Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ekim '13

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
2130
 

Ruhun Virüsü, Çağın Vebası, Ömür Törpüsü Depresyon...

 
Şayet birazcık farkına varırsan yaşamın her solukta yeniden başladığını göreceksin ve bu farkındalık senin gerçek doğumun olacaktır. UĞUR KOŞAR
 
- Sabah uyandığınız andan akşam uykuya dalana dek kendinizi genellikle gergin, mutsuz, umutsuz ve çaresiz mi hissediyorsunuz?
- Gün içinde sürekli yorgun ve kaygılı mısınız?
- İş veriminiz düşük mü?
- Gülmeyi unutmuş ve hayattan zevk alamaz halde misiniz?-Dikkatiniz dağınık ve yaşam enerjiniz düşük mü?
- Unutkanlık var mı?-Özellikle sabah saatlerinde geçmişi düşünerek kendinizi sorguladığınız oluyor mu? Sürekli geçmişte mi yaşıyorsunuz? Takıntılı düşünceleriniz var mı? Keşke kelimesi dilinizden düşmüyor mu?
 
Bu belirtilerin en az 2-3 tanesini sürekli yaşıyorsanız muhtemelen depresyon hastasısınız ve bir an evvel bu hastalığa çözüm aramalısınız. Tedavi edilmeyen depresyon, ilerleyen zamanlarda kronikleşerek başka psikolojik hastalıklara zemin hazırlayabilir hatta sizi intihara bile sürükleyebilir.
 
Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) , depresyonun çağımızın hastalığı olduğunu ve kalp krizinden sonra en sık karşılaşılan bir hastalık olduğunu açıkladı. Depresyon, bebeklik döneminden yaşlılığa dek herkesin başına gelebilecek bir hastalık. Evet yanlış okumadınız, bebeklerde bile depresyon görülebiliyor. Depresyonun da türleri vardır. Bu türlerin en yaygınları, Majör Depresyon, Klinik Depresyon, Doğum Sonrası Depresyonu, Bebeklik Döneminde Depresyon, Mevsimsel Depresyon ve Örtülü Depresyondur.
 
Depresyon sabah hastalığıdır ve sürekli geçmişi deşme, sorgulama, kendini suçlama şeklinde belirtiler gösterir. Anksiyete ise, kaygı bozukluğudur ve genellikle akşam saatlerinde ortaya çıkan gelecek kaygısı şeklinde kendini gösteren bir rahatsızlıktır. Bu iki psikolojik hastalığın beraber görüldüğü hastalar da vardır. Ayrıca depresyon belirtileri cinsiyete göre de farklılık gösterebilir. Kadınlar depresyonu daha belirgin yaşarken, erkekler bu belirtileri yok sayarlar fakat sinirli, kıskanç ve şüpheci tutumları depresyonda olduklarını gösterebilir. 
 
Depresyon çeşitlerinden örtülü depresyonda, hastalarda mutsuzluk belirtileri olmazken, kronik ağrılar, baş ağrıları, kusma, bağırsak bozuklukları, tansiyon değişiklikleri, unutkanlık gibi belirtiler görülür.
 
Bebeklik döneminde görülen depresyonda ise, uzun süre anneden ayrı kalan, annenin kokusunu hissedemeyen bebeklerde annenin eksikliğini giderebilecek bilinçli bir kişi de yoksa, depresyon oluşabilir. Bebek sürekli ağlar, kendini güvende hissetmediği için mutsuzdur, dikkati başka bir şeye çevirilince geçici olarak susturulsa da yorgun ve üzgün hali yüzüne yansır. Nadiren güler. Bu durum uzun sürerse iştahı kesilir, büyüme hormonu yeterince salgılanamadığı için fiziksel olarak da gelişemez.
 
Depresyon bir hastalıktır ve yoğun stres sonucu oluşur. Delilikle alakası yoktur. Tedavisi mümkündür. Öncelikle depresyona itebilecek kişi ve olaylardan uzak durulmalı, sağlıklı beslenmeye ve uyku düzenine özen gösterilmelidir. Depresyon teşhisi konulabilmesi, belirtilerin sürekli olmasına bağlıdır. Mevsimsel depresyonda olduğu gibi belli mevsimlerde kendini gösterse de tedavi edilmediği taktirde her yıl  aynı mevsimlerde tekrarlanacaktır. İnsan her duruma adapte olabilecek kadar mükemmel bir yaradılışa sahiptir. Yakınlarını kaybeden kişiler bile birkaç ay sonra yeniden hayata tutunabilirler, tutunmalıdırlar. Zor bir durumla baş etmek zorunda kalarak psikiyatriste gelen hastaya öncelikle duruma alışıp alışamayacağının gözlenebilmesi için biraz zaman verilmelidir. Bu zaman içinde kişi, acısı hafifledikçe duruma alışmaya ve hayata yeniden adapte olmaya başlayamadıysa ilaç tedavisi uygulanmalıdır. Teknolojinin psikolojide de kullanılmasıyla beyin dalgaları ölçülerek rahatlıkla tespit edilebilen bu hastalık, ilaç tedavisi ve terapi yöntemleriyle kısa sürede tedavi edilebilmektedir. Depresyon ilerleyen zamanlarda kişilik bozulmalarına neden olabilir hatta intihara bile yol açabilecek kadar tehlikeli bir hastalıktır. Bu hastalığa yenilmeyin ve içinizden gelmese bile dışarı çıkın, beyninizi meşgul edecek uğraşlar edinin, en önemlisi de hayata gülümseyin. Maneviyatınızın güçlü olması için yaradılışınıza uygun yaşayın ki bedeniniz ve ruhunuz arızalanmasın. Ruhunuzu aç bırakmayın efendim, sevin, tebessüm edin, muhtaçlara yardım edin, zarar vereni terkedin ama kinle, nefretle ruhunuzu kirletmeyin. Tevekkül ve dua ise en etkili terapidir ve Allah ile kul arasında kurulacak güçlü bağ ile kişi kendini güvende hisseder, her zorluğun ardında kolaylık olduğunu farkeder, yalnız olmadığının bilinciyle depresif ruh halinden sıyrılarak huzur içinde yaşar. 
 
Sağlıklı yarınlara...
 
Mehtap Özay- İl ve Anadolu Gazeteleri 2013
puslukalem.com.
haberufku.com
 
 
 
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 51
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 6821
Kayıt tarihi
: 17.03.13
 
 

Öğretmen, Yazmaya çalışan,yazarak konuşanlardan...'Kelimelerin gücü adına!'    ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster