Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Şubat '09

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
3480
 

Rus çarına kafa tutan Türk kadını - Süyüm bike/1

Rus çarına kafa tutan Türk kadını - Süyüm bike/1
 

Kazan Hanlığı-resim: Yıllarboyu tarih dergisi,S.1,C.8,1982


Süyüm Bike, Nogay kabilesinden Yusuf Mirza Bey’in kızı idi. Nogay Türkleri, Kırım yarımadasının kuzeyindeki Don ve Donetz havzalarında, Azak Denizinden Hazar Denizi ve Ejderhan’a değin uzanan büyük bir alanda yaşarlardı. Süyüm-Bike’nin babası bu kabilenin mirzası olduğu için, O’da Bike (Prenses)ünvanını taşıyordu. Dillere destan güzelliği, iyi huyu ile herkesin sevgisini kazanmıştı. Kazan’ın başına gelenler, özellikle başa geçenlerin kısa sürede yerlerinden olmaları, Moskova taraftarı olmaları onu çok üzüyordu. Daha küçük yaşta iken Can Ali ile evlendirileceğini duyunca, beceriksiz bildiği ve sevmediği biriyle evlendirilmesine ses çıkarmadı. O, omuzlarına aldığı görevin bilincindeydi. Can Ali’yi Rusların oyuncağı olmaktan kurtaracak, Türk birliğini kuracak ve kurtaracaktı. O görkemli bir devletin varisi olduğunu bilen kültürlü bir insandı. Evlendiği sırada, Türk Devletleri’nin birliklerini yitirdiklerini, Ejderhan Hanlığı’nın can çekiştiğini, Kazan Hanlığı’nın ise çökmek üzere olduğunu biliyordu. Hedefi Kazan, Ejderhan ve Kırım Hanlıklarını birleştirmek, Altınordu Devletini yeniden tüm görkemiyle diriltmekti.

Çocuk yaşta evlendiği 1533 yılında, önemli sorunlar onu beklemekteydi. Halk Can Ali’den hoşnut değildi. Aynı yıl Moskova’da Vasiliy’in ölümü, Kazan’da da etkisini gösterdi. Başa geçen IV.İvan çocuk yaşta olduğu için, Kazanlılar 1535 yılında ayaklandılar. Can Ali ile Moskova yanlısı olan prensler öldürüldü, bazıları da kaçtı.

Kazanlılar Can Ali’nin yerine Safa Giray’ı geçirdiler. Bu O’nun ikinci hanlığıydı. 1535 yılında Kırım’dan Kazan’a geldi.Daha öncede değindiğimiz gibi Nogay Mirzalarından Mamay’ın damadı idi. Buna karşın Süyüm-Bike ile de evlendi. Onunla evlenirse etkisinin daha da artacağını biliyordu. Bu devirde de Rus Orduları birkaç kez Kazan sınırlarına saldırdılarsa da, yenilgiye uğradılar. Safa Giray, diğer hanlarla sürekli danışma halinde olduğundan, O’nun devri Kazanlıların mutluluk devriydi. 1547 yılında Süyüm-Bike’den bir oğlu oldu. Adını Ötemiş Giray koydular. Böylece Kazan tahtı bir varis kazanıyordu.

Kazan’ın uğursuz talihi gene kendini gösterdi. Safa Giray 1549’da, kırkiki yaşında öldü. Safa Giray’ın Kırım’da üç oğlu vardı. Kazan’ın ileri gelenleri, bu oğullardan birinin Kazan Hanı olması için Kırım’a elçiler gönderdiler. Fakat elçiler yolda Ruslar tarafından tuzağa düşürülerek öldürüldüler. Bu durum karşısında şaşıran devlet adamları, uzun görüşmelerden sonra üç yaşındaki Ötemiş Giray’ı han ilan ettiler. Fakat yaşı küçük olduğu için annesi Süyüm-Bike yönetimi ele geçirdi. Safa Giray ölmeden önce Süyüm-Bike’yi naib ve vasi atamıştı. İleri gelenlerden bazıları, küçük yaştaki çocuğun han seçilmesinin nedenini, "Annesi Süyüm-Bike için Safa Giray Han, tahtını Ötemiş’e bıraktı. Bu yüzden büyük oğlu hanlıktan yoksun kaldı." diyerek Süyüm-Bike’ye danışmadan yukarıda geçtiği gibi Kırım’a elçiler gönderdiler. Fakat elçiler yerlerine ulaşamadıklarından taht Ötemiş Giray ve annesine kaldı.

IV.İvan çocuk yaşta olduğundan, Moskova Beyleri kendi aralarında taht kavgaları yapmaya başaldılar. Bu nedenle Kazan Hanlığı bu süre içinde unutuldu. Fakat 1547 yılında onyedi yaşına basan IV.İvan Çar ilan edildi. İvan mutlak bir hükümdar olmak istediğini açıkladı ve böylece Rusya’da Çarlık devri başladı. IV.İvan, tarihte "Korkunç, müthiş’" biri olarak anılmış, kan dökücü ve yarı deli bir hükümdar olarak ün yapmıştır. Din konusunda bağnaz olduğundan, Müslüman Türklerden şiddetle nefret ederdi. Özellikle Süyüm-Bike’ye düşmandı. Onun Kazanlıları nasıl birleştirdiğini, kenetlediğni biliyor, Onu ve Hanlığını yıkacağı günleri düşünüyordu. Süyüm-Bike’de Rusların amansız düşmanıydı. Özellikle Safa Giray’ın Moskova üzerine yaptığı akınlarda, bu düşmanlığını açıkça belirtmişti.

IV.İvan 1549’da kendisine sığınana Şah Ali’nin komutasında bir ordu gönderdiyse de, hiçbirşey yapamadan geri döndüler. 1550 yılının şubat ayında IV.İvan, kendisine sığınan Türk Beyleriyle büyük bir ordu ile Kazan önlerine geldi. Ayın 13’ünde Kazan kalesine şiddetli bir şekilde saldırdı. Kazanlılar şehirlerini kahramanca savundular. Surların altı kapısı vardı. Altı kapıda da kanlı savaşlar geçti. Süyüm-Bike savaş yerinde diğer kahramanlardan geri kalmadan onlarla omuz omuza savaştı.

“Omuz omuza kardaş, omuz omuza yoldaş!” diye bas bas bağırarak moral verdi. Onun o günkü kahramanlığı destanlaştı, soydan soya aktarıldı. Bunu en güzel dile getiren aşağıdaki dizelerdir:

‘"Nıgıtkılar üstüne çıgıp Uruslar’nı gördü

(Surlara çıkarak Rusları gördü)

Süyüm-Bike özü dahi suguş içine kerdi

(Süyüm-Bike kendisi bile savaşa girdi)

Tatar topçularıga özü de kumanda birdi

(Tatar topçularına o da kumanda etti)"

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınız çok güzeldi. Zevkle okudum. Şimdi Tatarlar ve Ruslar gayetle iyi uyum içinde yaşıyorlar. Hatta Çeçenistan savaşı sırasında Tatar kardeşlerimiz Kazan'da Türk avına çıkmışlardı, Çeçenistan'ı destekledik diye. Ben 95 yılında Kazan'daydım. Camiler var. Müslümanlık yayılıyor. Kazan'daki büyük cami daha sonra yapıldı. Tatar tiyatrosuna gitmiştim. Biraz uğraşılsa, Tatarca sökülür. Çok benzerlikler var. Azericenin bir derece uzağı gibi. Türkiye'de akrabası olan Tatarlar var. Onlar da aynı şeyi söylüyor. Sağlıcakla.

Mehmet Sinan Gür 
 12.03.2010 2:19
Cevap :
Değerli katkınız için çok teşekkür ederim. Mevlid Kandili'nde Kazan'dan naklen yayın sırasında gençlerin daha çok Ruslar'a benzemesi dikkatimi çekti. Bunu "Mevlid kandili'nin düşündürdükleri" yazımda da belirttim. Ne olursa olsun Süyüm Bike Hatun onlar ve Tarihimiz için hep acı bir sayfa olarak kalacak. Gezmeniz, aralarına girmeniz ufkunuzu genişletmiştir. Esenlikler dilerim.  12.03.2010 23:57
 

Suyunbike Hatun ile ilgili yazılarınızı zevkle okudum. Çok güzel kaleme olmışsın. Ancak Nogay Hanlığı veya Ordasını görmemezlikten gelmek yanlıştır. Burada nogayların yaşadığı yer olarak gösterdiğiniz yer 1563 tarihinden sonra Rusların Nogay Devletini yıktıktan sonra Kırıma Göç edenlerin yaşadığı yerlerdir. Habuki Suyumbike Hatun Kazan Hanına gelin giderken bugünkü Kazakistanın bulunduğu yerde Nogay Ordası(Devleti) vardı ve hikümdarı da Yusuf Beydi. Amaç Kırım, Astrahan, Kazan ve Nogay Hanlıklarını birleştirip büyük bir Türk birliği kurmaktı. Bu bilgileri bilgilerinize sunarım. Geniş bilgi isterseniz size gönderebilirim. Saygılarımla Sami NOGAY

SAMİ NOGAY 
 13.10.2009 21:24
Cevap :
Değerli katkınız için çok teşekkür ederim. Elbette ki o bilgileri isterim. Esenlik dolu başarılar dilerim.  15.10.2009 15:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 214
Toplam yorum
: 1200
Toplam mesaj
: 138
Ort. okunma sayısı
: 5311
Kayıt tarihi
: 03.08.08
 
 

Emekli eğitimci, araştırmacı yazar, şairim. Ülkemin cennet ile cehennemi bir arada yaşadığı bir zama..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster