Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mart '16

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
384
 

Ruhsal gelişimin metamorfozu

Ruhsal gelişimin metamorfozu
 

Yolcu ve yol


New Age veyahut Yeni Çağ akımıyla birlikte yükselen ve iş dünyasında “kişisel gelişim” tabirini “ruhsal gelişim” olarak kullanmak bana daha doğru geliyor. Zira, Hz.Ali’nin “faydasız ilimden sana sığınırım Allah’ım” lafıyla işaret ettiği gibi insan ne yaparsa yapsın, eninde sonunda ruhunun tekamülüne yaramıyorsa boşa zaman harcıyor.

Çünkü dünyada varoluş amacımız gelişmek ve büyümek. Gelişen ve büyüyen ise beden içindeki ruh.

Ünlü kadim Hint destanı Mahabharata’nın bir kısmı olan Bhagavad Gita (Tanrı’nın Ezgisi)’da şöyle bir söz var...

“Bireysel BEN, maddi beden arabasındaki sürücüdür”.  Ruh, beden denilen ceset vasıtasıyla fiziksel alemde tekamül ediyor.

Bu yüzden ruhsal gelişim demek bana göre daha doğru.

Ruhsal gelişim süreci, önce kişinin kendi içindeki acı ve ıstırabı telafi etmek amacıyla başlar. Çünkü, hayat tiyatrosunda kendi rolü içinde bilgi, beceri ve yetenekleri ona istediği mutluluk ve anlamı sağlayamamaktadır. Hız, haz ve tüketim sarmalında gelgitte bir ona yana, bir bu yana bilinçsizce savrulmaktadır.

Bu bir arayış aslında. Ama herkes ruhsal arayışta olmuyor.

Bu arayış bazıları için içkidir, kadındır, kumardır; yani hazdır...

Bazıları için hızlı araba sürmek, bungee jumping vs gibi esktrem sporlarla içindeki anlam eksikliğini unutma çabasıdır...

Bazıları için kendi iç dünyasına çekilip hayatın gelgitinden kaçarak gündüz düşleri kurmaktır....

Bazıları için otorite, güç kullanarak başkaları üstünde hegemonya sağlamak ve kendi güçsüzlüğünü telefi etmektir...

Bazıları için derin teknik araştırmalara dalmak ya da çok çalışarak sadece kendi önündeki dünyada kendi sanal dünyasını yaratarak gerçek dünyadan kaçmaktır...

Bazıları için sadece onay kazanmak ve takdir aramak için tribünlere oynayarak kendi içindeki güvensizliğini telafi etmektir...

Bazıları için ise bir başka insana, fikri, ideolojiye körü körüne veya sıkıca bağlanarak kendi gücünü emanet etmektir...

Bazıları için başkalarına yardım ederek kendini değerli kılmaktır...

Bazıları için de çözümü dışarıda veya anlık çözümlerde aramak değil kendi içindeki ışığı keşif ile aramaktır. Yani kendi içine dönerek kendi tavşan deliğine yolculuk yapmak, kendi gölgeleriyle yüzleşmesi sürecidir ki, bu süreç sonunda kişi tırtıldan kelebeğe dönerek kalıcı dönüşüm sağlar, bilinç atlaması yapar ve ruhsal anlamda olgunlaşır.

Bunların hepsi egonun sağlıksız yüzü ile yapıldıklarında bir kaçış mekanizması, savunma mekanizması ve telafidir.  Ama eğer zamanla kişi zihnen ve ruhen olgunlaştıkça egonun sağlıklı yönü ortaya çıkar. Ego insanın ruhsal gelişiminde müttefik olur.

Zira, egosuzluk insanı paspas eder, fazlası ise zulmettirir. Egoyu öldürmek değil terbiye edip, dönüştürmektir esas olan ki, böylece ego ruhun tekamülünde bir pozitif çapa olabilsin.

Ego olgunlaşınca; işte o zaman mutsuzluktan kaçış telafisi arama çabaları durur, artık hayatı bir çocuk gibi ama bilinçli keşfetmek başlar. Hayat olumlu ve olumsuz olayların birlikte yaşandığı ve aslında her şeyin olduğu gibi olduğu bir oyundur artık. Olanı olduğu gibi görmeyip iyi-kötü, güzel-çirkin, doğru-yanlış, haklı-haksız gibi kıyaslamalı yorumlayan sadece insanın zihin haritasıdır. Sağlıksız egosunun elinde oyuncak olan zihin haritasıdır buna sebep.

Keşfetmek meraktan alır enerjisini ve bir tutkuya dönüşür. Kişi anda ve akıştadır artık. Ve bunu her şeyi biz tanık zihniyeti ile gözlemleyerek, yaşananları neşe ile karşılayabilmek kabiliyeti izler. Her şey, her insan, her olayı Yaradan’dan ötürü koşulsuzca sever ve meraktan gelen bir hayret ile izler. İzler ama nötr bilinç ile bir tanık gibi izler. Duyguları yok değildir ve hatta maksimumdadır, ama duygu skalasınının pozitif ucundadır ki; bu aşktır, şefkattir.

Ve tüm bunlara rağmen bilir ki, aslında güçlü bir damla olmasına karşın kendinden büyük bir okyanusun parçasıdır. Okyanustan kopan bir damla olmasına karşın, henüz okyanusun kendisi olmadığını bilerek haddini ve aczini bilir ve bundan keyif alır.

Egonun metamorfozu aslında ruhsal gelişim sürecinin de metamorfuzudur, dönüşümüdür. Bu dönüşüm ise mutsuzluğu ve eksikliği telafi etme çabalarından, hayatı olduğu gibi kabul ederek keşfetmenin huzur, mutluluk, neşe ve keyfine değişimidir.

Allah hepimize nasip eder inşallah.

Sevgiler,

Kenan

https://twitter.com/Naacel

https://www.facebook.com/public/Kenan-Kolday

https://instagram.com/naacel/

http://www.felsefetasi.org/author/kenan-kolday

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 242
Toplam yorum
: 48
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1097
Kayıt tarihi
: 29.10.12
 
 

Çocukluğumdan beri kendimden büyük bir şeyleri arayıp durdum. Ve 1999 yılında yaşadığım şoklar il..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster