Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Kasım '06

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
925
 

Ruhlarınızı bekliyor musunuz?

Ruhlarınızı bekliyor musunuz?
 

Her sabah uyanır uyanmaz ağzımıza bir lokma bir şey koymadan, hızlıca giyinip, sokağa fırlarız. Bizleri iş yerlerimize ulaştıracak araçlara koştururuz. Evde oturanlarda da durum farklı değildir. Gün boyu hepimiz soluk almadan stresle baş başa saatler geçiririz. Hiç durmadan çalışıp didiniriz. Akşam olduğunda, yine aynı keşmekeş. Bu liste uzar gider, günler, haftalar aynı tempo içinde gelip geçer.

Bir yerde okumuştum, Kızılderililer çok hızlı yürüdüklerinde, ruhlarının geride kaldığını düşünüp, durup ruhlarının bedenlerine yetişmesini beklerlermiş.

Sürekli aynı hızla geçen günlerimizde, yüzümüze bir tokat gibi inen olaylarla karşılaşmaz mıyız hiç? Ufak olayları demiyorum, en kötülerini. Bir araba kazası, yakınımızın hastalık haberi, işimize son verilmesi gibi. Belki ansızın hiç beklemediğimiz bir anda depremle sarsılmak (binanın sarsılması değil), bedenimizin, asıl ruhumuzun sarsılması, bizi kendimize getirmez mi? Silkelenmemizi sağlamaz mı? İşte o an, içinde olduğumuz, sürüklendiğimiz zamanın durduğunu fark ederiz.

Bu Kızılderili hikayesini okuduktan sonra, gerçekten böyle olduğunu düşünüyorum. Hayatımda beni, ansızın durduran olaylardan sonra, uzun zamandır ziyaret etmediğim yakınlarım aklıma geliyor, çocuğumla başbaşa zaman geçirmediğim, yatakta saatlerce keyif için yatmadığım (dinlenmediğim), kısacası soluklanmadığımı düşünüyorum.

Şimdi böyle soluğumun kesildiğini hissettiğimde, kendime zaman ayırıyorum artık. Duruyorum ve RUHUMUN BANA YETİŞMESİNİ bekliyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Asıl gerçek olan RUH bence...Asıl var olan RUH...O yüzden ruhumuz gideceği yere bizden önce gidiyor bizler onu biryerlerde beklediğimizi sansakta...

Ramazan Serdar 
 29.06.2007 19:51
Cevap :
haklısınız  11.07.2007 17:47
 

Sevgili Ebru, Yazını okuyunca aslında ruhlarımızın bizi hiç bulamadığını düşündüm. O kadar hızlı yaşıyoruz ki, ruhlarımız bizi çoktan kaybetti ve bu dünyada, bu hengamede onlar ayrı biz ayrı yaşıyoruz. Yeni yazılara

Gökhan 
 19.11.2006 15:54
 

Sevgili Ebru, Ruhun yetişmesini beklemediğimiz için mi hep böyle yorgun, bezgin ve huzursuz bir haldeyiz? Sanırım öyle...Öyle hızlı ki herşey.Beden ilerliyor ama ruh değil.Çünkü ruh sükunete ihtiyaç duyar ve ağır hareket eder. Haklısın onun bize yetişmesi için biraz durmak gerek, onu beklemek ve yeniden bizi bulmasını sağlamak için. Yüreğine sağlık...Yazın iyi geldi, teşekkürler...

Fulya 
 01.11.2006 14:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 45
Toplam yorum
: 133
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 2595
Kayıt tarihi
: 22.06.06
 
 

Uzun yıllar Kamu kurumunda Ekonomist olarak görev yaptım.      Şu an da özel gereksin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster