Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Rumikorman (Korman Türkmen)

http://blog.milliyet.com.tr/rumi

14 Mayıs '16

 
Kategori
Rüyalar
Okunma Sayısı
306
 

Rüya alemleri

Rüya alemleri
 

İlk insan'ın yaratılışından bu güne kadar filozoflar, bilim adamları çeşitli şekillerde rüyaları açıklamışlar ve  düşünmüşlerdir. Fakat rüyanın ne olduğu konusunda kesin bir şey belirleyememişlerdir.  Zira rüyalar, başka alemere açılan kapılardır ve en önemlisi rüyalar bizlerin iç ruh alemimizi yansıtan soyut bir dünyadır. Her kişinin kendisine has bir rüyası vardır.

Rüyalar soyut alemlerde yaşanırlar ve beynimiz ile iletişim kurarak, bizlerin astral seyahat edebilme kabiliyetimiz olduğunun apaçık bir belirtisidirler. Rüyalar ruhtan beyine yansırlar ve görünmeyen alemlerin aynasıdırlar. Bir insan rüyasında kendisini olmak istediği şekilde görebilir veya istediği bir mekanda astral seyahat eder gibi dolaşabilir. Rüyada insan, bedenden kurtulmuştur ve doğası gereği ruhu ile birliktedir. İnsanı gerçek insan yapan ise elbette ruhudur, beden daha hamdır ve olgunlaşmamıştır, sanki dünyada hapistir. Ruh ise her daim özgür olmak ister. İnsanın bu özelliği rüyasına yansır ve ruhu ile başbaşa olur. Gerçek dünyadan uzaklaşmış ve ruhu ile bağlantı kurmaya gereksinim duymuştur. Doğal olarak rüyalar bizi somut alemden soyut alemlere götüren; zaman ve mekana bağlı olmayan doğaüstü sayılabilecek nitelikte üstün bir özeliğe sahiptir. İnsan nefsine uymadığı sürece, rüyalarında iyi şeyler görecek ve bunu hayra yorumlayabilecektir. Kötü rüyalar ise, bu dünyada kalacaktır ve diğer manevi boyuttan bizlere bir ışık veremeyecektir. Hayırlı rüya görmek ise kişinin nefsinı terbiyesi ile mümkündür.

Rüya ile çok ince gerçekler keşfedilmiş ve sonsuza kadar da keşfedilmeye devam edilecektir. Chicago üniversitesi uyku araştırmalarından Allan Rechtschaffen uykunun hiçbir fonksiyonu olmadığını tespit etmiştir. Adale yorgunluklarının azalmasına rağmen vücudun dinlenmesi için de uykuya ihtiyacı olmadığını söylemiştir. Çünkü vücudumuzdaki hücrelerin kendi kendisini tamir etme yeteneği vardır. Araştırmacıların tespitlerine göre bu esnada faaliyetten uzak olmasına; dinlenme veya uyku durumunda bulunmasına da gerek yoktur. Uyku sırasında alınan EEG kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde beyinde herhangi bir faaliyetsizlik görülmemiştir. İngiltere Milli Fizik Laboratuarı Bilgisayar bilimleri bölümünde olan psikolog araştırmacı Dr. Evans'a göre uykunun tek bir maksadı vardır ve amacı ise rüya görmemiz için zemin hazırlamasıdır. Stanford Tıp Merkezi Uyku Kliniği doktoru Dr.William Dument'in görüşüne göre ise; rüya görmek son derece önemlidir. Zira, rüyalar fiziki dengenin oluşmasını sağlamaktadırlar.

Günde 8 saat uyuyan biri hayatının üçte birini uykuda geçiriyor demektir.  Yani 70 yıllık bir ömrünüz varsa bunun 23 yılı uykuda geçiyor. 

Rüyaların büyük kısmı uykunun REM adı verilen evresinde görülüyor. Çoğunlukla uykuya daldıktan 70 ila 90 dakika sonra ulaştığımız ve rüyalı uyku evresi de denilen bu evrede görülen rüyaların süresi 9 dakikayla 28 dakika arasında değişiyor. Uykunun ilk evrelerinde de rüya gördüğünüzü zannedebilirsiniz; ancak yapılan araştırmalara göre bunları rüya değil hayal olarak yorumlamak gerekiyor. REM uykusu gecenin son yarısında gerçekleştiğinden, rüyalar daha çok sabaha karşı görülüyor. Ortalama bir uyku süresinde yaklaşık 5-6 kere rüya görüyoruz.

Ünlü ruhbilim uzmanı Sigmund Freud da araştırmalarında uyku ve rüya konusuna büyük önem vermiştir. Freud’a göre bilinçaltımızda ortaya çıkmak için yol arayan birçok saklı olgu vardır; bunların bazıları kendimizden bile saklamaya çalıştığımız şeylerdir. Rüya görmek de bu olguların ortaya çıkma, kendilerini gösterme, varlıklarını hatırlatma şeklidir.

Tasavvufta da rüya konusuna büyük önem verilmiştir. Rüyalar, kendimizi görebileceğimiz aynalardır. Saklı benliğimizi yansıtırlar ve iç dünyamızın gerçek yüzünü ortaya çıkarırlar. Rüya sayesinde, iç alemimizin gizli sırlarına ulaşabiliriz. Yolunu bulmak isteyen her maneviyat yolcusu insan, rüyalarında görmüş oduğu bu gizli sırları keşfeder ve kendisine bu şekilde ileriye yönelik doğru bir yol çizebilir. Zira aynı zamanda rüyalar, öldükten sonraki yaşantımız ile de ilişkilidir. Bu ilişkiyi yakalamak, ancak temiz duygu ve ruh temizliğiyle mümkün olabilmektedir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 78
Toplam yorum
: 83
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 8678
Kayıt tarihi
: 01.12.06
 
 

1968 Ankara doğumluyum. Selçuk Üniversitesi, Doğu Dilleri ve Edebiyatı, Fars Dili ve Edebiyatı Bilim..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster