Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mayıs '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
378
 

Rutinleşmek

Rutinleşmek
 

Rutin sözcüğü kelime anlamıyla alışılagelen, sıradanlık, çeşitlilik göstermeyen anlamına gelir. Genelde hepimiz bu sözcüğü günlük hayatımızda sık sık kullanırız. Bir tanıdığımız, günümüzün nasıl geçtiğini sorsa, genelde “ Her zamanki gibi işte, rutin geçiyor deriz.”  Hayatlarımız, genelde hepimiz için rutinleşmiş durumdadır.

Peki, hayatın rutin olması sıkıcı olması anlamına mı gelir? Kimine göre evet, rutin olmak sıkıcı olmaktır. Kimine göre ise, “ Başka yapacak ne var ki? Hayat böyle devam etmek zorunda” şeklinde bir kabullenişle rutinleşmenin de rutin olduğu kabullenilmiş olur.

Hepimiz bize sunulan hayatı yaşar ve yaşarken de çeşitli roller üstleniriz. Bu rollere uygun bir şekilde hayatımıza devam ederiz. İş hayatımız, ev hayatımız, çevremizle ilişkilerimiz bu rollerin bir uzantısıdır. Mesleğimizin gerektirdiği şekilde işimizi yapar; işadamı rolüne bürünürüz. İşten eve geliriz; evimiz, eşimiz çocuklarımızla ilgileniriz hemen anne, baba, çocuk, ev hanımı rollerine bürünürüz. Komşularımızla etkileşim halinde oluruz komşu rolüne bürünürüz. Dostlarımızla, arkadaşlarımızla bir araya geliriz, dost, arkadaş rolüne bürünürüz. Yani sonuçta hayatımızı bu rollerimizle yaşarız.

Şöyle bir hayatımıza ve yaşantımıza göz attığımızda, günlük hayatımızdaki rutinin bu roller olduğunu görürüz. Kimimize göre bu rollerimiz, alışılmış sıradan görevlerimizdir ve bu yüzden de rutindirler. 

Bazen bu sıradanlık sıkar bizi ve hemen bir değişiklik ararız. Hayatımıza kattığımız en ufak bir farklılık, o anda bizi rutinimizden uzaklaştıran bir hareket olur. Biz bu durumu genelde “  bugün hayatıma bir canlılık kattım” diye ifade ederiz. Bu canlılık ile birlikte bir anda hayatımız daha farklı bir anlam kazanır. Biliriz ki bu durum içten içe bizi mutlu eder. Aslında hayat yine rutin şekliyle devam eder ama bilincimiz, o canlılığa sıkı sıkı sarıldığı için, mutlulukla koşullandırır kendisini. Bu canlılığı bir nevi rutinimizden kurtulmak gibi algılarız.

Eşimizle aramızda geçen güzel bir sohbet,  eşlerle ve dostlarla dışarda yenen bir yemek, yeni kişilerle tanışmak, yeni hobiler edinmek, zevk aldığımız bir aktivitenin içinde olmak, sinemaya, tiyatroya gitmek, tatile çıkmak, açılan sergileri gezmek gibi daha bir çok küçük ve basit  şeyler hayatımıza canlılık katan, rutin dediğimiz hayatımızı canlandıran aktivitelerdir.

Önemli olan, ihtiyacımız olan canlılığı kendimizin keşfedebilmesi ve bu canlılığın, rutin dediğimiz hayatımıza renk katmasına izin vermemiz. Yani bir yerde bakış açımızın da olumsuzdan olumluya doğru yönelmesi rutinleşen hayatımıza renk katan unsurlar olacaktır.

Herkesin hayatına canlılık getiren aktiviteleri olması dileğimle…

Gonca Çiftçioğulları

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 27
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3275
Kayıt tarihi
: 21.03.13
 
 

1968 Kayseri doğumluyum. İlk öğretimimi Kayseri de, ortaokul ve lise öğrenimimi Ankara'da tamamla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster