Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Kasım '17

 
Kategori
Söyleşi
Okunma Sayısı
96
 

Röportaj Konuğum CanTürk Medya Sahibi Yasin Yılmaz…

Röportaj Konuğum CanTürk Medya Sahibi Yasin Yılmaz…
 

Merhaba sevgili okurlar…

Onu nasıl tanıtsam sizlere bilemiyorum…

O hem şiir yazıyor, hem yayıncı, hem de bir radyo sahibi.

Gelin kendisi anlatsın, bizler de onu yakından tanımış olalım…

Sevgili Yasin Yımaz röportaj konuğum...

 

Rukiye Türeyen: Sevgili Yasin, bize kendini tanıtır mısın?

Yasin Yılmaz: AdımYasin Yılmaz.3 4 yaşındayım. 2001-2002 Eğitim yılı Cide İmam Hatip Lisesi Mezunuyum. İstanbulda ikamet ediyorum şu an. Turizm sektöründe çalışıyorum ve bu reportajınız için size çok teşekkür ederim.

Rukiye Türeyen: Radyoculuk istediğin bir alan mıydı yoksa bir heves mi?

Yasin Yılmaz: Radyoculuk çocukluğumun bir hobisiydi. İyi bir radyo dinleyicisiydim. Lise yıllarında arkadaşlarımla elimize mikrofon alıp bunun oyununu oynar ve büyük keyif duyardım. Bu tıpkı sanatçı olmak isteyenlerin çocukluklarında eline saç fırçası alıp şarkı söylemeleri gibi bir şey. Ama birgün gelecek bu hobim bir şekilde gerçekleşecek ve ben mikrofon ardında konuşup yüzünü görmediğim ve tanımadığım dinleyiciyle birşeyler paylaşağım aklıma gelmezdi. Ama insan bir kere o duyguyu yaşadığında o mikrofonu bırakamıyor diyebiliriz.

Rukiye Türeyen: Radyo sahibi olarak, dj seçiminde senin kriterlerin nelerdir?

Yasin Yılmaz: Radyoculukta elbette kıstas ve kurallar olmalı. Bu işi seven veya gönül vermiş, kendini geliştirmeye müsait herkese yayıncılık anlamında yardımcı oluyorum ve oluyoruz. Ama illa ki kriter derseniz Müzik tecrübesi ve diksiyon benim vazgeçilmezim.

Rukiye Türeyen:Radyoculuğun altın kuralları nelerdir? Ya da kuralları var mıdır?

Yasin Yılmaz: Kurallarolmadan ciddiyetin olabileceğini düşünemem. Böyle bir şey bence mümkün değil. Müzik bilgisi, diksiyon-dinleyici üzerinde yayıncının bir etki oluşturabilmesi ve dinleyiciyi kendine, dolayısıyla radyoya bağlayabilecek bir bilgi birikimi olmalı. Bunlar radyoculuğun altın kurallarıdır.

Rukiye Türeyen: Dj’liğin yanı sıra şiir de yazıyorsun. Bu iki uğraştan birini seçmen gerekseydi hangisini seçerdin. Dj’liği mi yoksa şairliği mi?

Yasin Yılmaz: İşte bu zor bir soru. Çünkü ikisi de çok farklı duyguyla yapılan bir yetenek, bir anlatım. Yayıncılık doğaçlama bir sunum, şiir ise düşünceyle ve yoğun duygularla kaleme alınan bir anlatımdır. İstediğin her an yayın yapabilecekken şiirde bu mümkün olmaz benim için. Çünkü dediğim gibi şiir yazabilmek için ortam, duygulardaki değişiklikler, kelime hazinin genişliği ve elbette bunları harmanlayıp insanlara sunabilecek tecrübe gerekli. Bu yüzden sık şiir yazan biri değilim. En azından şuan için öyle.

Rukiye Türeyen: Şiir yazmaya nasıl başladın? Bu yeteneğini nasıl keşfettin?

Yasin Yılmaz: Şiir konusunda aslında zamanında ne bir hayalim ne de bir isteğim olmadı hiç. Ama beni şiire yönlendiren benim için ayrı bir yeri olan bir şiir var hayatımda. Sevgili A.S.İlkan’ın AYTEN şiiri benim bu yöne ilgi duymamı sağladı diyebilirim. İlk dinlediğimde komik geldiği için güldüğüm ama sonrasında beni düşündüren ve daha da sonrasında acaba böyle bir aşk var mıdır düşüncesine beni atan ve oradan yavaş yavaş daha o yaşlarda çalakalem birşeyler yazarak çıktığım bir yön oldu şiir. O yıllarda biraz acemice olsa da şiirlerimi her zaman saklarım. Daha sonraki zamanlarda biraz daha iyileştirme yoluna gittim tabii. Ama elbette bu konuda profesyonel değilim. Zaten ben şiirlerimi kompozisyon gibi yazarım. Dörtlük halinde yazmıyorum. Bu da değişik bir tarz.

Rukiye Türeyen:Yazdığın şiileri kitaplaştırsan, ismi ne olurdu?

Yasin Yılmaz: Bunu çok düşünmüştüm. Hatta bir kitap haline getirmeyi, birkaç şiirimi de profesyonel bir stüdyoda kaydetmeyi çok istedim. Bu isteklerimi şu an için biraz ertelesem de yapmayı çok istiyorum. Kitap adını çok düşündüm ama klasik isimlerden öteye geçemedim. Farklı bir şey olsun düşüncesiyle maalesef bu da ertelediklerim arasında zamanını bekleyen bir düşünce olarak kaldı.

Rukiye Türeyen: Kâh kendi şiirlerini kâh benim şiirlerimi seslendiriyorsun, gayette başarlısın. Bu yönünü kullanıp başka şairlerin şiirine ses olmayı düşündün mü?

Yasin Yılmaz: Bunu farklı yönde düşündüm. Benim yazdığım bir şiiri tanınmış bir şairle düet şeklinde seslendirmeyi isterdim açıkcası. Ya da bir şarkı içinde yazdığım küçük bir şiirle o esere eşlik etmek. Bunu bugün Bedirhan Gökçe fazlasıyla başarıyor.

Rukiye Türeyen: CanTürk Medya olarak engelli bireylerin yanında yer alıyor, onları destekliyorsunuz… Bir engelinin yazar olması veya radyoda dj olması mümkünken, bu yeteneği gören ve sırf dış görünüşü nedeniyle reddedilen engelliler var. Daha doğrusu hayallerine engel olunan insarımız var... Bu konuda ne söylemek istersin?

Yasin Yılmaz: CanturkMedya çatısı altında olan her birey bizim bir parçamızdır. Belli kurallarımız birbirimize saygımız ve sevgimiz var. Sanala bağlı kalmayan kişileriz.Ve düşüncelerimiz bile aynı  diyebiliriz. Engelli insanlara maalesef ülkemizde yarım insan gözüyle bakılır, dışlanır, başarısız olur düşüncesiyle yaklaşılır ve verdikleri değerde düşünceleri kadar olur. Halbuki sağlam her bireyde bir engelli adayıdır. İşte bu düşüncelerimizden dolayı biz engelli olan her bireyin yanındayız. Görünüşü ya da herhangi bir sebepten dolayı engelli olması hiçbirşey yapamaz anlamına gelmez. İnsanlara bunu anlatmak biraz zor işte. Ülkemizde bile bu konuda yeterli çalışma ve yasa yok maalesef. Ama biz hep burdayız sizinleyiz.

Rukiye Türeyen: Biraz da özel hayatına girmek istiyorum izninle… Eski dönem evlilikler bir ömür sürüyordu.

Yasin Yılmaz: Şimdiki evlilikler ise kısa sürüyor. Uzun bir evliliğin sırrı nedir sence? Evliliik hazırlığı yapan biri olarak bu konuda neler söylemek istersin?

Evet. Bende çok duydum büyüklerimden ya da hayat hikâyelerinden. Eskiden aşklar gerçekten güzelmiş. İnsan dinlerken bile hayran kalıyor o insanlara. O zamanlar gizli buluşmalar, işaretleşmeler, mektuplar vardı tabii. İletişim kolaylığı şimdiki gibi olmadığı o yıllarda ben bile mektup yazardım açıkcası. Sonuçta cep telefonu yoktu, ee dumanla da haberleşemeyeceğimize göre mektuplaşırdık tabii. Nadiren de olsa kokulu süslü mektup kâğıtlarımız olur yazacağımızı yazar bir-iki de güzel dörtlük gibi birşeyler sıkıştırdık mı boşluklara bizden mutlusu olmazdı. Ama günümüzde hem aile yapısının bozulması, insanımızın gelenek ve adetlerinden uzaklaşması, iletişimdeki kolaylık şimdiki aşklara darbe vuruyor bence. Çünkü herkes elinde bir dünya tutuyor.1-2 tıklamayla kendini farklı ortam ve yerlerde başka kişilerin yanında bulabiliyorsun. Bu düşünce ve rahatlık şimdiki aşkları zehirleyen unsurlar ve sebepler diyebiliriz.

Rukiye Türeyen: Geldik bir söyleşinin daha sonuna. Teşekkür ediyorum bana vaktini ayırdığın için. Okurlarımıza son olarak söylemek istediğin bir şeyler var mı?

Yasin Yılmaz: Ben sizlere çok teşekkür ederim. Okurlarımızın bizi takip etmeye devam etmesini rica ederim. Takip etsinler paylaşsınlar bu bizim için yeterlidir zaten. Herkesi çok seviyoruz. Herkes bizim bir aile üyemiz. Bunu bilmelerini isterim.

Rukiye Türeyen: Yasin Yılmaz’a çalışma hayatında hem CanTürk Medya hem de şahsım adına başarılar diliyorum.

Yasin Yılmaz: Teşekkürederim tekrar. Bende bir yazarımız olarak size başarılar dilerim. İnşallah çok daha büyük yerlerde isminizi görmek dileğiyle.

Rukiye Türeyen!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 29
Toplam yorum
: 29
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 208
Kayıt tarihi
: 31.05.17
 
 

Merhaba. 1980 Sakarya doğuluyum. 3 aylıkken geçirmiş olduğum menenjit hastalığı nedeniyle engelli..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster