Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Eylül '08

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
898
 

Ruh ve esasımız Kemalizm rejimidir

Ruh ve esasımız Kemalizm rejimidir
 

Hatay Devleti Bayrağı


Tam 70 yıl önce bugün; Hatay Devleti Anayasası kabul edildi. Anayasanın kabulü dahilinde konuşan Başbakan Abdurrahman Melek, "Programımızın ruhu ve esası Kemalizm rejimi ve bütün icabatıdır" dedi.

Günümüzde Hatay ili üzerinde 7 Eylül 1938’de Milletler Cemiyeti’nin Hatay sorununa bir çözüm bulabilmesi amacıyla kurulan Hatay Cumhuriyeti uzun ömürlü olamadı. Hatay benim namusumdur, Hatay'ı Alacağım" diyen Atatürk’ün yoğun diplomasisi ile devlet kendi kararı ile 29 Haziran 1939’de Türkiye’ye katıldı.

BÖLGENİN GEÇMİŞİ

11 Aralık 1918’de Fransızlar İskenderun Sancağını işgal ettiler.

Ulu önder Atatürk’ün Hatay sorununa ilgisi bu tarihlerde başlar. Bu sırada (31 Ekim 1918) Adana’da bulunan Yıldırım Orduları Grubu Komutanlığı’na atanmış bulunan Mustafa Kemal Paşa İngilizlerin İskenderun’u işgal isteklerine direnerek, İskenderun’a yapılacak herhangi bir İngiliz saldırısına silahla karşı konulması emrini verdi. Onun bu davranışı Osmanlı Hükümeti’ni kızdırmış ve Yıldırım Orduları Grubu 7 Kasım’da dağıtılarak Mustafa Kemal Paşa Harbiye Nezareti emrine verilmiştir. Mustafa Kemal’in Harbiye Nezareti emrine alınmasından sonra bölgedeki direnme kırılmış, İngiliz ve Fransız işgalleri kolaylaşmıştır.

19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkan Mustafa Kemal, Erzurum ve Sivas Kongrelerini toplayarak Misak-ı Milli sınırları içindeki toprakları kurtarmak için mücadele ediyordu.

TAYFUR SÖKMEN’İN MÜCADELESİ

Tayfur Sökmen (Hatay Devleti ilk cumhurbaşkanı)29 Mayıs 1920’de Rumeli ve Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri Başkanı Mustafa Kemal Paşa’ya bir telgraf çekerek İskenderun Sancağı ve havalisinin Misak-ı Milli hudutları içinde olup-olmadığını sorar. Mustafa Kemal Paşa Miralay Recep Bey vasıtasıyla verdiği cevapta İskenderun Sancağı ve havalisinin Misak-ı Milli sınırları içinde olduğunu ve Maraş’taki ikinci Kolordu ile temas ederek faaliyetlere devam edilmesini ister. Maraş’taki İkinci Kolordu Kumandanı Selahattin Adil Paşa, kendisiyle görüşen Tayfur Sökmen’e yardım etme vaadinde bulunur.

ANKARA ANTLAŞMASI

Ancak bölge 1921’de Fransızlarla yapılan Ankara Antlaşması ile Suriye’ye verilir. Ankara Antlaşması’nı imzalayan TBMM Hükümet bölgedeki Türklerin menfaatlerini koruyacak ve bölgeye özerklik verilmesi için gerekli zemini hazırlayacak özel hükümler koydurmayı ihmal etmemişti. Örneğin, Türk parası orada resmi niteliğe sahip olacaktı. Türkçe’nin resmi dil olması ve Türk halkının kendi kültürlerini geliştirmelerine imkân tanınacaktı.

Bu koşullar ile geleceğe ciddi bir yatırım yapıldığı açıkça ortadadır.

15 Mart 1923 tarihinde Adana’ya gelen Mustafa Kemal Paşa, kendisini karşılayan Adanalılara “Kırk asırlık Türk yurdu düşman elinde esir kalamaz. Günü gelecek siz de kurtulacaksınız” diyerek Hatay konusuna bakış açısını net bir şekilde ortaya koymuştur.

MİLLETLER CEMİYETİ

Hatay topraklarında Fransızların baskısından kaynaklanan isyanlar artarken duruma Fransa ve Türkiye’den önce Milletler Cemiyeti el koyar.

İçişlerinde bağımsız dışişlerinde ise Suriye’ye devredilen Hatay bölgesinin bu yeni siyasi durumu kimseyi memnun etmedi.

29.10.1937’de Romanya Başkanı Tataresko’nun önünde Fransız Büyükelçisi Ponsa’ya şunları der:

“Ben toprak büyütme dileklisi değilim. Barış bozma alışkanlığım yoktur. Ancak müdahaleye dayanan hakkımızın isteyicisiyim; onu almazsam edemem. Büyük Meclisin kürsüsünden milletime söz verdim. Hatay’ı alacağım. Milletim benim dediğime inanır. Sözümü yerine getirmezsem onun huzuruna çıkamam; yerimde kalamam. Ben şimdiye kadar yenilmedim; yenilmem, yenilirsem bir dakika yaşayamam. Bunu bilerek ve sözümü mutlaka yerine getireceğimi düşünerek benim dostluğumu lütfen bildiriniz ve doğrulayınız.”*

Atatürk’ün kararlılığı, onuru ve geleceğe dair inancının bugünlerde bazılarına ders olmalı.

HATAY CUMHURİYETİ KURULDU

1937’de Milletler Cemiyeti gündemine artık iyice yerleşen Hatay Sorunu’nun çözümü için bir uzmanlar komitesi oluşturuldu ve komite bir anayasa taslağı hazırlamakla görevlendirildi. Taslak, Milletler Cemiyeti’nde 29 Mayıs 1937’de kabul edildi. Kabul edilen anayasa metniyle sancağın içişlerinde bağımsız, dışişleri, mali ilişkiler ve gümrük açısından Suriye’ye bağlı olması öngörülüyordu. Suriye ile Sancak arasında sınır bulunmayacak, Sancağın toprak bütünlüğü Türkiye’ve Fransa’nın ortak güvencesi altında olacaktı. Ama bu, seçimlerde halkın kendi parlamentosunu kuracağı güne değin geçerli olacak geçici bir statüydü.

Hatay Millet Meclisi 2 Eylül 1938’de toplanarak Hatay Cumhuriyeti’nin kurulduğunu ilan etti. Meclis, Atatürk’ün isteği doğrultusunda Cumhurbaşkanlığına Tayfur Sökmen’i seçti. Meclis Başkanlığına Abdülgani Türkmen getirildi. Abdurrahman Melek başkanlığındaki Bakanlar Kurulu beş kişiden oluşuyordu. Hatay Cumhuriyeti’nin bayrağı biçim olarak Türk bayrağı ile hemen hemen aynıydı; tek farklılık, yıldızın içinin kırmızı olmasıydı. Hatay Cumhuriyeti’nin 1500 kişilik bir jandarma gücü olacak, gümrükler Suriye ile ortaklaşa yönetilecek, para birimi olarak Suriye Lirası kullanılacak, devleti dışta Suriye devlet başkanı temsil edecekti.

Bu arada ulu önder Atatürk 10 Kasım 1938’de Hatay’ın Türkiye’ye katılışını göremeden aramızdan zamansız bir şekilde ayrıldı.

TÜRKİYE’YE KATILDI

Ocak 1939’da artık sürecin son aşaması olan Türkiye’ye katılma konusunda engel kalmamış gibiydi. Nazi tehdidinin iyice artması, genel bir savaşın eşiğine gelinmesi nedeniyle Fransa’nın bu konuda Türkiye’ye karşı çıkması söz konusu değildi. Böylece, 23 Haziran 1939’da Fransa ile Türkiye arasında Ankara’da imzalanan bir antlaşmayla Hatay’ın Türkiye’ye katılması kesinleşti. Hatay Millet Meclisi de 29 Haziran’da toplanarak Türkiye’ye katılma kararı aldı.

Atatürk’ün bir asker ve devlet adamı olarak liderlik yeteneğinin ve Türk diplomasisinin başarısının en önemli kanıtı olan bu olay Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası arenadaki siyasi itibarı, onuru ve politikasına örnek olmalıdır.

<ı>*Atatürk’ün Sözleri, Türk Tarih Kurumu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

çok detaylı ve anlamlı bir çalışmaya imza atmışsın, teşekkürler paylaşım ve duyarlılığın için. Selamlar...

Yaman Hasret 
 07.09.2008 8:13
Cevap :
Rica ederim o günlerin ders olması ümidiyle saygılar...  07.09.2008 15:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 430
Toplam yorum
: 738
Toplam mesaj
: 99
Ort. okunma sayısı
: 2168
Kayıt tarihi
: 18.06.07
 
 

20 Nisan 1989'da İzmir'de doğdu. İlköğretim ve lise öğrenimini Karşıyaka'da tamamladı. 20..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster