Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Nisan '09

 
Kategori
Komşuluk
Okunma Sayısı
5575
 

Röntgenci komşularım

Röntgenci komşularım
 

Telefonlar dinlenir, mesajlar okunur, biri bizi gözetler de biz boş durur muyuz? Duyduğuma göre telefon kayıtlarına takılmamak için insanlar kendi aralarında yöntemler geliştirmişler. 3 Taş 5 Kuş’tan fazlası var yani. İllegal konular konuşulurken “aman beni de suçlu zannederler” korkusu ile herkes telefon bataryalarını çıkarıp öyle girişiyormuş konuşmaya. Yakında hepimizi paranoid şizofren teşhisiyle tımarhaneye kapatacaklar haberimiz yok.

Benim hayatım devamlı olarak röntgenciler, telefon sapıkları ve telefonumu dinleyen köstebeklerle geçtiği için artık bu konu üzerine bir yüksek lisans programı açacak duruma geldim. Daha çok küçük yaşlarda karşı komşunun camdan soyunurken beni izlediğini kaç kere yakaladım. Bu karşı komşu kabusu fenadır yani. Devamlı olarak kapı pencere kapalı olmanız lazım, benim gibi göğüs göbek açık ortalıkta havadar dolaşmayı da seviyorsanız yakalanma olasılığınız çok yüksek. Hoş, ben zaten “bakan baksın sebeplensin taş gibiyim” diyerekten kimseciklerden bir şeyimi saklamadım o ayrı. Her anımla, her sözümle şeffafım yani kih kih.

Hadi karşı komşuyu perdeleri kapataraktan ekarte ettiniz diyelim, ya üst komşular ne olacak? Üst komşu da ne yapıyor demeyin, üç adet üst komşumdan da muzdaripim sevgili seyirciler. Birinin salonu ile bizim evin salonu üst üste, diğer üst komşumuzun odaları ile de bizim birkaç oda çakışıyor, üçüncü üst komşumuz ile de banyolar üst üste. Salonumuzun çakıştığı komşumuz zaten psikolojik rahatsız bir hatundu, bazı günler sinir krizi geçirip kocası hastaneye kaldırırdı. Bence kadın, komşuların evlerini röntgenleye röntgenleye bu hale geldi ama hadi neyse. Saklamazdı da zaten; bazen sokak kapısını bir açarız hatun bizim evin içine düşerdi, abartmıyorum hepsi gerçektir, bazı vakalara diğer komşular bile şahittir. Neyse işte bu hatun gizlice bizim salonla onun salonu arasındaki kullanılmayan kalorifer borusundan bizim evdeki konuşmaları dinliyormuş, annem birgün kalorifer borusunun boş olduğunu fark edip de kadınla borudan göz göze gelince fark edildi olay kih kih.

Diğer üst komşumuz ise aylarca benim telefon görüşmelerini dinlemiş. Bir akşam bizim kapı çalıp da üst komşu anneme “Ay kusura bakmayın rahatsız ettim bu saatte ama sizin çocuğun telefonu telsiz sanırım, bizim oğlan aylardır sizin çocuğun telefon konuşmalarını dinlemekten arkadaşlarıyla görüşemez oldu” demez mi? Şimdi bu kadın beni mi şikayet etmiş oldu, yoksa salak hatun oğlunu mu ele verdi? Annem tabi oracıkta hatunu bir güzel haşladı, ellerine sağlık. Sonuç: Telsiz telefonlara elveda, kablolu telefonlara yeniden merhaba…

Banyolarımızın çakıştığı üst komşumuz ile olan durumda ise aslında röntgenci olan ailecek biziz kih kih. Gerçi röntgenci olmamamız imkansız, çünkü kadının kocasıyla olan kavgalarını bütün apartman dinliyordu zaten ister istemez. Her apartmanda canlı yayın yapan bir daire vardır zaten. Bu kadın da genç ve işveli cinsinden, hani bütün mahalle delikanlıların arkasından bakakaldığı, evde de kocasından “sen beni elaleme malamat mı edeceksin, katil olacam senin yüzünden” türevi kavgalar işte. Dinlemesi de nasıl zevkli oluyor anlatamam. Bazen annem, babam ve ben neredeyse oturup çekirdek çıtlatırken bulacağız tuvalette kendimizi. Karı-koca kavgalarını dinlemeyi ve izlemeyi oldum olası sevmişimdir zaten. Neyse kadın kocayı boşadı, şimdi zengin bir dericinin metresi oldu ama kavgalar bitmedi. Şimdi de çocukları ile kavga ediyor devamlı “bu adamı ne diye eve getiriyorsun beee” , “yeteeeerr, beğenmiyorsanız gidin babanıza” gibisinden her gün kavga ediyorlar. Çocuklara üzülüyoruz ama yapacak bir şey yok.

Sevgilimin evinde de devamlı röntgen halindeyim. Gittiğim gibi hemen telefonuma düşen mesajlara bakar, laptopımdan tüm kayıtlarıma girer çıkar, aldatma kanıtı bulmak için yırtınır durur yani. Vücudumda bile iz arar durur, abartmıyorum.

Röntgenlenmek kaderimde var, ne yapıyım vallahi, uğraşamayacağım, kim ne bilirse bilsin hakkımda. Zaten o üst katta telefon görüşmelerimi dinleyen oğlancağız kaç sene kendine gelememişti devamlı olarak bir kız arkadaşımla yaptığım konuşmaları dinlediği için. Cesareti olan röntgenlesin beni…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 102
Toplam yorum
: 77
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 1542
Kayıt tarihi
: 26.08.08
 
 

1980 İzmir doğumluyum. Kendimi bildim bileli gözlem ve yorum yapmayı çok seviyorum. Genelde hayatı h..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster