Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Aralık '14

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
334
 

Rüşvet

Rüşvet
 

görsel netten


Yıllar önce Eşim ve ben Fethiye’de görev yaparken eşim görev başında trafik kazası geçirdi yüz sinirleri kesildi, kolu kırıldı Ankara’da dokuz aşamalı ameliyatlar oldu.  Kızımız ve oğlumuz Ankara’da üniversitede okuyorlardı. Ankara’ya tayin siteminde bulunduysak da o zamanki iktidar çeşitli bahanelerle isteğimiz yasal olduğu ve hakkımız olduğu halde reddettiler. Şimdi kızımız ve oğlumuz evli biz de Üniversite ve Liseye giden torunlara sahibiz.

Çok zorlu ve sıkıntılı uğraşlardan sonra mecburen eşim emekli olmak durumunda kaldı ve Ankara’daki evimize gelip yerleştik çocuklarımızı yurttan aldık. Eşim ve ben emekli olunca borçla aldığımız evin parası da yüklenince çok sıkıntıya düştük.

Bir gün Kızılay meydanında dalgın dalgın yürürken sınıf arkadaşıma rastladım, bir kafede oturup dertleştik durumumuzu anlattım. Bana seçimlerde eşinin bir partiden aday olacağını ve o partinin muhakkak iktidara geleceğini, beni Genel Başkanları ile tanıştıracağını ve eyer bir yere geleceksek muhakkak partiye hizmet etmemiz gerektiğini söyledi. O gün birlikte Genel Başkana gittik beni tanıttı, partide çok yararlı olacağımı söyledi. Neticede Genel Başkan beni Genel Merkez Kadın Komisyonları ikinci başkanı yaptı.

Eşime eve gelip durumu anlatınca kıyametler koptu kesinlikle siyasete girmemem gerektiğini, siyasetten nefret ettiğini, seçimler gelince vatandaş olarak sadece oy kullanabileceğimi söyledi.

Ondan gizli saklı Genel Merkezde çalışmalara başladım ve kısa zamanda kendimi sevdirdim. Tam seçime giderken Genel Başkan beni Millet Vekili adayı olarak göstereceğini hem de seçilebileceğim iyi bir yere koyacağını, seçim adaylığı için para vermeyeceğimi belirterek, gerekli belgeleri doldurmam için verdi. Korka korka eve gelip bin bir özürle eşime durumu bildirdim. Çok sinirlendi ve :” Gider boşanırız sen de Milletvekili olursun” diye tutturdu. Kimler araya girdiyse razı olmadı.

Ağlayarak durumu Genel Başkanımıza ilettim özür diledim. Başkan:  “Aile bütünlüğü önemlidir üzülme seni başka türlü değerlendiririz “ dedi. Ve seçimde iktidara geldi.

Neticede bir şehirde Mantar üretme tesislerine Yönetim Kurulu Üyesi olarak atandım. O tesis Almanya ve diğer Avrupa Ülkelerindeki Türk işçilerinin katkıları ile kurulmuş mantar üreten bir fabrika. Oranın eski yöneticisi Başkanı. Fabrika yer altına kurulmuş muazzam bir tesis. O gün şehri gezip önüme gelenlerle fabrika hakkında konuşup bilgi aldım aldığım bilgiler hiç iç açıcı değildi. O gün Fabrika Genel Müdürü bize öğle yemeği verdi, eve dönerken baktım arabama 2 kasa mantar konmuş. Çok sinirlendim bir daha bu şekilde hareketlerle karşılaşmak istemediğimi söyleyerek mantarları iade ettim.

15 gün sonra Yönetim toplantımız yine orada yapıldı, denetici olarak ben de gittim. Toplantı çıkışında Genel Müdür önüme bir defter açıp. “Efendim bu defteri imzalamanızı rica ediyorum diye sayfaları çevirmeye başladı. Beynimden vurulmuşa döndüm ve : “Siz beni cahil bir insan mı zannettiniz bu defter ayakta imzalanacak bakkal defteri değil bunun içinde trilyonlar yatıyor, lütfen bir yazı ile zimmetli olarak yazıp bana verin, 15 gün sonra gelir alırsınız,” dedim ve defteri yazı ile teslim aldım.

Eve Geldiğim de defteri açınca içinde o zamana göre muazzam bir servet olan bir parayı gördüm ve hemen istifa dilekçemi yazarak durumu Başbakan’a ilettim. Başbakan beni anlımdan öptü ve : “Hocam sizin gibi insanlar çoğunlukta olsa bu ülke bu hallere gelmezdi, çalışmalarınızdan dolayı teşekkür ederim.” Diyerek o genel Müdür ve Yöneticileri hakkında işlem başlattı. Meğer baştakiler yemiş içmişler fabrika iflasın eşiğindeymiş, rüşvetle beni de kendi pisliklerine alet edeceklerdi. Adaletin karşısında hesap verip hapishaneyi boyladılar.

NAHİDE ÇELEBİ

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nahide hanım cevabınız için teşekkür ederi ancak bu günlerde yapılan hırsızları koruma aklama çalışmaları malum olduğunu düşünürseniz yolsuzlukları önlemek bir yana teşvik edildiği açık seçik ortadayken sizin cevabınız bemi tadmin etmedi saygılarımla size sağlık ve mutluluk dileklerimi gönderiyorum

yusuf ziraman 
 07.01.2015 16:38
Cevap :
SAYIN ZİRMAN DEĞERLİ YORUMUNUZA TEŞEKKÜR EDERİM EFENDİM. SİZİ SİTEDE BULAMADIM.NAHİDE ÇELEBİ  08.01.2015 16:45
 

Çok önemli bir yazı, biraz işlense senaryo bile olabilir. Ders alınması gerekecek örnek bir davranış. Saygılar Nahide Hanım.

Güz Özlemi 
 07.01.2015 12:49
Cevap :
Sevgili Kardeşim değerli yorumunuza çok teşekkür ederim sağ olunuz. Rüşvet konusu ayrıca işlenecek önemli bir konu, siyaset yaşamında ise çok anılarım var. O zaman Koalisyon Hükumeti zamanıydı, Sayın Başbakanı o değerli insan hala yaşıyor, kendisine minnet borcum var ellerinden öperim.Selam ve sevgiler.NAHİDE ÇELEBİ  08.01.2015 9:30
 

Hocanın yani imamın biri fetva vermiş: Rüşvet helaldir diye...Bir başkası da Hırsızlık yolsuzluk değildir dile bir fetva vermiş...Bu nasıl Müslümanlık Allah aşkına...

Abdülkadir Güler 
 05.01.2015 21:31
Cevap :
Sayın Hocam değerli yorumunuza çok teşekkür ederim. Rüşvetin haram olduğunu bile bile rüşvet alanlar cezalarını er veya geç çekerler.Selam ve saygılar.NAHİDE ÇELEBİ  06.01.2015 20:49
 

Günümüzde böyle insanlar var mıdır? Tebrikler diyorum...

Abdülkadir Güler 
 05.01.2015 20:03
Cevap :
TEŞEKKÜR EDERİM SAYIN HOCAM, GÜNÜMÜZDE BÖYLE İNSAN SAYISI AZALDI MAALESE.SELAM VE SAYGILAR.NAHİDE ÇELEBİ  06.01.2015 20:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1968
Toplam yorum
: 12048
Toplam mesaj
: 162
Ort. okunma sayısı
: 1034
Kayıt tarihi
: 25.11.08
 
 

Erzurum doğumlu, Ankara'da yaşıyor. D.T.C.F mezunu, emekli lise öğretmeni, evli, 2 çocuklu. "İsya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster