Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Nisan '18

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
915
 

Rusya ve Putin

Rusya ve Putin
 

Putin Rusya'yı Büyük Yapmak İstiyor


Sovyetler Birliğinin dağılmasının (1991) etkileri önemlidir.  Yetmiş dört (74) yıl devam eden Sovyetler Birliğinin (1917-1991) dağılmasından sonra Rusya 4.2 milyon km’yi aşan bir küçülme, 25 milyon Rus’un yurt dışında kalması ve ekonomik bakımdan yıkım yaşadı.  Putin “Sovyetler Birliğinin dağılmasını 20. yüzyılın en büyük jeopolitik felaketi” olarak niteliyor. Sovyetlerin dağılması, kapitalist sisteme alternatif komünizmin iflası ve ABD liderliğinde tek kutuplu Dünya döneminin başlangıcı olmuştur.

Geçmişe bakıldığında, komünist sistem Kerensky (1917), Lenin (1917-1922), Stalin (1922-1953), Melenkov (1953-1955), Kruşçev (1955-1964), Brejnev (1964-1982), Andropov (1982-1984), Çernenko (1984-1985)  gibi yaşlı liderlerin ve politbüro üyelerinin (12-15 üye) idaresinde kaldı ve ekonomide başarılı olamadı. Halk gıda, ayakkabı, giyim kuyruklarıyla uğraştı. Bazı komünist üyeler de zenginleşti.

Yaklaşık 70 yıllık (1985-1917=68 yıl)  bu dönemde Sovyetler Stalin döneminde iki kutuplu Dünya’nın komünist ideoloji lideri oldu. Doğu Avrupa ülkelerini elinde tuttu. Sovyetler, Dünya’ya komünist ideolojiyi ihraç etmek istedi.  Uzaya ilk kozmonot Gagarin’i 12 Nisan 1961’de yolladı. Karşılık olarak Amerikalı Armstrong ve Aldrin 20 Temmuz 1969 Ay’da yürüdüler. Uzayda karşılıklı Navstar 1978 ABD ve Glonass 1995 Sovyet uydu konum-navigasyon sistemleri kuruldu. Taraflar nükleer bir denge tesis etmek için denizaltılara, karada ve yer altındaki tesislere nükleer bomba taşıyan füzeler yerleştirdi ve savunma sistemleri kurdular.

Gorbachev reform yapmak istedi. Yaşlı politbüro üyelerinin sıralı ve kısa süreli  iktidar dönemi ve ölümlerinden sonra sonunda 55 yaşındaki Gorbachev iktidara (1985-1991) geldi.

Sovyet ekonomisini geliştirmek ve reforma tabi tutmak “Uskoronie”,  politik sistemi yenilemek, komünist partisini canlandırmak ve komünist temsilcilerin birden fazla adaydan, rekabetle seçilmesi “Perestroika - Yeniden Yapılanma”, Yolsuzluğu ve medyadaki yasakları azaltmak, yasak kitap listelerini kaldırmak, siyasi mahkumları serbest bırakmak, konuşma ve eleştirme hürriyetlerini geliştirmek “Glasnost – Politik Açıklık”  Gorbachev’in hedefleri arasındaydı.

Ancak reformlarında zaman kaybetmesi, gecikmesi ve komünist parti bürokrasisinin direnmesi sonucu yapmak istediklerinde başarı sağlayamadı. Döneminde ABD ile orta mesafeli nükleer silahların azaltılması anlaşmasını (1987) yaptı. Sovyetlerin on beş (15) bin asker kaybına yol açan Afganistan işgalini (1979-1989) sona erdirdi. Doğu Avrupa’daki Sovyet etkisi azaldı ve soğuk savaş dönemi sonuna gelindi.

Yeltsin Rusya’da Haziran 1991’de iktidar oldu ve Sovyetler Birliği Aralık 1991’de; on beş  (15)  tanınan devletle dağıldı. Bunlar Estonya, Latviya, Litvanya, Belarus, Rusya, Ukrayna, Moldovya, Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Tajikistan ve Türkmenistan’dır. Tanınmayanlar ise Abhazya, Dağlık Karabağ Cumhuriyeti, Güney Osetya ve Transdinyester sayılabilir.

Yeltsin döneminde (1991-1999) Rusya’da komünizm terkedilirken otoriter bir liderlikle demokrasiye ve liberal ekonomiye geçiş çabaları oldu. Rusya’nın siyasi ve ekonomik sıkıntıları arttı. Yeltsin dönemi komünist partinin kapatılması (1993), demokrasiye geçiş çabalarının olduğu, eleştiri yapabilme ve özelleştirme dönemiydi. Ancak ekonomi komünist sistem üretim tarzı terkedilmeden önce yerine yenisinin konulması planlanamadığından daha kötü hale geldi. Krizler iyi yönetilemedi ve yolsuzluklar önlenemedi. Otoriter liderlik devam etti. Bir kaç dolar milyarderi çıkması dışında, Rus halkı fakirlik ve kuyruklarla boğuştu. Çeçen savaşı  (1994-2004), Rusya ve Çeçenistan’ın hanelerine karşılıklı yıkım ve 80 bine yakın Çeçen insanın kaybı olarak yazıldı.

Putin, 1999’da Yeltsin tarafından Başbakan yapıldı ve 2000 yılı başında Rusya’nın lideri oldu. KGB’nin yarbayı 2018 yılı 18 Mart’ında altı (6) yıllık bir dönem için daha Başkan olarak seçildi. Putin’e artık modern zaman Çarı diyebiliriz. Yetkili ve Ruslar O’nu (1999-2024) Stalin’den sonra (1922-1953) en uzun ömürlü lider yaptı.

2000-2017 yıllarındaki Putin’in Başkanlık/Başbakanlık döneminde petrol gaz fiyatlarının, son yıllar hariç, yüksek kalması Rusya’nın gelirini artırdı. Rusya’da orta sınıf oluştu ve yaşam standardı iyileşti. Rakamlarla konuşursak Rusya’da 1992-2000 yılları kişi başı yıllık gelir ortalaması 1925 $ iken 2001-2010 dönemi kişi başı yıllık gelir ortalaması 6 840$  ve 2011-2017 kişi başı yıllık gelir ortalaması 12 702$ düzeyinde oldu. Kişi başı yıllık gelir 6.6 kata yakın artmış (12702$/1925$=6.6) ve orta sınıf oluşmuş durumda sayılabilir. Ancak 23 milyona yakın Rus’un fakir/muhtaç yaşadığı da bilinmektedir.

Krizler Rus ekonomisini etkilemektedir. 1998 yılında Doğu Asya ülkelerinde olan finansal kriz, Rusya’da etkisini 1999’da gösterdi ve kişi başı yıllık gelir 1976$’dan, 1999 yılında 1433$’a düştü.  Aynı şekilde 2008 yılı Dünya finansal krizi de etkisini 2009 yılında kişi başı yıllık gelirin 12 bin$’dan 9 bin$’a düşmesiyle gösterdi. Rusya 22 Ağustos 2012’de Dünya Ticaret Organizasyonuna katıldı.

Rusya GDP’si yıllara göre 1.2 -2.2 trilyon $ bandındadır ve 2008-2016 ortalaması 1.7 trilyon $ düzeyindedir. Şubat 2012’de Avrupa’da 119$ olan Brent ham petrolü, Temmuz 2017’de 50$ civarındadır. Bu azalma  %58 düzeyinde olup ihracat gelirinin azalmasına  (50/119=%42) ve rublenin dolar karşısında yarıdan fazla düşmesine sebep olmuştur (2018 yılı 58 ruble =1$ yaklaşık).  

Rus ekonomisinin petrol, doğal gaz ve silah sistemleri dışında ihracatını çeşitlendirmesine ihtiyaç olduğu açıktır. Rusya’da 40’a yakın endüstri kolu “Güvenlik için kritik” olarak sayılmakta ve sadece Rus yatırımcılara açık olmaktadır.   Kırım’ın iltihakı ve Ukrayna doğusundaki müdahale sonucu Rusya’ya uygulanan Batı ambargosu ve Rusya’nın ambargoculara karşıt tedbirleri; AB ve ABD yatırım girişini iyice azaltmıştır.

Rusya’da özelleştirmeler başarısız.  Putin’in 18 yıllık icraatında yapılan devletleştirmeler Rus GDP ekonomisinin dörtte üçünü (3/4) oluşturmaktadır. Rusya’nın durgunluk sebebi olan ve verimsiz çalışan devlet sektörlerinden kurtulması, özelleştirmeye gitmesi ayrı bir reform konusudur. Rusya’da işsizlik %5.5 düzeyindedir. 2018 itibariyle Ruslar için fakirliğin önlenmesi ve güçlü bir Rusya algısı; yolsuzlukların önlenmesi ve demokrasiden daha önemlidir.

Putin yolsuzluğun azalmasını istiyor ancak iktidardaki Birleşik Parti üyeleri, bürokrasi ve mafya organizasyonları bu konuda isteksiz. Bürokrasi merkezi yönetim ağırlıklıdır. Özellikle devlet ihalesi yapanlar, yolsuzluk yapabilenler iyi maaş ötesinde büyük rakamlar kazanıyor. Onlara iyi maaş vermek yetmiyor. Mevcut politikacılar; hür basın, hesap soran halk ve rekabete dayalı seçim olmadığından zengin olmak için yolsuzluğa bulaşıyor. Kuvvetler ayrılığı yasama, yürütme, yargılama, hesap verebilme konuları yerine oturmuş değil. Rus ekonomisi Moskova ve St. Petersburg arasındaki bölgede. Diğer bölgelerin ağırlığı az. Putin'e sadık zenginler yaşayabiliyor. Mafya organizasyonları da sınır ticaretinde ve servet paylaşımında etkin.

Rusya askeri gücünü etkin kullanıyor. Rusya; Gürcistan (2008), Kırım (2014), Ukrayna (2014) ve Suriye (2015) müdahalelerinde askeri gücünü kullanmıştır. Gürcistan müdahalesi sonrası silah sistemleri modernizasyonu, siber sistemler, uzay kuvvet geliştirmelerine mutlak ihtiyaç olduğu görülmüştür. Ayrıca modernizasyon karşılığı silah ihracatı (2016 yılı 4.6 milyar $) devam etmekte ve uygulanan dış siyaset güçlü bir Rusya ve Putin imajı vermektedir.

Savunma harcamalarında, Stockholm International Peace Research Institute (SIPRI) rakamları referans alındığında; 2016 yılı ABD 611 milyar $ (%1.7 GDP), Çin 215 milyar $ (%5.4 GDP), Rusya 69.2 milyar$ (%5.4 GDP) düzeyindedir.

Rusya 2016 bütçe harcama kalemlerinin ilk üçü sosyal koruma harcaması %27.6, savunma %19.2 ve ekonomiyi teşvik %15.6’dır. Rusya’nın 2018 bütçesi 15.258 trilyon ruble 263 milyar $’dır (1$=58 ruble).  Yenilik içeren modern savunma ürünleri harcaması artırılmıştır. Ruslar tereyağı veya tank ikileminde tercihlerini askeri alanda tutmakta israrlıdır. Rusya GDP’sine göre savunma harcamaları en düşük 1999 yılı %2.9 en yüksek 2016 yılı  %5.4 bandında seyretmektedir. Dünya ülkeleri savunma harcama ortalaması %2.2 GDP sayılabilir. Ruslar açlık, kıtlık, savaş zamanı ve işgale uğradıklarında büyük fedakarlıklar yapabilmektedir. Putin’in sahip olduğu destek, zor zamanlarda lidere verilen Rus milliyetçi desteği ve demokrasisi gelişmemiş ülkelerde sembol lidere verilen destektir. Ruslar, Putin’in Rus menfaatlerini koruduğuna ve Güçlü Rusya’yı temsil ettiğine inanmaktadır. Ayrıca son yüzyılın en çok refah içinde yaşayanları, mevcut Ruslardır. Rus halkı Çarlık Rusyası ve komünist rejim dönemleri dahil açlık, sürgün, savaşta ölüm ve yaralanmalarla yaşamış, huzura susamıştır. 70 yıllık komünist rejimden sonra müteşebbis olabilmek zordur ve zaman alacaktır.

Sonuç:Rusya mevcut haliyle otoriter yönetimdedir, devletçidir ve bürokratiktir.. Medya devlet kontrolundadır. Güçlü demokratik kurumlar yoktur. Yolsuzluklar önlenememiştir. Otoriter yönetimlerin ekonomik reformlar yapabilmesi ve siyasette çok sesliliğe yer verebilmesi zordur ve muhtemelen farklı bir nesil gerekmektedir. Rusya ambargolar sonrasında Çin'e gaz, petrol, maden satmaya ve ihtiyaçlarını daha büyük oranda, Avrupa Birliği ülkeleri yerine, Çin'den karşılamaya yıllar içinde yönelebilecektir.

Putin askeri güce dayalı güvenlik stratejisini devam ettirmektedir.  Rusya etrafında tampon, Rusya yanlısı ülkelerin kalmasını istemekte ve ABD tarafına kaymasını engellemektedir.

Putin ekonomide Dünya’da on birinci (11.) sırada olan Rusya’yı beşinci (5.) sıraya yükseltmek istemektedir.  Reformlar yapabilir, Rus halkının refahını artırırsa ve siyaseti 2024 yılında, ömür boyuna çevirmeden, bırakabilirse tarihteki ağırlığı artabilecektir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 117
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1622
Kayıt tarihi
: 14.10.12
 
 

Elektronik Y.Mühendisiyim. Teknik alan dışında Tasarruf ve tutumlu yaşam, Kişisel Finans Yönetimi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster