Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Aralık '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
687
 

Ruhların dokunuşu

Ruhların dokunuşu
 

Yatağına yattığında, gözlerinden yaşların süzüldüğünü fark etti. Sevdiğine duyduğu özlemi, yüreğin sığmayıp gözlerinden taşmaya başlamıştı. Gözleri tavanda, derin düşüncelere dalmıştı. Ona ulaşamıyor, onun nerede olduğunu aşağı yukarı tahmin edebilse bile, kapalı olan telefonu ve saatin gittikçe geç olması onu hem endişelendiriyor hem özlemini arttırıyordu.

Telefonunu açtığında onunla ne konuşacağını hayal ediyordu karanlık odasında. Her dakika tekrar tekrar aradığını fark etti bilinçsizce. Saat bir buçuk olduğunda üstüne çöken uykuya daha fazla karşı koyamadan telefon elinde uyuyakalmıştı. Bir ana tekrar telefona bakarak, telefonu yastığının altına saklamıştı. Ya ona bir şey olduysa diye düşündükçe, onun kıymetini daha fazla anlıyordu sanki.

Ağlayarak uykuya daldı. Rüyasında gördüğü şeylerden etkilendi ve hala gelmediğini fark etti, hala konuşmamışlardı. Hemen uykunun bilinçsiz halinden sıyrılarak, gerçek yaşama açtı gözlerini sıçrayarak. Acele edip, elini yastığının altında sakladığı telefona götürdü. Saat 3 olmuştu, telefonda saat 2 civarında bir arama olduğunu gördü. Hemen onu aradı. Aradığı sevgilisi telefonun başında onu bekliyordu, hemen açtı telefonu ve özlem giderdiler.

Kadın ağlıyordu. Kapatmak istemiyordu telefonu bir türlü. “Beni yanına al, yanına al ve sabaha kadar sımsıkı sar, hiç bırakma olur mu?”dedi. Birbirlerine iyi geceler dileyip, yanlarında yatan sıcaklığa doğru yöneldiler ve hayallerinde birbirlerine sarıldılar. Kadın, adamın nefesini boynunda hissettikçe ağladı. Onu nasıl sardığını hissederek gülümsedi ve uykuya daldı.

Onlar rüyalarında yine beraberlerdi. Öyle güçlü sevgileri vardı ki, birbirlerini hayal ederken gerçekmişçesine sıcaklıklarını hissediyorlardı. Hayalle gerçeğin karışması gibi bir duyguydu hissettikleri. Kadın sabah uyandığında hemen onu aradı, onu uykusundan uyandıran ve o gün onunla konuşan ilk kişi olmanın heyecanıyla “günaydın” dedi. Ve dans etmeye başladılar ruhlarıyla…Kadın adamın onu okşadığını hissedebilip, adamın da onun kaygan teninde zarif bir şekilde yavaşça dolaşıyormuşçasına aldığı zevki düşünüp, aslında dokundukları ve hissettiklerini “ruhlarıyla” yaşadıklarının bilincinde olarak müthiş bir haz alıyorlardı bundan. Ve ruhların sevişmesini ikisi de nefes nefese sonlandırıp, tekrar birbirlerine sarılıp güne hazırlık yapmaya koyuluyorlardı…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bedenler arsındaki mesafe ruhlar arasına asla giremiyor.Bazen uzaklığın ayrılık nedeni olduğuna inanır gibiydim.Ama artık inanmıyorum,hiçbi iletişim aleti olmasa da ruhlar hangi yolda kesişeceklerini bilirler ve bedeni de bilinçsizce ona götürürler :) Elinize sağlık. saygılar,

septes 
 09.12.2007 0:20
Cevap :
Çok doğru bir teşhis. Gerçektende öyle bir ruhum var, bedenimi sürükleyen sevdiğimin peşinde. İnanın iletişim bile kurar hale geldik farklı bir boyutta. Teşekkür ederim bu anlamlı yorumunuza. Sevgilerimle  12.12.2007 22:54
 

Nasıl bir rüzgarki bu ruhunuzu bir yaprak gibi savurarak, sevginin sıcacık kucağına bırakmış. Farklı bir frekansın bulutlarındaki sevişmenin anlatımı olmuş sanki yazınız. Kullandığınız kelimeler ve yaşattığınız bu inanılmaz sevgi ortamı insanın ruhunu bambaşka bir dünyaya götürüyor. Tebrik ederim çok güzel bir anlatım. Adeta yaşanmış gibi. Sevgilerimle

Metin Özkaya 
 05.12.2007 17:14
Cevap :
Uzaktaki ruhların sevgi bağıyla birbirlerinle sevişmesini anlatmak istedim. Yorumunuza teşekkür ederim.Çok naziksiniz.Sevgiler.  06.12.2007 14:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 457
Kayıt tarihi
: 26.10.07
 
 

Hayatımın sancılı dönemlerinde keşfettim birçok şeyi. Sahip olunanların ve sahip olduklarımın kıymet..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster