Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Aralık '20

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
69
 

ROMANLARIN GÜCÜ ADINA

Mutfak kapısı salona açılan, raflarında gazeteden kupon biriktirilerek temin edilen ansiklopedilerin ve çeşitli kitapların yer aldığı kütüphaneli kanepeyle emektar iki koltuğun bulunduğu mütevazı evde mutfak masasında dönem ödevini yapan liseli genç kız aynı zamanda kendisinden altı yaş küçük kardeşine de göz kulak oluyordu. Anne ve baba ev oturmasına gittiği için kendisine böyle bir görev verilmişti.

Sobanın üzerinde kaynayan çaydanlıktan uzak durmasını tembihlediği erkek kardeşi iki boyutlu oyun alanına yavaş inen blokları boşluk kalmayacak bir şekilde düzenlemeye çalıştığı tetrisle oynuyordu. Ablasının dikkatini dağıtmamak için altı yedi kanalı çeken renkli televizyon açılmamıştı.

Dönem ödevinin taslağını müsvedde olarak kullandığı saman rengi kâğıtlara yazan genç kız, kılavuz olarak kullandığı, çizgileri cetvel ve kırmızı tükenmezle belirginleştirilen çizgili kâğıdı beyaz dosya kâğıdına ataşla tutturdu.

Yanlış bir şey yazarsa en başından yazmak zorunda kalacağı için tamamen yazdıklarına odaklanmıştı. Mavi pilot kalemiyle hiç dinlenmeden bir sayfa yazdıktan sonra yazıların aynı hizada olup olmadığını kontrol etti.

Taslağın ilk sayfasını temize geçtikten poşet dosyaya koyan genç kız odun atmaya gerek olmadığını düşündüğü sobanın üzerindeki çaydanlıktan kendine çay aldı. Çayına şeker kattıktan sonra erkek kardeşinin yeni bir yaramazlık eyleminde bulunma olasılığını hesaba kattı.

Belden bağlanan bulaşık önlüğünü sırtına pelerin niyetine bağladıktan sonra, soba demirini kılıç olarak kullanan erkek kardeşinin olası hareketlerini tahmin edebiliyordu. Liseli genç kız, Kara Murat’ın surlardan atlamasına öykünen erkek kardeşinin kanepelerin üzerinden koltuğa atladığını görünce duruma el koydu ve kütüphaneli kanepenin rafındaki ‘’Ay’a Yolculuk’’ kitabını seçtikten sonra kardeşiyle konuşmaya başladı. Ablasının tavsiyesine uyan erkek kardeş, kendinden beklenmeyen odaklanma başarımı sergileyerek kitabı okumaya başladı.

Okuduğu kitap uzay araştırmalarına yön vermesi yönünden önem arz etmekteydi. Akıcı anlatımıyla okuyucunun dikkatini canlı tutan Jules Verne, insanoğlunun 1969’da Ay’a ilk ayak basışından yaklaşık bir asır önce 1865’de Ay’a seyahati ön görebilmişti. Yazar sadece edebiyatın bilimi etkileme potansiyelini ortaya koymakla kalmıyor, geleceği görme yetisiyle insanı kendine hayran bırakıyordu. Benzer biçimde Ay’a gönderilecek aracın tasarımı aşamasında Fatih Sultan Mehmet’in 1453’de İstanbul’un Fethinde kullandığı toplardan ilham alınması düşüncesi de yazarın geçmişi irdeleme becerisini de gözler önüne seriyordu.

Cüneyt Arkın’ın etkisiyle Fatih’in Fedaisi Kara Murat’a özenen erkek kardeş, Fatih’in fikirlerinden ilham alan ve insanlık için çok önemli adımlara vesile olan roman sayesinde hayal gücüne güç katarak daha güçlü bir görüş açısına sahip olma yolunda önemli bir adım atmıştı.

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 77
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 61
Kayıt tarihi
: 25.02.19
 
 

     TCDD'de makine mühendisiyim. Sanatın iyileştirici gücüne inanan bir insanım.    ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster