Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ekim '12

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
367
 

Romanya'ya yenilmek de neyin nesi ?

Romanya'ya yenilmek de neyin nesi ?
 

Dünya Kupası elemeleri C grubundaki 3. maçında Milli takımımız kendi sahasında Romanya’ya 1-0 yenildi.

31 Temmuz da Brezilya’nın Rio De Janerio şehrinde çekilen kurada grubumuzda seri başı olan Hollanda’dan sonra Romanya, Macaristan, Andorra ve Estonya ile eşleştikten sonra tek rakibimizin Hollanda olduğu sanmıştık ve nasıl olsa bu genç ve formsuz Hollanda’yı da geçer grup 1. Olarak 2004 Dünya Kupasına elimizi kolumuzu sallaya sallaya gideriz diye düşünmüştük ama iş sahada oynayıp kazanmaya gelince, bu düşüncenin sadece bir dilekten ileri gidemediğinin sıkıntı ve üzüntüsünü biraz erken yaşamaya başladık.

Romanya maçında futbol adına hiçbir göremedik milli takımımızdan. Heyecanı olmayan, gol pozisyonu olmayan, seyirciyi bir kere olsun ayağa kaldıramayan bu futbolun bahanesi, herhalde bahanelerin en şahanesidir.

Futbolla yatıp kalkan bir ülkenin bu ilgiye layık bir Milli futbol takımının olamayışı düşündürücü olduğu kadar hazindir de.

Romanya bir rakip için pis bir takım. Oynatmamayı hedefleyen takımlar gibi oynuyorlar. Ama yılmıyorlar hiçbir şeyden. Hani Allah için adam bir hata yapmaz mı?. Yapmıyorlar çünkü hataya zorlayacak baskıyı sen değil, onlar yapıyorlar. Çabuk oynuyorlar.

Romanya takımı bir Hollanda, bir Almanya bir Portekiz değil. Hatta senin yarımın bile değil , Real’de, Liverpool’da, Atletico’da oynayan oyuncuları yok, ülkelerinde milyon dolarlık yabancı futbolcular yok, Şampiyonlar liginde S.Bükreş’in çok uzun yıllar önceki başarıları mazinin karanlıklarında kalmış, başarısı yok, bir Fenerbahçesi, Galatasaray’ı yok ama işte gelip kazanıyorlar.

Kazanıyorlar çünkü akıllı oynuyorlar, yardımlaşıyorlar, koşuyorlar. Bir sistemleri var. Çok iyi alan savunması yapıp, derinlemesine kontra paslarla gol arıyorlar ve bunu biz golü yiyene kadar sık sık yapıyorlar. Allah tan %100 pozisyonlarda şutları kuşlara atıyorlar. Tatlı sert oynuyorlar. Düşmüyorlar. Sağlamlar. Ayakta kalıyorlar.

Bize gelince ; Nereden neyi, kimi anlatacaksın birader?

Sistem yok, taktik yok, hücum organizasyonu yok. Adam rakibine bakar da bir şeyler görür.  Milli takım Teknik Direktörü maça dikkatli baksa belki takım 90 dakika aynı tempoda oynayamayacak. Golü yemeden önce de, golü yedikten sonra da değişen bir şey yok. Pardon Hamit değişti. 60. Dakikada. Zaten eğer kanat oyuncusu Hamit ise o takım zaten bitmiş. İleri gitse geri gelemiyor, geri gitse, ileri gidemiyor. Hamit doymuş, Hamit bıkkın ve belki de Hamit sakat ama oynuyor! Kanatlar kullanılmıyor.

Tamam yenilen golde Volkan’ın zamanlama hatası tartılışılmaz ama gol atmadan nasıl maç kazanılır? 2- yersin 3 atarsın ama bu maçı devre arasında yazsam ‘’maçın sonunda bir şey değişmez’’ yazardım. Oyuncu değişikliklerinde de geç kalındı çok.

Emre Belözoğlu ve Arda Turan almış sazı eline. Birşeyler yapmaya çalışıyorlar. Koşuyorlar, mücadele ediyorlar. Bakıyorlar kanatlar işlemiyor. Ne Hamit, ne Sercan. Kanatlara gidiyorlar, oradan ortalar yapıyorlar. Nafile yoruluyorlar. Kendilerine ayak uydurana rastlamıyorlar.   Kalabalık Romanya defansı havadan bir top sektirmezken, o hava ortalarını Umut’un almasına imkan var mıydı?. Umut’un kaç tane kafa golü var kariyerinde?. O mevkide Hakan Şükür oynarken hocaların işi ne kadar da kolaydı?. Milli takıma onun yapısında, onun boyunda bir santrafor aranıyor mu acaba?. 

Milli takımda hiçbir oyuncu için o formayı hak etmedi diyemezsiniz. Hepsi mevkilerinin en iyi oyuncuları. Düşünün Real Madrid’li şimdi Liverpool’lu Nuri Şahin bile son 10 dakika oyuna giriyor. Mevlut da öyle. O zaman ne?. Nedir?. Hocadır..

Abdullah Avcı treni kaçırıyor. Hollanda’yı yeneceksin, ardından Romanya’da Romanya’yı!. İnanabilmeyi ne kadar isterdim!. 

Milli Takım Teknik Direktörünün başarılı olacağına inananlardandım ben ama umutlarım tükeniyor.

Bu kadar iyi isimleri barındıran bir Milli takımın kazanmasının  2-3 futbolcusunun aşırı  gayretine ve şansa kalması yetmiyor, işini şansa bırakmayan rakibiniz maçı alıp gidiyor. Bakın Romanya takımına, tornadan çıkmış gibi hepsi bir hepsi aynı. ‘’Yahu keşke şu adam da bizim takımda oynasa’’diyebileceğiniz bir futbolcuları var mı?. Yok

Biz neden futbolu bu kadar basit oynayamıyoruz?

Milli takımda oynayan bir futbolcu, ülkenin mevkisindeki en iyi futbolcusu demektir. Kariyerleri ispatlıdır. Teknik Direktör için de geçerlidir bu. Hiddink gitsin, Abdullah Avcı gelsin diyenler çoğunluktaydı. Bizden biridir, bizi daha iyi anlar düşüncesi hakimdi fakat bakıyoruz;

Hollanda’yı dirilltik, Romanya’yı, Hollanda’nın rakibi yaptık. Macaristana da takılırsak?

O zaman, .

Eh artık, sen sağ, ben selamet.

Milli takım Allah’a emanet!. 

Kim olsa fark etmez. Doktor rapor vermez.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 459
Toplam yorum
: 146
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 922
Kayıt tarihi
: 15.01.09
 
 

İstanbul doğumluyum.. İstanbul'un  tramvaylı döneminden bu şehirde yaşıyorum. Gençlik yıllarında ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster