır damadın arkadaşları olan genç erkeklerin  kendileri çıkardığı  yeni bir eğlence şekli ile yapılan adetlerde belden  vücutlarının belden yukarısını çıplak bırakacak  şekilde ve rengarenk ve süslü tüllerden oluşmuş etek benzeri giysilere bürünen  yüzleri boyalı gençler damat  hamamına başlamadan önce hamamın önünde birbirlerine yumurta, salça ve boya atarak eğleniyor sonra  damat hamamına katılıyorlar.  Damadın arkadaşları damat  hamamı devamında damat traşına katılıyorlar. Erkek tarafına  gelen davetliler beraberlerinde getirdikleri hediyeleri ( dürü ),  ( Altın, para, ev eşyası v.s )  orada örnek olarak yüz tl Ahmet’ten, bir küçük altın Mehmet ten gibi söylemlerle damadın tarş için giydirildiği önlüğe takılır ve hediyeler takdim edilir. İzmir’ den özel  olarak getirilen dansözler eşliğinde eğlenceye devam edilirdi. Gelenek olarak kim ne takıyorsa aynı şekilde iadei takı takma adeti vardır. Beşi birlik takan bir kişiye onun düğününde de karşılık olarak  beşibirlik takılır  daha  azı dürü olarak götürülemez.

Gelin alma: Gelin alıcılar  kız evinin kapısına geldiğinde gelinin kardeşleri isteklerde bulunur.Bu  istekler içinde para bulunmaz birkaç şişe içki ( rakı, viski )  ya da birkaç tavuk istenir. Hazır edilmiş son madel bir araç süslenmiş olarak  beklemektedir, çalgılar eşliğinde gelin arabasına bindirilen gelin  ( yatırlara götürülür ) Emir Sultan hazretleri, Yeşil Türbeye gidilerek dua etmesi sağlanır. Erkek evinin bulunduğu yerde sazlar  çalmaya  devam etmektedir gelin saz ekibinin çaldığı  müzikler  eşliğinde sokağa getirilir. Damat evinde toplanılarak araçlarla Uludağ ziyareti yapılır çaylar içildikten sonra erkek evine geri dönülür ve yatsı namazından sonra damat gerdeğe salınır ancak  gelinin yanında gelen yengeler de gerdek evinde kalmak zorundadır. Romanlarda damadın gerdeğe girmesi olayında  Anadolu  geleneğinde olan  sırtına vurma gibi adetler yoktur. Gerdek esnasında  gelin ve damat  namaz kılar sonrasında gerdek olayı gerçekleşir. Gerdekten bir gün sonra öğle üzeri gelin ve damadın kadınlardan oluşan yakınları ve komşuları  “paça günü” denilen eğlenceye katılırlar. Eğer olumsuz bir sonuç alındı  ise “paça” eğlencesi yapılmaz ve gelin  kendi ailesine geri gönderilir ancak genelde böyle olumsuz sonuçlara pek rastlanılmaz.

Roman düğünlerinde   Zengin de fakir de tüm gelenekleri uygular maddi boyutu hiçbir zaman tartışılmaz hiçbir masraftan kaçınılmaz, ne gerekiyorsa o yapılır.

BURSA / İNEGÖL / SİNANBEY  MAHALLESİ LETAFET SOKAKTA İKAMET EDEN
ROMAN HALKINA ÖZGÜ EVLENME VE SÜNNET DÜĞÜNÜ TÖRENLERİ:

27.09 .2013 tarihinde İnegöl Sinanbey  mahallesi Letafet sokakta ikamet eden Güler Yandık ve Sabriye Sevinç’e göre Bursa Kamberler mahallesindeki Romanların aksine görücü usulle evleniliyor ve birbirini isteme severek evlenme nadiren görülen bir durum olarak belirtiyorlar. İnegöl Sinanbey  mahallesinde evlenme düğünü Bursa Kamberler  mahallesinde gerçekleşen düğünlere göre çok az farklılıklar  gösteriyor. Disiplinler arası ortak geleneksel  adetlerin neredeyse tamamı  benzeşiyor.Okunculuk denen davetiye olarak gönderilen giyim eşyalarından ,  düğün evine götürülen dürü ve ya hediyelerin takdimi ve takılması geleneği de benzerlikler göstermektedir.. Kız istemeye   giderken önce anne baba gidiyor  eğer olumlu bir sonuç alınacaksa akrabalar  kalabalık  bir topluluk  olarak kız istemeye  gidiyorlar. Kız istenilipte olumlu cevap alınmışsa nişan gününe karar veriliyor, bütün alışverişler yapılıyor ve tüm takılar  nişanda takılıyor. Kadın eğlencesi olan kına gecesinde Bursa’dan çengi denilen allı pullu  giyimli eğlence grubu geliyormuş. “Aman bu fasulye, Evlerinin önü nane de maydanoz, süt içtim dilim yandı”  gibi türküler çalınıyor söyleniliyor. Bursa Kamberler  mahallesi Roman düğününden farklı olarak  gelin hamamı ve damat hamamı aynı gün değil bir gün arayla gerçekleşiyor, gelin hamamında cevizli lokum ikram ediliyor ve gelin hamamından gelen  kızlara  üzüm tatlısı , kamış tatlısı ve  lokum dağıtılıyordu.Kına gecesi kına yakılırken “kına mı yaktın eline Emine , Gelin mi oldun Emine ve Yüksek yüksek  tepelere ev kurmasınlar”  türküleri ile kına yakılıyordu, son dönem kınalarda yine aynı  ezgilerle kına yakılsa da  artık  kına eğlencesinde neşeli türküler şarkılar çalıp oynayan eğlence ekibi çengiler ve çengi adetleri yapılmıyor. İnegöl  Romanlarının başlıca geleneksel  düğün yemeği bol  tavuk eti katılmış pirinçli biber dolmasıdır, bunun yanı sıra  yahni , taze fasulye ,kuru fasülye  pilav , patlıcan yemekleri düğün yemekleri arasındadır.

BURSA / İNEGÖL / SİNANBEY MAHALLESİ LETAFET SOKAK
ROMAN SÜNNET  CEMİYETLERİ

Romanlara özgü sünnet  cemiyetleri hakkında bilgi sunan 1963 doğumlu klarnet sanatçısı Zeki Sevinç on yaşından beri klarnet çalıyor.Babası Aykut  Sevinç’te klarnet sanatçısı olan Zeki Sevinç çaldığı müzik aletini babadan öğrendiğini söylüyor. Zeki Sevinç’in Romanlara özgü sünnet çemiyeti hakkında aktarımları şöyledir.

Romanların haricinde sünnet düğünü yapanlar çalgılı sünnet düğününe özenmezler, çok nadirdir çalgılı sünnet düğünü ,genelde mevlüt ile yapılır. Romanlarda ise muhakkak  mevlüt yapılır ancak illa çalgısız olmaz. En az üç gün çalgı ile sünnet düğünü yapılıyor romanlarda. Sünnet yatağı  sünnet çocuğunun annesinin arkadaşları tarafından süslenir.

İlk gün ilk önce çok misafir geldiği için yemek  ikram edilir, İnegöl’ün içinden dışından, Bursa’dan, Eskişehir’den, İstanbul’dan davetliler akraba ahbap çoktur ve hepsi gelir. Romanlar bir çok  bölgeye  dağılmış olsa da birbirine çok bağlıdır. Hali vakti yerinde olan düğün sahibi büyükbaş hayvan, bütçesi dar olan küçük baş hayvan alır, kesilir ve özenerek itina ile temiz bir şekilde kazanlarda pişer. Eskiden içki ikramları olurdu ancak artık içki ikramı yapan düğün sahipleri azalmıştır. Sünnet düğünü ilk akşamı Cuma gecesi  kına merasimi yapılır sünnet çocuğuna kına yakılır. Eskiden bahçelerimizde, sokaklarımızda olan sünnet kınası günümüzde salonlarda yapılmaktadır. Sünnet çocuğuna sünnet annesinin hanım arkadaşları kına yakar. Sünnet çalgıları kalabalık olur bizde, en az yedi ya da sekiz çalgıcı hazır olur.On parça saz ekibi olur genelde çift klarnet, çift keman, kanun, davul, darbuka, klavye olur, en güzel ses tesisatları kiralanır. Görsel olarak ta kamera kaydı yapılır. Eskiden tesisat kurulamadığı zamanlar  ise çift klarnet davul ve darbuka olurdu. Kendi düğünlerimiz hariç civar köylere gidilirken bu enstrumanlarla gidilirdi ve tesisat  olmazdı  eskiden. Bizde ince saz takımına çok önem verilir , kendi düğünlerimiz ince saz takımı olmadan olmaz. Eskiden kim düğün yaparsa İstanbul dan sanatçı getirirdi bütçesine göre. Benim düğünüme Kandıralı  geldi örnek vermek gerekirse. Sünnet tıbbi bakımdan ehliyeti olan kişiye  sağlıklı  şekilde yaptırılırdı halen öyledir. Kınadan bir gün sonra cumartesi günü  sünnet hamamı olur. Sünnet çocuğunun babsı ve babasının arkadaşları  ile gidilir hamama. Aynı damat  hahamı gibi olur. Sünnet çocuğu hamama çalgı  ile götürülür,hamamda da çalınır eğlenilir  ve çalgı  ile geri  getirilir. Aynı örf adetlerimiz halen devam etmektedir. Sünnet hamamının gecesinde erkeklere eğlence olur. Pazar  günü sünnetin kesildiği gün sünnet çocuğu allı pullu kumaş ya da halı  v.s ile donatılmış  at ile gezdirilir. Bulabilenler payton ile de gezdirebiliyordu sünnet çocuğunu. Biz payton bulamadık jip  ile gezdirmiştik kendi çocuğumuzu. Sünnet çocuğu gezdirme işleminden sonra sünnetçi gelir tıbbi müdahaleyi yapar, yemekler yenilir mevlüt okunur. Sünnete  getirilen hediyeler sunulur, sünnet olan çocuk sünnet yatağında ziyaret edilerek sünnet şapkasına para altın v.s pahada yüklü ağırlıkta  hafif hediyeler  konulur.

Zeki Sevinç / 27 Eylül 2013

Emel Örgün KURT    
emlorgun@gmail.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 510
Kayıt tarihi
: 27.10.17
 
 

"Ben gidersem türkülerim sen kal dünyada" ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster