Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ağustos '13

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
10225
 

Rusya'da komunizm nasıl gelişti

Rusya'da komunizm nasıl gelişti
 

Dr. Jivago


Malum, 19. Yüzyılın sonlarına doğru sosyalizm veya komunizm bütün Avrupa Toplumunu, özellikle Almanya, Fransa gibi ülkeleri ve Rusya’yı şiddetle ve derinden etkiledi. Sadece Marks’ın ve Engels’in dediği gibi kapitalistler işçi sınıfını sömürdükleri için, artık değer (surplus value) yarattıkları için değil. Ne hikmetse belki işçilerden fazla entel kesimi yani burjuvazi denen avukat, doktor, mühendis, eczacı, bankacı vb serbest meslek sahibi olup hali vakti yerinde olan orta – üst sınıfı, şair, yazar, gazeteci, siyasetçi vb entel sınıfı derinden etkiledi. Tabiiki işçi sınıfını ve hatta askerleri bile etkiledi. O derecede ki, sosyalizm propogandası etkisiyle Birinci Dünya Savaşının sonuna doğru Almanya’da bahriye askerleri savaş karşıtı nümayişler yaptılar, askeri fabrikalar greve gitti ve belki bunlar Almanya’nın 1. Dünya Savaşı’nda yenilmesinde önemli etkenlerden biri oldu. Demem o ki, sosyalizm sadece sömürülülen işçilerin bir isyanı olarak gelişmedi, burjuvazi, sanatkarlar, hatta aristokrat kesimin yani asil ve en zengin sınıfın içinden de bayağı güçlü taraftarlar ve destekler bularak gelişti.

Gelelim Rusya’ya... Rusya da 1700 lü yılların başından itibaren Büyük Petro’nun da etkisiyle çok güçlü bir Avrupa hayranlığı, batı özentisi, batı taklitçiliği görüyoruz. Aristokratlar küçüklüklerinden itibaren mükemmel bir şekilde Fransızca öğreniyorlar, evlerinde Fransızca konuşuyorlar, Fransızca yazıyorlar... o derecedeki Rusçayı doğru dürüst konuşup yazamıyorlar. Taaa ki 1812 yılında Napolyon Moskova önlerine gelip, ülkelerini yakıp yıkıp, binlerce Rus’u yaralayıp, öldürüp, esir alıncaya kadar  ve neticede Ruslar kendi elleriyle Moskova’yı yakıp kül edinceye kadar. Napolyon’nun bu istilası, sonunda hezimete uğrayıp perişan bir vaziyette geri çekilmeye mecbur kalmış olsa bile Rus toplumunda büyük bir travma yarattı. Bundan sonra yavaş yavaş Ruslar kendi öz kültürlerine, sanatlarına, dillerine dönmeye başladılar.  O kadar  ki kıyafetlerde , mobilyalarda bile Rus köylüsünün tarzına benzer modeller (mesela Rustik mobilyalar), köylü el sanatları vb moda olmaya başladı.

Taaa 1860 lı yıllara kadar Rus köylüsünün hemen tamamı serf yani köle idi. Aristokratların büyük arazilerinde, büyük malikanelerinde işçi, hizmetçi vb gibi çalışıyorlardı. Ama bu durum bir yandan da onları aristokrat sınıfla yakınlaştırıyordu. Her zengin aristokrat çocuğunun küçükken dadısı veya süt annesi bir Rus köylüsü idi. İşte bu aristokrat çocuklarının, bu zengin çocukların içlerinde küçüklüklerinde ki dadılarına, süt annelerine, hizmetçi veya uşaklarına karşı olan sevgileri azalmadı, tam tersi büyüdükçe onlara karşı haksızlık yaptıkları, onlara adil davranmadıkları gibi duygularla gittikçe köylü sınıfına karşı güçlü bir sempati oluşmaya başladı ve onların haklarını müdafa eder bir duruma geldiler. Hatta bu akım bir nevi moda haline geldi zengin çocukları arasında. Ne enteresandır ki Avrupa’da, İngiltere’de, Amerika’da hatta Türkiye de de pek çok zengin ailenin çocukları arasından azılı sosyalistler veya komunistler çıkmıştır.

Tabii sadece bu değil. Taa 1900 lerin başlarında Rusya’da güçlü bir işçi sınıfı görüyoruz. Daha 1905 İhtilalinde 1-2 milyon işçi grev halinde.. Sendikalar var, sovyetler var, nümayişler yapıyorlar, Çar’dan büyük haklar koparıyorlar falan. Fakat bütün bu hareketler yazarlardan, şairlerden, hukukçulardan,burjuva sınıfından ve hatta aristokrat sınıfından da büyük ve güçlü bir destek buluyor. Mesela sovyet idarelerinde, ki en güçlülüleri San Petersburg ve Moskova Sovyetleri, sadece işçiler yok, avukatlar, yazarlar, hukuçular hatta aristokrat sınıftan insanlar da var ve bunlar giderek o şehrin, o bölgenin idaresinde kararlar alabilir, kurallar koyabilir hale geliyorlar. Yani sovyetler sadece işçilerden müteşekkil bir teşkilat değil, biraz sivil toplum kuruluşu gibi, biraz belediye gibi, biraz siyasi parti gibi çok etkin kuruluşlar haline geliyorlar zamanla.

Sonuçta şuraya gelmek istiyorum. Evet Rusya’ya  komunizmin gelmesinde işçilerin sömürülmesi vs gibi sebepler etken olmuştur ama sadece bu değil.. O zamalarda Rus halkı, Rus aristokrat sınıfı ve bu sınıfın iyi yetişmiş zengin çocukları zaten kendileri de bir öz eleştiri içinde, Rus köylüsüne, Rus işçisine karşı, onları  yıllardır, hatta yüzyıllardır ezmiş, sömürmüş olma duygusuyla bir nevi eziklik, empati, sempati, artık ne derseniz, bu tip duygular içindeydiler. Ve komunizm Rusya’ya geldiği zaman zaten 1. Dünya Savaşı içinde perişan olmuş bir asker (ki temeli köylü ve işçi) sınıfı tarafından hüsn-ü kabül görmedi, hemen hemen toplumun bütün kesimleri tarafından, yani serbest meslek sahipleri, esnaf, tüccar, sanatkarlar, enteller ve hatta aristokrat sınıfın önemli bir bölümü ve onların çocukları tarafından da büyük bir hüsn-ü kabul ile karşılandı.

Sonra! Sonra ne mi oldu? Onu başka bir yazıya bırakalım. Ama siz hemen bir cevap istiyorsanız o zaman hemen Boris Pasternak’ın Dr. Jivago romanını okumaya başlayabilirsiniz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 326
Toplam yorum
: 181
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 908
Kayıt tarihi
: 10.03.11
 
 

Okullar: TED Ankara Koleji, ODTÜ, Bogaziçi Üniversitesi (Master) İş Hayatı: Philips, Anadolu Endü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster