Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mayıs '17

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
174
 

Rönesans'la birlikte biz ve onlar

Rönesans'la birlikte biz ve onlar
 

SpaceX’in “Falcon 9” roketini okyanusa indirilmesi


Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u almakla Ortaçağı kapattığı ve Yeniçağı açtığı söylenir. Fatih İstanbul’u almakla aynı zamanda Avrupa’nın ipek ve baharat yolunu kapatmış oluyordu. İşte bu yüzden Avrupa, Uzakdoğu’ya yeni bir yol bulmak için coğrafi keşifler sürecini başlatıyordu. Karanlığın egemenliğindeki Ortaçağı kapatan Rönesans ve reform hareketlerine başlanıyordu. Yeniden doğuş demek olan Rönesans, İtalya da başlayarak ve güzel sanatların her dalında filiz veren çalışmaların köklerini antik çağın uygarlığında arıyordu. O uygarlıkların ilk yeşerdiği topraklar ise Anadolu idi ve ne yazık ki Avrupa’daki Rönesans ve kiliseye yönelik reform sürecinde Anadolu’daki insanların üzerine ölü toprağı serpilmiş, Şeyh Bedrettin gibiler ise öldürülüyordu.

Leonardo da Vinci, Mikelanj, Rafaeli, Botticelli, Machievealli salladıkları kalemlerle Avrupa’da Rönesans’ı yaratırken Çaldıran, Mercidabık, Ridaniye’de sallanan kılıçlar Osmanlıya yeni askeri zaferler getiriyordu.

Kopernik, Gök cisimlerinin devri üzerine eserini yayınladığı zaman Sultan Süleyman da kendisine kanuni sanı kazandıracak fermanlar yayınlıyordu. Ancak bu fermanlar saraya henüz matbaa gelmediği için elle yazılıyordu.

Akdeniz’in Barbaros Hayrettin Paşadan sorulduğu günlerde Macellan kendi adıyla anılan boğazı bulup Atlas Okyanusundan büyük Okyanusa geçiyordu.

İstanbul’da Mimar Sinan’ın yaptığı muhteşem eserlerden Süleymaniye Camisinin ibadete açıldığı günlerde Portekizliler, Brezilya’da şeker tarımını başlatarak ekonomilerini daha da güçlendiriyordu.

Sedefkar Mehmet Ağa’nın, Sultanahmet Camisinin inşaatına başlaması, Galileo’nun dünyanın güneş çevresinde döndüğü kurmanı artması hemen hemen aynı yıllara rastlıyordu.

IV. Murat, I.Mustafa’nın yerine 11 yaşında tahta çıktığı zaman, Avrupa’da ilk gazete yayınlanıyordu.

Küçük Kadızade olarak tanınan ve Ayasofya Camisi vaizliğine getirilen Balıkesirli Mehmet Efendi, vaazlarında devlet işlerindeki kötü gidişi şeriata aykırı davranışlara bağlıyordu. O sırada Hollanda’da Rembrant, kendisine resim dünyasında büyük ün kazandıracak Doktor Tulp’un Anatomi deri tablosunu yapıyordu.

Sultan IV. Murat 24 yaşına geldiğinde, Amerika’da ilk Üniversite Harvard kuruluyordu. Ölen Kadızadenin yerine geçen vaizler onun düşüncelerini devam ettiriyor, güzel sesli erkeklerin Kuran okumaları yasaklanıyordu. Tef çalmanın, zurna ile birlikte şarkı söylemenin ve özellikle raks etmenin, hatta sema ayını yapmanın külliyen haram olduğu anlatılıyordu. Osmanlı Bağdat’ı alırken Fransız düşünür Rene Descartes, cebir kurallarını geometriye uygulayarak analitik geometrinin temeli kuruyordu. İngiltere’de Abraham Darby, kök kömürünü kullanarak pik demir elde ederken, Baltacı Mehmet Paşa, Prut seferinden Katerina’nın anıları ile dönüyordu. Osmanlı Lale Devrini yaşarken İstanbul’da ilk Matbaa açılıyor ancak 14 yıl sonra kapanıyor, matbaanın yeniden açılması için ise 42 yıl bekleniyordu.

İstanbul’da Tanzimat Fermanına giden günlerde Amerika’da ilk mekanik biçer-döver makine, İngiltere’de ilk telgraf kullanılmaya başlanıyordu. Osmanlının ilk dış borçlanma gitmesinden iki yıl sonra borç parayla inşa edilen Dolmabahçe Sarayının açılışı yapılırken Darwin, Türlerin kökeni üzerinde çalışıyordu. Pasteur’un mikrop kuramını geliştirdiği sırada Cemiyet-i İlmiye-i Osmaniye kuruluyordu. Bir gayri müslimin ilk Türkçe romanının yazıldığı yılda New York’ta elektrikli tramvay seferleri yapılıyordu., Londrada sokak aydınlatması yapılıyordu. Haydarpaşa’dan başlayan demiryolu inşaatı Konya’ya ulaştığında Rontgen x ışınlarını keşfediyor, Marconi, telsiz telgrafı icat ediyor ve yenidünyadan gelen sinema Pariste halka gösteriliyordu.

Wright kardeşlerin motorlu uçakla havalanmalarından dört, Picasso’nun kübik resimlerini sergilemesinden bir yıl sonra II. Meşrutiyet ilan ediliyor ve II. Abdülhamit seçimlerin yapılması yolunda ferman veriyordu. Bab-i Ali baskını ile İttihat ve Terakkinin iktidar olduğu yıl, Henry Ford otomobil üretimine büyük yenilik yaratan taşıyıcı kayış sistemine geçiyordu. Einstein’in izafiyet teorisini ortaya attığı sırada Hicaz Emiri Şerif Hüseyin’de İngilizlerle işbirliği yaparak Arap isyanın bayrağını açıyordu.

Zaman su gibi akıp gidiyordu…

Mustafa Kemal Paşa, İstanbul’dan Samsun’a gitmek için pusulası olmayan Bandırma ile Karadeniz’e açılırken Atlas Okyanusu ilk kez uçakla geçiliyordu.

Anadolu’daki Rönesans ve Reform hareketleri ancak 20.yüzyılın başında Kemal Atatürk’ün önderliğinde Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşu ile başlamış oluyor, uygar dünyanın bir parçası olmaya çalışılıyordu. Atatürk sonrasında Türkiye’yi Ortaçağa doğru sürükleme çabaları, dini siyasete alet edenlerin temel politiğini oluşturuyordu. Bilim insan geninin sırlarını çözerken, Türkiye’de Türban en büyük sorun olarak tartışılıyordu.

Amerikalılar SpaceX’in “Falcon 9” roketini okyanus üzerinde kurulan küçük bir platforma dikey indirmeyi başarırken Türkiye’de devlet yöneticilerinin eşliğinde gül suyu dökülerek türbe açılışı yapılıyordu.

Nizamettin Biber

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba, Uykudan uyandırma alarmı gibi bir yazı olmuş tebrikler. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 02.06.2017 9:49
Cevap :
Merhaba, hoş geldiniz sayın İzmirli, yoktunuz epeydir umarım iyisiniz. Teşekkür ederim, bil mukabele.  02.06.2017 14:53
 

..sn.Biber,aklındaki fikir bu mu?böyle cevap için çok mu düşündün?bundan sonra sana yazmayacağım.iyi günler...

tekin alan 
 01.06.2017 0:15
Cevap :
Blog alanımda kimsenin zihinsel langırt oynamasına izin vermem, bir daha yazmayacağım dediğiniz için yayınlıyorum, size de iyi günler  01.06.2017 10:29
 

Herkesin mutlaka okuması gereken çok ama çok önemli bir yazı, tebrik ederim yazarım.

Kerim Korkut 
 31.05.2017 12:04
Cevap :
Beğeninize ve övgünüze teşekkür ederim Kerim bey, selamlar  31.05.2017 20:27
 

Şeyh Bedreddin gibilerle ilgili ön yargılar bugünün sözde aydınlık çağında bile hala değişmedi...Bence en azından bazı toplumlar için bir ileriye gidiş söz konusu değil.

Kerim Korkut 
 31.05.2017 12:00
Cevap :
Zamana karşı kimse direnemez ve toplumlarda insanları gibi değişir ama değişimin nasıl olduğu ise önemlidir. Geriye gidiş de bir değişim olarak tanımlanmaktadır. Teşekkürler  31.05.2017 20:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 702
Toplam yorum
: 2956
Toplam mesaj
: 76
Ort. okunma sayısı
: 2103
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster