Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Kasım '06

 
Kategori
Tiyatro
Okunma Sayısı
686
 

Rosencratz ve Guildenstein’i Tanrı mı yarattı ?

Rosencratz ve Guildenstein’i Tanrı mı yarattı ?
 

Hayatımızın en önemli sorusu bu olmalıdır.

Rosencratz ve Guildenstein yaratıcılarını arıyorlar. Onları Tanrı mı yarattı?

Neden onları ortada bıraktı o zaman o Tanrı? Yoksa bu kullarını Hamlet’ten daha mı çok seviyordu? Shakespeare bunu duysa ne derdi? Oyun yazmaya devam eder miydi? Acaba Tanrı’nın tüm yarattıklarını eşit olarak sevdiği yalan mıydı? Öyleyse neden bu kullarını yönsüz yurtsuz bıraktı? Neden bir oraya bir buraya bakıp arada sırada yazı tura atıp birbirlerini eğlendiriyorlar? Oysa o kadar çok dertleri var ki…

Evde eşleri akşama hazır edilmesi gereken apartman ve okul aidatını bekliyor. Çocukları da belki babalarının elinden bir oyuncak ve çikolata alma hevesindeler.Saatler geçiyor ama babaları hala eve dönemedi!

Onlar sahnenin ortasında durmuş hala doğuyu, batıyı tayin etmeye çalışıyorlar.

Tanrı Rosencratz ve Guildenstein’den ne istedi?

Onları dünya üzerine ibret olsun diye mi gönderdi? Yoksa Tanrı’nın asıl amacı Rosencratz ve Guildenstein aracılığı ile yeni bir ilahi kitap mı indirmek? İndirelecek bu kitabın vahiy yoluyla gelmesi ne kadar mümkün? Vahyi getirecek bir melek var mı? Varsa bu melek Azrail olabilir mi? Gelen vahyi akıllarında tutabilecek kadar hafızaları güçlü mü? Yoksa ancak bu kadarını ezberleyebildiklerinden her gün kelime kelime mi iner? Acaba bu vahyi getirecek melek Rosencratz ve Guildenstein ile anlaşabilir mi? Ya oturup beraber yazı tura atarlarsa Tanrı’nın tepkisi ne olur? Bunlar benim yarattıklarım deyip af mı buyurur? Yoksa vur abalıya deyip bir şimşek çakmasıyla botlarını ala bora mı eder?

En kötüsü, vahyi getiren melek Rosencratz ve Guildenstein’i gördükten sonra bu dünyanın sonu gelmiş deyip sura üfürülmesi için secde etmeye başlarsa ne olur?

Acaba Tanrı, Irak’ta ve Afganistan’da olanları önemsemeyip sadece Rosencratz ve Guildenstein ile mi ilgilenir?

Ölü bebek cesetlerinin fotoğraflarını görse Rosencratz ve Guildenstein ne der?

“Çok güzel makyaj yapılmış, bu makyözü nerde bulabiliri? Acilen sahne makyajı yaptırmamız gerek!” derlerse, Tanrı onlara adres olarak Amarika’yı verir mi?

Adresi verse de Rosencratz ve Guildenstein doğru yönü bulup başları kesilmeden sahneden inebilir mi?

Ya “İlle bizim başımızı kesin!” diye ısrar ederlerse Amarika: “Ben bu işi seve seve yaparım” der mi?

Tanrı Amarika’ya benim Rosencratz ve Guildenstein’ime dokunmayın onlar benim diye kaşlarını çatar mı?

Tanrı çatlarını kaşsa kırışıklıkları artar mı?

Artan kırışıklıkları için avon ürünlerini kullanır mı? Yoksa oriflame mi tercih eder? Kullanırsa hangi temsilciyi tercih eder? Hiçbir kuluna ayıp olmasın diye, her ay her kulundan kırışıklık kremlerini sırayla mı sipariş eder?

Cildi tahriş olmasın diye ürünlerini önce Rosencratz ve Guildenstein üzerinde mi dener?

Ya Rosencratz ve Guildenstein her gün daha da gençleşir ve ölümleri gecikirse ne olur? Amarika bu işi kökünden halleder mi? Yoksa “Ben tövbeliyim! Masum insanları öldüremem” mi der? Tanrı Amarika’nın bu davranışı karşısında ne yapar? Kınar mı, takdir mi eder? Yoksa her ay, ayın en az insan katleden tacını ona mı takar?

Polonius mezarından kalkıp hayır o tacı ben hak ettim derse Kral Hamlet’in hayaleti onu da kovalar mı? Kral Hamlet onu kovalarken Gertrude saçlarının fönünü bozmuş diye Cladius’u oklavayla döver mi? Hamlet amca-babası, annesini dövüyor sanıp Cladius’a çamaşır suyu içirir mi? Çamaşır suyu diye kosla beyazlatıcı içiren Hamlet’e annesi: “Ben ona ne kadar para verdim senin haberin var mı?” diye bu seferde Hamlet’i terlikle dövmeye başlar mı? Tam o esnada Horatio içeri dalıp: “Savulun leeeen! Horatio geldi! Nayır nolamaz! Hamlet seni kurtaracağım.” diye naralar atarak Hamlet’i sırtlayıp kaçırır mı?

Kaçırılan Hamlet kendini Ophelia’nın sırtında sanıp Horatio’nun saçlarını okşamaya başlar mı? Başlarsa Tanrı zina suçundan ikisini Rosencratz ve Guildenstein’e dönüştürür mü?

Sahnedeki bütün oyuncular: “Saat 12’ye gelmiş, öğle yemeğini Tatlıses lahmacun’da yiyelim” diyerek koşa koşa sahneyi terke ederler mi?

Sahne aşırı yük nedeniyle çökerse hangi televizyon kanalı bunu haber öncesi çerez program olarak komik videolar köşesinde yayınlar?

Tanrı: “Düşene gülmek ayıp” diye bu kanalı batırır mı?

İflas eden kanalın sahibini karısı terk eder mi?

Terk ettikten kaç gün sonra yeni bir kaset çıkarır? Hangi şarkıya klip çeker? Yönetmeni kim olur? Klipte doğum görüntülerini kullanır mı?

Kullanırsa ultrasondan el sallayan bebeğin cinsiyeti anlaşılır mı? Yoksa etik açıdan uygun olmadığı iddiasıyla klip sansürlenir mi? Sansürlenirse bunu Tanrı mı yapar yoksa iflas etmiş iş adamı mı?

Çöken sahnenin altında kalmış bütün oyuncular hep bir ağızdan AKUT diye bağırır mı? Bunu duyan okyanus feneri koşup oyuncuların arasından Rosencratz ve Guildenstein’i mi çıkarır?

Rosencratz ve Guildenstein’in aslında Hamlet ve Horatio olduğunu anlarlarsa onları sahnenin altına geri mi sokarlar?

Geri sokup: “Kafamız karıştı, biraz düşünüp gelelim.” deyip akşamki maç için fındık fıstık mı alırlar? Aldıkları fındık fıstık yetmezse komşuya gidip: “Bir kase fındık fıstık var mıydı? Bizde kalmamış da…” derler mi? Derlerse komşu kadın onlara ters ters bakıp kapıyı suratlarına mı kapatır? Suratlarına kapanan kapıyı tekmelemeye başlarlarsa polis hemen çıkagelir mi? Merkeze götürüp bir güzel döverler mi? Yoksa oturup: “Kardeşler biz de fıstık bol, gelin maçı beraber oturup izleyelim” mi derler? Beraber maç izleyip coşan polisler ve kurtarıcılar sarhoş olup şampiyonluk sevinciyle havaya birkaç el sıkıp balkondaki çocuğu kurşunlarlar mı? Vurulan çocuğa ilk müdahaleyi kim yapar? Polisler kurtarıcıları coplamaya başlarsa ambulansı kim arar? Aranan ambulans olay yerine çığlık ata ata kaç saatte varır? Çocuk ölürse ambulans şoförü: “Atılan çığlıklar boşa mı gitti?” deyip hayıflanır mı? Hayıflanıp da çok ağlar mı? Yalvarıp yakarır mı başımızdan Rosencratz ve Guildenstein’i eksik etme Tanrım der mi?

Onlar gelsin biraz gülelim diye çok dua ederse Tanrı hemen oracığa Rosencratz ve Guildenstein’i tayin eder mi? Bu tayin için Kamu Personeli Seçme Sınavına giren Rosencratz ve Guildenstein kaç puan ile olay mahalline atanmışlardır? Doğu hizmetine sıcak bakarlar mı? Yoksa aman Doğu kalsın deyip LES’e mi girerler? Les sonucu ile hangi üniversiteye başvururlar? ODTÜ onları özel olarak davet eder mi? Rosencratz ve Guildenstein: “Aman biz eğitim dili Türkçe olmayan bir üniversiteye gitmeyiz!” diye bu teklifi reddederler mi?

Reddedilen ODTÜ bunu kaldıramayıp intihar girişiminde bulunur mu? Başka üniversitelere girmesinler diye tüm yollarını tıkarlar mı? Rosencratz ve Guildenstein: “Amarika’ya okumaya gideriz, gene de size gelmeyiz!” diye inat ederler mi? Amarika’ya gidip ordan bize “Happy New Year” kartı atarlar mı?

Bu kart otantik materyal olarak İngilizce öğretiminde kullanılır mı?

Kullanılırsa öğrencilerden Rosencratz ve Guildenstein’e cevaben kart atmalarını istemek Mayyip bey dururken ayıp mı olur?

Soru: Sizce Rosencratz ve Guildenstein’i Tanrı mı yarattı?

NOT: Rosencratz and Guildenstein Tom Stoppard’ın yazdığı en güzel absürd oyun örneğidir. Bu oyun, bizim dizilerdeki narkoz miktarına inat gözlerimizi açık tutmamızı sağlar ve sorgulayabilirsek sorgulamamızı da...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Böyle bir hayal gücü ve yaratıcılık görmedim hayatımda :) hayata at gözlükleriyle bakan insanlar sesini duysun ve bu yazı onlara ders olsun

OynamıYorum 
 08.11.2006 1:08
Cevap :
Abartıyorsun:) Yorumun için çok teşekkür ederim.  09.11.2006 1:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 55
Toplam yorum
: 153
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 2412
Kayıt tarihi
: 28.06.06
 
 

İçimde devamlı yanıp tutuşan bir yazma aşığı taşıyorum. O yazar olduğunu bilmiyor henüz. Hangi di..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster