Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Efsane FB 1907 Baterist Metin

http://blog.milliyet.com.tr/efsanefb1907

09 Nisan '09

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
1688
 

Romantik Çağ'da Mutsuz Evlilikler

Romantik Çağ'da Mutsuz Evlilikler
 


Romantik Çağ'da, yapay ilişkiler sonucu oluşan çiftlerin birliği genellikle kısa zamanda sarsıntı geçiriyordu. Aslında bu durum her iki eş için, lâkin öncelikle kadın için oldukça zor bir durum yaratıyordu. Mutsuz evlilikler, mutsuz aileler gerçekte tam bir toplumsal yara halini almıştı...


Aileler ne kadar dikkatli olurlarsa olsunlar, yeni erkekle tanışma şeklinin (Balo vb.) doğal birtakım tehlikeleri vardı. Gençler dansta fazla ileri giderler de gizlice buluşurlar ve kız için kötü sonuçlanacak olan bir cinsel yakınlaşmaya girecek olurlarsa ne olurdu?..


Egemen düşünce halâ bir genç kızın evlenmeden evvel bakire kalması üzerinde duruyordu. Bunun ne dereceye kadar başarıldığını tahmin etmek güç elbette. Çünkü zifaf gecesinde kendinin ilk kişi olmadığını gören bir kocanın, dava açmak, iddiada bulunmak için pratikte herhangi bir dayanağı olmuyordu. Anne-babaların büyük bir endişeleri vardı ama, bu, kızlarının çok erkenden bekâretlerini kaybetmeleri değildi!.. Onların endişesi, kızlarının gayri-meşru çocuk doğurmalarıydı. Çünkü bu durumda evlenme olasılıkları da, ailenin namusu da uçup gitmiş oluyordu.


Bununla beraber, kadınlar için evlilikten evvel cinsel birleşme yasağı, evliliğin saflığını sağlamaktan çok, tek eşliliğin yıpranmasına sebep oluyordu. Fransa'da kadınların zina yapmalarının nedenlerinden biri de buydu. Çünkü 20'nci yüzyılın başlarına kadar orta sınıf ailelerin kızları evlilikten önce çok sıkı bir disiplin altında tutuluyor, çoğu manastır okullarında ya da yatılı okullarda eğitiliyordu.


Ta Orta Çağ'dan beri kadın sadakatsizliğinin Fransız edebiyatında sık olarak işlenmesi olayı, zinanın bir Fransız özelliği olduğu izlenimini uyandırmıştır. Boşanma istatistikleri, polis kayıtları ve sosyologların gözlemleriyle cinsel alışkanlıklar araştırıcılarının edindikleri sonuçlar, durumun tam aksi olduğunu göstermektedir.


1840 yıllarında, 100 evli çift üzerinde özel bir araştırma yapılmış ve yüzde 48'inin mutsuz, 36'sının ilgisiz olduğu, sadece 15'inin mutlu, ancak 1'inin tam anlamıyla "erdemli" olduğu sonucuna varılmıştır. Aynı 100 evlilikte yapılan başka bir sınıflandırmaya göre, 51'inin "gevşek ve bozuk ahlâklı", 14'ünün ise "bile bile ahlâka aykırı" olduğu görülmüştür. Mutsuz evliliklerin 30'unda erkeğin, 12'sinde ise kadının suçlu olduğu anlaşılmıştır. Evliliklerin 15'inde meslekten fahişelik ya da tellallık yer aldığı tespit edilmiştir.


Bu şaşırtıcı rakamların kesin doğruluğunu garanti etmek mümkün değil tabii ki... Zina konusunda kesin istatistikler elde etmek bugün dahi zor olduğuna göre, o zamanlar hemen hemen olanaksız olsa gerektir.


Lâkin bu ahlâk, ahlâka aykırı ve tümüyle bozuk evliliklerin yüzdeleri doğru olmasa dahi ve gözlemlenen denek sayısı güvenli bir genelleme yapabilmek için de küçük olsa dahi, bu araştırma yine de, zinanın, erkekler arasında olsun, kadınlar arasında olsun, sık rastlanan bir durum olduğunu göstermektedir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1907
Toplam yorum
: 4304
Toplam mesaj
: 437
Ort. okunma sayısı
: 3696
Kayıt tarihi
: 28.07.07
 
 

03 Şubat 1967 İstanbul doğumlu, romantik bir müzisyenim işte... Müzik, bateri, spor, Fenerbahçe, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster