Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Haziran '06

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
1664
 

Ruhumuzun duvarında bir fotoğrafı asılı durur hala

Hayatın yeni farkına varmaya başladığımız zamanlarda hepimizin tek bir hedefi vardı... Birer Türkan Şoray olmak... Elbette bu, sinema oyuncusu olmak anlamına gelmiyordu... Biz sadece onun gibi bakmak, onun gibi ağlamak, onun gibi yürümek, onun gibi el sallamak, onun gibi gülümsemek, onun gibi aşık olmak hatta onun gibi acı çekmek istiyorduk... Çünkü o sadece çok iyi bir sinema oyuncusu ya da çok güzel bir kadın değil, olunması gereken kadındı...

O zamanlar tek kanallı televizyonda, eğer şanslıysak bir Tükan Şoray filmi olurdu... Biz televizyon karşısında oturmuş küçük bir hayran kitlesi, pür dikkat Sultan'ın hareketlerini kazırdık beynimize...

Zaman geçti televizyon tek kanallı olmaktan çıktı ama Sultan hala sultandı... 60'lı ve 70'li yıllarda oynadığı filmler kanallarda dönmeye devam ediyordu...Cennette gibiydik... Bu kadar çok Türkan Şoray filmini aynı hafta içerisinde seyredeceğimizi hayal bile edemezdik...

Cumartesi günlerini anımsıyorum...Sonbaharın o ılık cumartesi günlerini...Televizyon karşısında, elimizde ayçekirdeklerimiz... O hala aynı, biz de öyle...

Ve büyüdük...Kendimiz olduk ya da öyle sandık... Sultan bir yerlerde var olmaya devam etti... Şiddetle karşı durduk yeni filmlerine...Zaman geçiyordu elbette... Hayat değişiyordu, Sultan da öyle... Ama kabul edemiyorduk onun yeni halini, yeni filmlerini...

Belki de kabullenemediğimiz yılların geçmesi, herşeyin bir bir değişmesiydi ... Sultan güzel şeylerin sembolü olmuştu bizim için... Saf bir şeylerin...Şimdi siyah beyaz , kitap sayfaları arasında hüzünle gülümseyen fotoğraflar gibi unutulmuş olan bir şeylerin...

O gerçek aşkın sembolüydü, yazılan mektupların, sahilde uçuşan fularların, puantiyeli elbiselerin, masum ve iyi olanın en sonunda kazanacağının sembolüydü... Sevgilin eline dokununca kızaran yanakların, masum ama işveli gülümseyişin... Gururun sembolüydü; en ufak incinmede kara gözleri dolu dolu olan...

O bize çok şey kattı... Güzel, saf, siyah beyaz bir şeyler...

Ruhumuzun duvarında bir fotoğrafı hala asılı duruyor ve sımsıcak gülümsüyor şimdi...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1048
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster