Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Haziran '09

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
518
 

Ruh hastalarına toplu tedavi şart.

RUH HASTALARINA BİR YAPTIRIM OLMALI MI?

ÖLÜSÜ OLAN BİR GÜN, DELİSİ OLAN HER GÜN AĞLAR...

Halamın evinden iki bina ara ile, bir bayan ve yaşlı eşi yaşamakta. 24 saat bu sözünü ettiğim bayanın sesini duymaktan artık midem bulanıyor. Çünkü en olmadık zamanda onun şarkı söylemesi ve çok değişik yüksek bir sesle kahkahalarla gülmesi herkesin sinirini hoplatıyor. Günün her saatinde bahçe yıkayacağim diye, çok gürültülü bir şekilde taşlıkları, bahçedeki ağaçları her yeri, her yeri hortumla yıkaması ve de yıkarken hiç çekinmeden gayette yüksek sesle şarkı söylemesi, yoldan geçen birilerine olur olmaz laf atması her kelimenin ardından şuh kahkahalar savurması baya da insanları rahatsız etmekte. Evine geleni gideni yok. Çünkü kendileri kimseyi kabul etmiyorlar. Ondan bundan kadının temizlik hastası olduğunu duyuyorum. Bir oğlu vardı o evlendi gitti evlerinden. Sonra o çocuğun boşanıp tekrar evlendiğini duydum yine komşulardan. Babasının evine geldiğini hiç görmedim. Görüşmüyorlar herhalde. Neyse onun ilişkleri beni asla ilgilendirmiyor ama evler bahçeli ve bitişik nizam olduğu için çıkardıkları sesler herkesi rahatsız ediyor. Uzaktan uzağa çirkin bakışlar, laf işittirmeler, kapılardan içeri büyüler atmalar yani rahatsız etmek için elinden geleni yapmalar. Bir başkasının ağızından zabıtaya olur olmaz telefon etmeler. komşunun beslediği kedi yavrularını, sahibi yokken alıp uzak yerlere bırakmalar. Bekar yaşayan erkek ve bayanlara iftiralar atmalar bu iftiraları yaymalar.
"Ev tarif ederken şarkı söyleyen, gülen kadının mahallesinde mi? deniyor"

Yine komşulardan duyduğuma göre, evinde acayıp temizlik yaparmış yani temizlik hastasıymış, bunları duydum çok üzüldüm . Birgün dikkatimi çekti ki kocası olan o yaşlı adam da onun gibi davranıyor.
Kadın evde olmadığı halde, kadın evdeymiş gibi onunla konuşuyor. Çeşitli sesler çıkarıyor. Zamanla adam da, kadına benzemiş herhalde (üzüm, üzüme baka, baka kararırmış) derler ya aynen öyle.


Bu iki insan çok ama çok rahatsız edici laflar ve hareketler edip misafirimizle bahçemizde oturmamıza asla fırsat vermiyorlar. Bizi misafirlerimizin yanında utandırıyorlar. Öyle laflar söyleyip ima ediyorlar ki misafirlerimiz de acaba diye düşünüyor ister istemez. Bu sadece halam için değil herkes için geçerli. Bilhassa bekar yaşayan insanlara yönelik davranışlar sergiliyorlar.

Kanunlarımızda bu durumun bir yaptırımı yok mudur?

İlla da şahit mi gerekir? Hiç kimse onlar için şahitlik asla yapmaya yanaşmazlar. Çünkü ağizları çok pis. ÇOk bağıran çağıran ve her lafı çekinmeden söylebilen yüssüz insanlar. Onlarla kimse muhatap olmak istemiyor.

Bu masum insanlar, ömr boyu bu ezikliği yaşamak durumunda mı? Buna bir çare yok mudur?

Aklı melekesi yerinde değil diye rapor alan sokağa salınıyor. Halbuki bu insanlara uygun barınaklar olsa ve halkın içinden ayıklansalar ne güzel olurdu değil mi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 56
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 646
Kayıt tarihi
: 24.02.08
 
 

Emekli, 19 mayıs ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster