Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Aralık '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
669
 

Ruh İklimi

Ruh İklimi
 

 Güneş bulutlarla, rüzgar yapraklarla şakalaşır orada. Kimileyin gülmekten bulutların gözlerinden yaş gelir, çiseler; kimileyin rüzgar iki yaprağı birleştirip nefesli bir çalgıdan üflermişçesine müzik yayar varlığın ruhuna…

İklim, yeryüzünün herhangi bir yerinde hava olaylarına bağlı olarak gerçekleşen etkilerin uzun yılların ortalamasına dayanan durum demekse, insan ruhunun da iklimleri vardır diyemez miyiz?

Kimi kurak ve sıcak, kimi ılık ve yağışlı. Kimi kimsesiz ve sessiz, kimi yalın yalnız…

İnsan öyle derin bir varlık ki ruhunun enginlerinde kendini gösteren iklimlerle dokunur hayata. Kah iklimine göre dost, arkadaş, eş, sevgili arar; kah değişen iklimine uymayanlardan uzaklaşır.

Bildiğimiz iklimlerle benzeştirirsek, kimi ruhlar şöyledir:

Güneş inadına sıcak, toprak inadına açtır oralarda. Dağlar iç kısımlarda inadına dik, inadına çorak. Yağmur yağmayı sevmez, bulut oynaşmayı. Yanar ha yanar toprak; kurur ha kurur yaprak. Bir tek fütursuz kaktüsler kalır orta yerde. Kuş uçmaz kervan geçmez, sığ ruhlardır onlar… Çöl iklimi hüküm sürer, çiçek açmaz, damla düşmez…

Çöl iklimi yaşayan ruhlardan, herhangi bir alanda verimlilik bekleyemezsiniz. Hele sanat ve edebiyat onların çok dışında, çok ötesinde kavramlardır. Kaktüsler kadar dikenlidir dilleri, çatlamış toprakları gibi aç ve haristir bakışları. Kıskançlık, fesatlık, düşmanlık gibi duygulara açık ve aşinadırlar.

Kimi yerlerde ise dört mevsimin dördü de yaşanır. Kışları ılık ve yağışlıyken, yazları sıcaktır. Yağış zamanlarında doyasıya içer suyunu toprak, ilkbaharında inadına çiçeğe keser tabiat. Kış dinlence, yaz eğlencedir. Sonbaharın hüznünü de bilir, ilkbaharın aşkını da. Ne gelen geçeni eksik olur, ne de seven sayanı. Gölgesinde insanlar eğleşir, dalında kuşlar cıvıldaşır. Akdeniz iklimidir hüküm süren, Akdeniz kadar berrak ve aktır bakışları…

Akdeniz iklimi yaşayan ruhlar verimlidirler. Maharetli elleri, o ellerden çıkan mahir ürünleri vardır. Sevmeyi de sevilmeyi de bilirler. Yaşamın acısını, sevincini yerince ve hakkınca değerlendirebilirler. Değişken olmalarının altında yatan sebep üretkenlikleridir. Sessiz sedasız kendi köşelerine çekildiklerinde ruhlarında kışları yaşıyorlardır ama bir yandan da baharlarına çiçekler biriktiriyorlardır. Coşkulu, uçarı, çılgın olabilirler ama yeri geldiğinde ağır, endamlı ve değer bilendirler.

Kimi yerlerde ise bütün doğa olayları inadına zengindir. Yağış inadına yoğun, sıcak inadına kavurucu, bitkiler inadına gür!... Cılız olana acınmaz oralarda. Zavallıların ve acizlerin yaşama hakkı yoktur. Ya dayanıklı olacaksındır, ya da bir an evvel kaybolacaksındır oralardan. Acımasız ama güçlü; sorgusuz ama net bakışlı benliklerin iklimidir ekvatoral havalar…

Kolay beğenmez bu iklimin ruhları. Ancak eşsiz olana yaşam hakkı tanıyacak kadar keskindirler. Öyle gelip geçici hevesleri olmaz, öyle bulutlu – dumanlı, hüzünlü - muallâk hallere izin vermez duruşları. Tutmazlar da çevrelerinde. Belirginliği sever ve belirginleşebileceklere yol verirler. Onlar var ile yokun ahenkli dansını kaldırabilecek ruhlardır. Sevgiden çok saygının limanıdırlar.

İklimler değişir, insan değişir… Bu konu da uzar gider elbet. Ama okunma kolaylığı olsun diyerek burada keselim, devamını ikinci bölüme bırakalım.

zirve özden özpınar bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sonbahardan başka mevsim tanımam.Sevgili ararken(zati ben başka bişey aramadım ki bugüne dek hehehehehe!)saçları ürüzgarla dalgalanıyomu diye bakarım.Bakışlarında solmuş yaprakların hüzünlü yalnızlığı olmalı.Aaah sonbahar aaaaahhhhh!

Kerim Korkut 
 12.02.2012 11:26
Cevap :
Sonbahar iklimi ruhunuza selamlarım ve teşekkürlerimle Değerli Korkut. Saygılar size.  15.02.2012 22:48
 

hocam işte insanlar sizi bu yüzden seviyorlar. yüreklendiriyor elinden nazikçe tutuyor yola kadar eşlik ediyorsunuz adım atmaya başlayıp biraz yürüyüp geri bakacaklarını biliyor orda bekliyor ve gülümseyerek hadi hadi yürü diyorsunuz.:) bende size bir şarkı gönderiyorum üstelik altyazılı(sizin ihtiyacınız yokturda :))...şarkının bir yerinde şöyle diyor Çocuklar eriyen karları farkederken/Çiçekler güneş için yarışıyorlardı...:) sağlıcakla kalın..:) tori amos http://www.youtube.com/watch?v=KhFcRaHhep4&feature=related

apollonistik 
 28.12.2011 0:49
Cevap :
Ama yüreklendirmekten başka ne gelir ki elimizden? Sevmek dışında ne verebiliriz insanlara? Ve daha güzel ne var, birbirine destek olmaktan başka?.. Kime kalmış şu şapşal dünya da bize kalsın ve ne var üstünde paylaşılmayacak "yarin yanağından gayrı"?.. Armağan şarkı, çok etkiledi beni. Hem sözlerindeki duru ifadeler, hem de tınılarındaki derin sızı... Yaşam ne kadar ilginç öyle değil mi? Belki de çocuklar eriyen karlara 'hayıflanırken' çiçekler güneşe yakarıyorlar... Ve girişteki sözler: "Her zaman çevrende olmayabilirim, ayakta kalmayı öğrenmelisin" diyen babanın sözleri... Beni aldı götürdü işte... Bir parça yeni yıl tınıları da varmışçasına dinleyip, umut doldurdum yüreğime,. Size de bulaşsın, ulaşsın diye, sevgim, saygım ve selamlarımla, yeni yılınızı şimdiden kutluyorum sevgili apollonistik.. Gülümseyin, iyi gelir :)  28.12.2011 21:10
 

Toroslarda kuzeye bakan ulu çam ağacı gibi bir babanın oğluyum ,kuzeye bakan yönü ne kadar sert, yosunluysada o sert babanın arkasında, sevecen bakışlarıyla büyümüş,sonradan akdenizde yelken açmış vira bismillah demiş, kabak çiçeği dolması yemiş,rakının anasonuyla hoş beş etmiş bir akdenizliyim.papatyayla kardeleni sevenlerdenim Anadolunun oğluyum..tüm iklimlerin zamanında ve tadında yaşanmasını dileyenlerdenim... tüm iklimleriniz tadında ve kararında olsun...:) sağlıcakla hocam..:)

apollonistik 
 24.12.2011 12:10
Cevap :
Öyle güzel anlatmışsınız ki bir kaç kere üst üste okudum yazdıklarınızı. Tasvir konusunda iyi olduğunuzu biliyorsunuz di mi? Hemi de gerçekten iyi... Tam şu an, sizin renkli mevsimli kişiliğinizi anlatan yorumunuza yanıt yazarken, pencereden dışarı bakınca, sokak lambası ışığı altında daha net seçilen, lapa lapa düşen karı görüyorum. Uludağ'da değilim, Orhan Veli misali ama sabaha yığarsa, Uludağ'dan farkı kalmaz belki diye de umut ediyorum :) Ayrıca aklıma bir şarkı da geliyor. Ben lafı uzatmak yerine, size o şarkıyı armağan edeyim en iyisi... Karlar ruhunuzun dışında her yere düşsün, yüreğiniz bahar sevinci içinde olsun... İçtenlikle saygım ve selamlarım ve sevgilerimle. http://www.youtube.com/watch?v=_64nc_NLE_I   25.12.2011 0:09
 

Tatlı tatlı bir meltem esti sanki yazını okurken Yıldızyelim :) Çok sevdim bu blogunu, konusunu, tadını, ifadelerini.. Acaba benim ruhum hangi iklim çeşidine giriyor diye düşündüm.. Aslında hiçbir iklimde sabit kalmayı istemezdim sanırım.. Bazen kara kış olsun içimde, kalbim buz tutsun, deli rüzgarlar essin.. Bazen hiç beklemediğim bir anda güneş açsın, çıplak ayakla yürüyeyim içimdeki sahil kenarında.. bazen ılık.. bazen serin.. ruhumun canı nasıl istiyorsa o iklimi yaşatsın bana.. Yeter ki sımsımkı tutunmasın bir iklime.. Bu arada İstanbul'da şu an bardaktan boşalırcasına bir yağmur var:) Hazırlıksız yakalandım ve kendimi bu internet kafeye attım:) Tıklattığım klavyeyi bir görsen, tost kırıntıları, kül, yağ.. ne ararsan var tuşların arasında.. olsun, çok fazla steril ortamları sevmiyorum, buraların bu köhne, biraz pis ama sıcak havası bana iyi geliyor nedense:) Acaba ruhum şu an hangi mevsimde:) Sevgilerimi gönderiyorum sana Yıldızyelim, ruhun hep istediği iklimlerde yaşasın..

Mor Okyanus 
 23.12.2011 14:52
Cevap :
Tatlı kız... Yüreği özel varlık... Kır çiçeklerini anımsatan kibar güzellik... Bu kadar seçkin ve pırıltılı sözcükleri seçişini neye benzetiyorum biliyor musun? Dur anlatayım: Üstünde, etekleri floş kesim, eflatun üzerine beyaz çiçekli bir elbise var. Kelimelerden oluşmuş bir dağın eteklerindesin. Eteklerini uçuşturarak dolaşıyorsun. Dolaşırken etrafını sarmalayan ne kadar çiçekli sözcük varsa, hepsini kokluyor, okşuyor, konuşuyorsun. Sen onlarla konuştukça, onlar da sana en güzel goncalarını sunuyorlar ve sen aralarından en beğendiklerini, özene bezene seçiyor, topluyorsun. Sen "çiçeksi sözcüklerin toplayıcısı"sın. Hatta hangisinin hangi mevsimde ve Ay'ın hangi halinde toplanacağını bilen usta bir otacısın. Sen sözcükleri sevdikçe onlar da sana kendilerinin en yalın, en saf, en temiz ve en içten hallerini sunuyorlar... Bin teşekkürlerim ve yedi iklimin topraklarında beslenmiş yedi renkli sevgimle sana...  25.12.2011 0:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 135
Toplam yorum
: 3783
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2976
Kayıt tarihi
: 23.07.08
 
 

Eğitim sürecinin bazı bölümleri Almanya ve İngiltere'de olmak üzere en son PAÜ'den eğitim uzmanlı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster