Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Haziran '12

 
Kategori
Antalya
Okunma Sayısı
6586
 

Rusların Antalya'ya yerleşme nedenleri...

Rusların Antalya'ya yerleşme nedenleri...
 

Antalya dünya turizminin başkenti…

Belli süreler için gelen yabancıların barınabileceği yatak kapasitesi 480 bin civarında. Bunun yanı sıra sayıları on binlerle ifade edilebilecek yerleşik yabancılarımızda mevcut.

Yabancılar genellikle Alanya ve Antalya Merkez’i tercih ediyorlar. Almanlar Alanya, Ruslar Antalya’yı tercih ediyor. Antalya, Merkez Konyaaltı, Hurma mevki Rusların en fazla yerleşik yaşadıkları alan.

Doğası ve tarihsel dokusu nedeniyle Antalya çok güzel bir yaşam alanı!

Bu nedenledir ki; her yıl ilimizde yaşayan yabancıların sayısı artıyor. İlimizde yaşayan yabancılar öylesine bize benziyorlar ki; pazardaki alışverişlerinden tutun, gittikleri marketlere kadar bize benziyorlar.

Onları bizden ayıran sadece renkleri! Onunda bizim için fazla bir önemi yok. Netice itibarıyla onlar bir insan!

Gelelim yabancıların şehrimizi seçmeleriyle ilgili bir internet sitesinin yaptığı araştırmaya:

Rusya'daki internet sitelerinde dolaşan "Türkiye'de yaşamak için 37 neden" başlıklı bir yazı Türkiye'de yaşamanın olumlu yanlarını anlatıyor. Yalnız, bu nedenlerin bazıları doğru olmasa bile, doğruya yakın.

Aslında Rusya'yı eleştirmek için yazıldığı sanılan yazı, Türkiye'yi bilen Ruslar tarafından ise "gerçekten çok uzak" bulunuyormuş. Bence de gerçeklerden bir miktar uzak.

İşte "turkey.ru" sitesinde de yer alan "Türkiye'de yaşamak için 37 neden"...

-
Duvarlarında küfürlü yazılar yok.

- Yılın 340 günü güneşli.

- Kış olmadığı için her sene kışlık elbise ve ayakkabı almaya gerek yok.

- Üç tarafı sıcak denizlerle çevrili!

- Her zaman taze sebze ve meyve var.

- Rusya'daki külüstür daireyi satıp Antalya'da 100 metrekarelik ev almak mümkün.

- Asık yüzlü Rus turistler dışında, insanları güler yüzlü ve nazik.

- İnsanı bezdiren evsizler, yoksullar ve Çingeneler yok.

- Çalılıklar arasından alkolikler ve uyuşturucu kullananlar çıkmıyor. Evlerin girişi temiz.

- Uyuşturucu kullananları satanları hapse atıyorlar.

- Komünistlerle faşistler elde bayrak dolaşmıyor.

- Pencereden bakınca deniz ve dağlar görülüyor, elinde gamalı haç olan dazlak gençler değil.(Takkeli, şalvarlı, sakallı, yeşil cübbelileri görmedikleri için yok sanıyorlar.)

- Votka değil, lale ülkesi.

- Kurallara uymayan sirenli Mercedes’ler yok. (Serenleri olmasa da kurallara uymayanlar var.)

- Doğaüstü yetenekli olduğunu iddia edenler yok. (Aslında var ama… Onlar görememiş.)

- Nüfus sorununu Çinliler ve Özbeklerle çözmüyorlar. (Sayın Başbakan bu konuda çok kararlı! Önce üç çocuk istiyordu, şimdi bu sayıyı beş’e çıkardı.)

- Sarhoş sürücüleri hapse atıp ehliyetine el koyuyorlar. (Daha o aşamaya gelemedik.)

- Suç oranı her yıl iki kat artmıyor. (İki kat artmasa da, ona yakın seviyede artıyor. Ve yeni yeni suçlar icat ediliyor!)

- Üniversiteye evlenmek ya da askerden kaçmak için değil, topluma faydalı bir meslek edinmek için gidiyorlar.(Üniversite mezunlarının yüzde 28’inin işsiz olduğundan haberleri yok.)

- Doktorlarla öğretmenlere saygı duyuyorlar.(Onun için zaten öğretmenler ve doktorlar dayak yiyor! Başbakan öğretmen maaşları için konuşurken, öğretmenlere saygılarını da iletiyor!)

- Ekranda beş dakikada bir kepek şampuanı ve kanatlı kadın bağı reklamı yok. (Ama normal reklamlar var.)

- Yol sorana küfür etmiyorlar. 

- Sözde emeklilik reformu yok. (Sıra ona da geliyor. Yeni hazırlanan yasa tasarısı ile ilk adım atıldı bile. Bundan böyle özel emeklilik sigortaları devreye sokulup, SGK’nun üzerinden büyük bir yük(!) alınacakmış!)

- Valiler ve belediye başkanları insanları öldürmüyor, rüşvet almıyor. (Vali ve Belediye Başkanı öyle küçük işlerle uğraşırlar mı?)

- Kadınlar erkeklerden tembel ve ayyaş diye söz etmiyor. (Antalya’da böyle bir olay yok. Ancak Karadenizli kadınların durumu malum.)

- Vatandaşlar yasalar önünde eşit. Polis felsefe profesörünün cebindeki parayı almıyor. (Ama eski bir YÖK Başkanının kafasına bastırıp arabaya bindirerek gözaltına alabiliyor.)

- Çocuklara yarı tanrı gibi davranıyorlar. (Tabi onların oturdukları yerde sokak çocukları yok.)

- Seri katiller yok. (Olmaz mı?)

- Nehirler mikrop yuvası değil. (Antalya’da böyle bir nehir yok.)

- Patika değil, gerçek yollar var. (Bizim duble yolların patikadan ne farkı var. Yapıldıktan üç ay sonra patikadan bile berbat oluyorlar.)

- Domuz yemiyorlar. (Yiyen vardır.)

- AIDS'li ve veremli sayısı Afrika'dakinden çok değil. 8Onlar kadar olması mümkün mü? Rusya’dan bile azdır bu tip hastalarımız.)

- Sokakları güvenli, üç kuruş için adam kesmiyorlar. (Daha o kadar yoksulluk artmadı.)

- Ticarette rakipler birbirlerini öldürtmüyor. (Yerine göre!)

- Hakkını aramak için haydutlara gitmek gerekmiyor. (Bir zamanlar çek, senet tahsilâtını kimler yapıyordu? Tabi bunu nereden bilsinler.)

- En önemlisi, başka bir Tanrıya inansalar da Türkiye'de iman var. (Başka bir tanrı mı var? Bunu bilmiyordum.)

Görüldüğü gibi Ruslar bu nedenlerle Antalya’yı tercih ediyorlarmış. Demek ki Antalya sokaklarında bol bol Rus turist görmemizin nedeni bu.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 2954
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster