Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Temmuz '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1632
 

Rosa Parks

Rosa Parks
 

Neredeyse hayatının üçte birini hapishane geçirmiş, dünyanın önemli siyahi lideri Nelson Mandela ölüm döşeğindeyken, (Türk basını ve televizyonları -gündem yoğunluğundan olsa gerek- bu haberden pek söz etmese de yabancı basından öğreniyorum bu haberi)  Barışçıl hareketlerin sürdüğü  bu dönemdeyken  bütün bunların ortak paydası olan   sivil itatsizliğin öncülerinden Amerikalı  Rosa Parks'ın hikayesini düşünmeden edemedim. Hikaye şu:

 Rosa Parks 1913 yılında ABD’nin Alabama eyaletinde doğdu. En büyük trajedisi doğumuyla birlikte başlamıştı zaten, Amerika’da zenci olarak dünyaya gelmişti. Küçük yaşta babasını kaybetmiş, öğretmen olan annesiyle birlikte hayat mücadelesinin içine girmiş, çok genç yaşta da evlenmişti. Bir konfeksiyon atölyesinde çalışıyordu. Bir gün, Montgomery’de   işten çıktı ve eve gitmek için otobüse bindi. Tarih 1 Aralık 1955’ti. O yıllarda otobüse siyahlarla beyazlar ayrı kapıdan biniyor, kendilerine ayrılan yerlerde oturuyorlardı. Otobüsün ön tarafı beyazlara, arka tarafı siyahlara aitti. Orta kısımda ise, eğer beyazlar ayakta değilse ve yerler boş ise siyahlar oturabilirdi. Rosa ve dört siyah da bu bahsedilen yere oturdular. Daha sonra tüm oturma yerleri doldu ve iki üç durak sonra  otobüse beyaz bir erkek bindi. Rosa  dört siyahla birlikte otururken, beyaz adam, siyahlarla beyazlar yan yana olamayacakları için beş  siyahın da  yerleri boşaltmasını istedi. Diğer dört siyah itaat ederken, Rosa  Amerikan tarihine geçecek sivil itaatsizliği başlatarak oturmaya devam etti. Fiziken yorgun olduğu için kalkmayı reddetmemiştir, pes etmekten yorulduğu için kalkmamıştır. Zaten kendisi  "Amerikan Yurttaş Hareketi"nin üyesidir. Otobüs şoförü Rosa'nın yanına geldi ve  eğer kalkıp beyaz erkeğe yerini vermezse, polis çağıracağını söyledi. Rosa: "İstediğinizi yapabilirsiniz" dedi... Bu protesto Parks’ın tutuklanmasına sebep oldu. Irk Ayrımı Yasalarını ihlal etmekle suçlandı...Rosa oturarak zencilerin ayağa kalkmasını sağlamıştı..

 Sonrasında  zenciler, Martin Luther King'in öncülüğünü yaptığı boykot  hareketini başlattılar ve bir  yıl boyunca hiç otobüse binmediler, iş yerlerine yürüyerek gittiler ve bir yılın sonunda ilk önemli kazanımlarını aldılar. Yüksek mahkeme, siyahların otobüste istedikleri yerde oturabilmelerini hükmeden kararı verince eylem 21 Aralık 1956’da sona erdi.

  Elli yıl öncesine kadar Amerika’da ikinci sınıf vatandaşı bile kabul edilmeyen, yanında oturulmayacak kadar tiksintiyle bakılan ve aşağılanan "zenci" bugün o devletin başında bulunuyor her ne kadar beyaz adam kafasıyla hareket etse de.

    Rosa  Parks’a  gelince, bindiği o otobüs Henri Ford Müzesinde sergileniyor. Kendisi, 1996 yılında Başkanlık Hürriyet Madalyasına layık görüldü,  1999 Yılında Time Dergisince İnsan Hakları Savunucusu seçildi. Yine o yıllarda Bill Clinton’un elinden önemli  bir ödül aldı, heykeli dikildi, 20.Yüzyılın önemli isimlerinden biri olarak kabul edildi. 2005 yılında 92 yaşındayken öldü.

 1990 yılında da Nelson Mandela hapisten çıktığı zaman, onu karşılayanlar içinde Rosa da vardır. Mandela onu gördüğünde şu sözleri söylemiştir: "Hapiste olduğum yıllar boyunca benim desteğim oldun."

  Nereden nereye….

                                                            01/07/2013

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 184
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1076
Kayıt tarihi
: 10.08.11
 
 

Hacettepe Fransız Dili ve Edebiyatı mezunuyum. Öğretmenim, şu anda yurt dışında görev yapıyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster