Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Aralık '09

 
Kategori
Aile
Okunma Sayısı
1320
 

Rus kadınları

Keşke pek çokları gibi Nataşalar diyebilsem. Diyemiyorum çünkü genellemeleri sevmiyorum. Hani Kayserililer zekidir, bu şehirden zeki olmayan çıkmaz mı, çıkar. Göçmenler pinti olur, hiç eli bolu yok mudur, vardır. Genelleme iyi bir şey değil.

Trabzon’a akın akın gelen, Rus kadınlarının orada yaşattığı sarsıntıları, mutsuzlukları, yıkılan yuvaları, dağılan iş yerlerini, canına kıyan kadınlarımızı anımsıyoruz değil mi?

Antalya’da özellikle şehrin yeni yerleşimi, parlayan kısmı Lara’da her oturanın bir Rus komşusu vardır, hoş onlar lütfedip Türk kadınlarıyla kolay kolay dostluk etmezlerde neyse.

Markette daracık aralıklarda ilerliyorum, çocuğunun arabasını enine bırakmış geçemiyorsunuz, sesleniyorsunuz, bir hışımla çekiyor, niye kızdı belli değil.

Bir mala elinizi uzatıyorsunuz, yakınızdaysa neredeyse elinizi itiyor. Dolmuşta, otobüste ittire ittire geçiyor. Bize hırslı. Ne gülümserler, ne selam verirler.

Bir kuaföre gittim, bir Rus kadın takma tırnak takma işini yürütüyor, bir yandan da kendi aksanı ile Türk hanıma, Türk Hanımlarını anlatıyor.

‘Siz her şeyi silkelersiniz, halı silersiniz, durmadan temizlik yaparsınız, kendinize bakmazsınız. Bu tırnaklar sizlere olmaz. Kadın kadın gibi olmalı.’

Oysa onlara biz kızıyor olmalıydık, ittirmeliydik. Kadın dernekleri, kadın yazarlar, program yapımcıları, bu konuyu ele alıp, yıkılan yuvalar, boşa giden paralar, çekilen acılar, yenilen dayaklar, gece karanlıkta beklenen kocalar.

Biz kadınlar, bu ülkede böyle yetiştirildik. Yemeden yedirmeyi, giymeden giydirmeyi, evinin hem hizmetçisi hem hanımı olmayı, açılıp saçılmamayı, toplum içinde cinselliğini ortaya çıkarmamayı, utanmayı, her şeyin ayıp ve günah olduğunu bilmeyi öğrendik. Bize bunları öğreten anneler oğullarına ne öğrettiler? Varını yoğunu dilini, dinini, geleneğini, görgüsünü bilmediği, o evin hamurunda hiç mayası bulunmayanı koynuna aldığı yetmezmiş gibi nikâhına almayı, zaafları için 5 yıl 10 yıl sonrasının hesabını yapamayan, parasız kaldığında neler olacağını bilmeyen bu adamları siz yetiştirdiniz anneler. Ya da artık annelerle olmuyor bu iş, toplum değerleri değişiyor ve yine bu değişimin faturasını da kadınlar ödüyorlar. Avukat hanımlar, öğretmen hanımlar, fakirliğinde, yeni evliliğinde kocasına destek olmuş kadınlar.

Ne yapalım, takma tırnakları takıp, kısa etekleri giyip, en iyi kozmetikleri alıp, hani kocayı mal sahibi yapmayacaksın, sonra gözü dışarı gider, varı yoğu harcatalım mı? Olmaz, biz terbiyemizi bozamayız.

Gazetelerde çıkan tüm yazılarda, fuhuşta yakalanan Rus Kadınlarını hep kader mahkûmu göstermelerine de nasıl şaşıyorum, neden başka ülkelerden kader mahkûmu gelmiyor bize. Artık kadın gazeteciler, kadın kuruluşları, anneler, kadınlar tüm basın üstüne düşeni yapsın.

Burada söz konusu olan, gelip ülkemizde anlının teri ile çalışan, kendine uygun, anlaştığı biriyle evlenen Rus Kadını değil. Burada sözünü ettiğim, yuva yıkan, ilik kemik emen, acı veren, intihara bile yol açan. Tenzih ederim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ayrıca;kırk yaşına kadar Rus kadınlarının güzelliklerine diyecek bir şey yok...Ya kırk yaşından sonra güzel kalabilen kaç Rus kadını var...

HÜSREV KARAGÖZ 
 20.12.2009 15:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 50
Toplam yorum
: 44
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 718
Kayıt tarihi
: 27.01.08
 
 

Biyologum ama öğretmenlik yaptım. Emekli oldum ve nihayet duygularımı, yaşadıklarımı, gördüklerimi p..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster